Restorasyon sırası şimdi ağaçlarda!Ağaçların da bakıma ihtiyacı vardır, hele de söz konusu yüzyıllık tarihi ağaçlarsa... Onların bakımı sulamak, budamak gibi de değil. Tarihi ağaçlar tarihi binalar gibi restore ediliyor. Çürükleri ayıklanıyor, doğal reçine ile çürümesi muhtemel yerler kapatılıyor. 11 yıl önce başlayan çalışmaları Ziraat Mühendisi Ayşenur Çelebican anlattı.
Yolda yürüyorsunuz, bir ağaç gördünüz. Gövdesi kesici aletlerle oyuluyor, birtakım ilaçlar sürülüyor, sonra çimentoyla kaplanıyor. Ne yapıldığını sorduğunuzda da 'ağaç restorasyonu' cevabını alıyorsunuz. Birçok kişi gibi bu iki kelimeyi biz de yan yana ilk kez duyduk. Sonra da restorasyonun sadece mimarî yapılarla sınırlı olmadığını düşündük. Meğer ağaçların da restorasyonu yapılırmış.
Her ne kadar dikkatimizi çekmemiş ya da fark etmemiş olsak da özellikle yaşlı ağaçların bakıma ihtiyacı oluyor. Bakımdan kastımız, ağaçları sulamak ya da köklerini temizlemek değil. Zararlı böcekler, mantar, insanların verdiği zarar ya da şiddetli rüzgârların etkisiyle zarar gören yerlerinin onarım işlemleri. İşte bunun farkına varan Milli Saraylar Daire Başkanlığı, İstanbul Park ve Bahçeler Müdürlüğü'ne bağlı olarak 2000 yılından bu yana çalışmalar yapıyor. İlk olarak Beylerbeyi Sarayı ıhlamur ağacının gövdesinde mantarlar sonucu meydana gelen çürüğün temizlenmesiyle başlanmış işe. 2008'de de çalışmalar yoğunlaştırılmış. Üç yıldan bu yana Milli Saraylar'daki bütün ağaçların bakımı yapılıyor. İlk önce ağacın zarar gören kısmı temizlendikten sonra betonla doldurulmuş. Fakat bu işlem, ağaca yük bindirdiği ve yara tabakasıyla uyuşmadığı için farklı çözüm yolları aranmış. Şimdilerde önce ağaçtaki yaranın nerede olduğu tespit ediliyor, canlı tabakaya ulaşana kadar yara kazınıyor. Temizlendikten sonra da doğal reçineyle yara kapanıyor ve tarım ilacı veriliyor. Böylelikle hem ağacın kurumasının önüne geçiliyor hem de hastalığın diğer ağaçlara yayılması önleniyor.

Ziraat Mühendisi Ayşenur Çelebican, ağaç restorasyonu ekibinde çalışıyor. Ona göre bakıma ihtiyacı olan çok fazla ağaç var. Bazılarının bakımı üç-dört gün sürerken bazılarınınki birkaç haftayı bulabiliyor. Geniş yapraklı ağaçlarda hastalık daha çok görülüyor. Hem yapraklarını döktüğü için hem de dış etkenler sebebiyle. Manolya, ıhlamur, erguvan diğer türlere göre daha fazla bakıma ihtiyacı duyan ağaç türlerinden. Çelebican, dışarıdan sağlıklı gibi görünen ağacın içinin çürümüş olabileceğini söylüyor. Bu sebeple sık sık kontrol edilmeli. Özellikle saray bahçelerindeki ağaçlar yaşlı olduğu için daha çok bakıma ihtiyaçları var.
Normal şartlar altında yaralar, tabii ortamında belirli bir iyileşme süreciyle kapanabiliyor. Ağaçların türü, gelişme durumu, yaş ve beslenmelerine bağlı olarak yara, yılda 1- 2 cm kadar büyüme gösteriyor. Toprağın yeterli miktarda hava, su ve gerekli besin maddelerini bulundurmaması, sulamanın yüzeysel yapılması, don çatlakları ve elverişsiz hava koşullarına bağlı çürümeler de süreci doğrudan etkiliyor. Böyle bir durumda ağaç üzerindeki yara kapatılmadığı takdirde hastalık gelişiyor, ağaç şekil bozukluğuna uğruyor sonra da kuruyor.
Yarayı kapatacak asıl malzemenin doğal reçine olduğunu anlatan Çelebican, hiçbir şekilde yapı malzemesi kullanılmadığını söylüyor. Burada esas amaç, mikrop giriş çıkışını engellemek. Ağaç, kendi özüyle uyumlu reçineyi zamanla emiyor ve kendisini koruyor. Ayrıca ağaç yetersiz beslenmişse besin takviyesi de yapılıyor.
Ağaç tedavisinde mevsim önemli
Yaralanma veya hasara uğramış bitkilerin tedavisi için mevsim önemli. İlkbahar, bakım için asla tercih edilmemeli. Çelebican sebebini şöyle açıklıyor: "Yarayı temizlerken önce ölü dokuyu kesici aletlerle alıyoruz. Sonra eğim veriyoruz. Bunun amacı yağmur suyunun oyuk içinde birikmemesi. Sular birikirse ağaçta mantar oluşuyor. Ayrıca kabuk ile odun birbirinden kolaylıkla ayrıldığı için ağaç tedaviye istenilen ölçüde cevap vermiyor. Kar ya da yağmur suyu durmadan akmalı ki ağaç hava alsın."
Türkiye'de bilinmiyorAğaç restorasyonu Türkiye genelinde yaygın bir uygulama değil. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü bu işi profesyonel şekilde yapmaya çalışıyor. Bunun yanında bazı firmalar da bakım yapıyor ancak sayıları çok değil. Burada amaç, ağacın iyileşme sürecini artırarak ömrünü uzatmak. Üniversitelerle işbirliği içinde çalışılan restorasyonda, tedavisi yapılan ağaçlar en az iki yılda bir kontrol ediliyor.
Zaman