vecih
Patron
Restorasyon Forum
     
Üye No: 20
Kayıt tarihi 22 Ocak 2009, 10:17:20
Nerden: istanbul
Yaş: 26
Cinsiyet: 
Okul: Mimar Sinan Üniversitesi
Mesaj Sayısı: 346
|
 |
« : 03 Ocak 2011, 17:27:40 » |
|
ASKON Başkanı Mustafa Koca ile 2010’u değerlendirip ekonomide 2011’de ekonomi ile ilgili görüşlerini aldık… Türkiye ekonomisi 2010 sizce nasıl geçirdi... Özellikle 2010'un başında yapılan olumsuz yorumlara rağmen sizce yıl nasıl geçti
2010 Yılı tam anlamıyla restorasyon yılı olarak geçti. Doğrusu genel rakamlara bakacak olursak restorasyon bizi hemen hemen kriz öncesi duruma yaklaştırdı. Geçen yıl başında yapılan olumsuz değerlendirmeleri de haklı görmek gerekir. Belki onlar yüzünden ekonomi yönetimi bir kısım tedbirleri çok daha sıkı almak ve takip etmek zorunda kalmıştır.
Bunun da hepimize faydası olmuştur. Zira gerçekten nasıl gelişeceği pek belli olmaya bir eşikte idik. IMF ile stand-by tartışmaları vardı. Dünyadaki gelişmeler ümit vermiyordu. Hükümet bir kısım tedbirleri almakta geç kalmıştı. vs. Ancak, gelişmeler nispeten iyi oldu ve makro rakamlarımız genellikle iyi yönde oldu.
YAPISAL SORUNLARA AĞIRLIK VERİLMELİ
2010'dan yeni seneye devam eden "çözülmemiş sorunlar" kısaca nelerdir? Hangi alanlarda henüz çözüm yapılmadı?
Çözülmemiş sorunlarımız, özellikle yapısal sorunlarımız gibi durmaktadır. Yapısal sorunların çözümünde mesafe de alınamayınca kriz düzeltmeleri de kalıcı çözüm haline dönüşemedi. Nitekim hemen fark edilen konu, cari açık gibi sorunların derhal başını göstermesidir. İşsizlik konusunda adım atılmıştır. Ancak sadra şifa sonuç yoktur. Dış açığımız yine artmaktadır. Kamu dış borçlarımızda bir kontrol var gibi gözükmektedir, ama iç borçlarımızın büyük faiz yükü ağırlığını devam ettirmektedir.
Ara mal ithalatı bizim için önemli bir sorundur. Bunun yerli olarak yapılması birden fazla sorunu birden çözebilecektir. Bu konuda kamu ihalelerinde bile ciddi bir kota koymayı becermiyoruz. Bu trajı-komik bire durumdur. Enerji üretimi, konusunda mesafe aldık sayılmaz. Örneğin nükleer enerji konusuna asla adım atamadık. Vergilerde, sosyal güvenlikte, ve ekonomi dışı bir kısım alanlarda halen ciddi sorunlarımız çözüme kavuşamadı.
Sizce 2010'da en fazla hangi sektör daha fazla yatırım çekti, daha fazla cazip oldu?
İnşaat sektörü yeniden harekete geçti. Hiç şüphesiz ona bağlı alt sektörlerde paralel bir şekilde gelişim gösterdi. İmalat sanayi 2009 yılına göre atılım gösterdi ve özellikle üretim kapasitesi oranları ve ihracat rakamları eski seviyelerini yakalama aşamasına yaklaştı. Otomotiv sektörü atak yaptı. Tekstilde verimli çalışan şirketler yine başarı yakaladı. Hizmetler sektörünün önü her zaman açık. Kolay gelişim sağlayabilir, yani fazla mobilize.
VERGİ REFORMU ACİL ELE ALINMALI
2011'de sizce ilk ele alınması gereken ekonomik yapılanma neler olmalı?
Anayasadan başlamak üzere yapısal sorunlarımız çözüm amacıyla ele alınmalı ve seçim dahi hesaba katılmadan çözüme odaklanılmalıdır. Ticaret kanunu çımalı, vergi reformu yapılmalı, istihdam strateji belgesi, sanayi strateji belgesi artık yürürlüğe girmelidir.
KOBİ’lerle ilgili olarak önemli sayılabilecek destekler ve teşvikler devreye giriyor. Ancak sistemin ana karakterini etkileyecek boyutta değil. Yani gelir dağılım dengesizliğini çözecek kadar büyük etkiler yapacak durumda değil. Hala dolaylı vergiler sorun seviyesinde % 70lerin üzerindedir. Yukarıda izah ettiğimiz arızalar için de acil çözümler reform olarak devreye girmelidir. 2011 ile ilgili öngörünüz nedir ,2010 dan daha iyi geçecek diyebilir miyiz?
Şu andaki gidişe göre evet. Hiç şüphesiz bu, % 8 lik büyüme beklentisi anlamına gelmez. Seçim yılı olması ekonomik olarak endişeleri artırıyor, ancak hareketli ortamın getireceği iyilikler de olacaktır. Eğer ülkemiz Kürt meselesi noktasında mesafe alırsa, seçim atmosferini birileri anlamsız gerilimlerin konusu yapmazsa ve en önemlisi AB çerçevesinde ciddi krizler ön plana çıkmazsa bizim ülkemiz de reformlara odaklanırsa iyi gelişmeler olacaktır. Belki şartlar biraz fazla oldu ama, maalesef ekonomi biraz böyle şekilleniyor.
FİRMALAR AŞIRI HIRSA KAPILMASIN
Firmalara dönük tavsiyelerimiz nelerdir?
Firmalarımız açısından en önemli husus, her firmanın kendi çapına göre trend takibi yapmasının son derece stratejik olduğunu bilmesidir. Şöyle bir söz vardır: “şanslar hazır olanlara gelir” diye. Eğer firmalar içyapı itibariyle sağlıklı gelişim çizgileri tutturabilmişlerse harici krizler onlar için çok daha az zararlı olacaktır. Ama eskiden olduğu gibi, gözler sadece hükümetlere dikerlerse varılacak pek bir yer olamaz.
Her firmanın kendini yenilemesi ve iç sistemler açısından gerekli reformları yapması son derece önemlidir. Firmaların bildikleri işleri yapmaları çok önemlidir, ancak anlamsız muhafazakarlıklara da kapılmamak gerekir. Biten sektörlerin ille de takipleri şart değildir.
Zamanı gelinde değişimi becermek gerekir. Herkes ihracat formunu bir şekilde hedefine koymak zorundadır. Yapması bile o standartlara uygun üretim yapılanması yapmak gelişimi tetikler. İşletmelerin everensel kriterlerine iltifat edip aşırı hırslara kapılmak da yanlıştır. Büyümeyi iyi kontrol etmek gerekir. Bu açıdan aşırı borçlanmalara ve faiz sarmalına karşı uyanık olmak gerekir.
Fahri Sarrafoğlu / Dünya Bülteni
|