Gönderen Konu: Göynük Osmanlı Yapıları  (Okunma sayısı 4874 defa)

Öznur ÖZGEN

  • Restorasyon Forum
  • **
  • İleti: 80
  • Cinsiyet: Bayan
Göynük Osmanlı Yapıları
« : 03 Eylül 2013, 17:08:21 »
   1085'de Anadolu Selçuklu Devleti yıkıldıktan sonra kurulan beylikler arasında Umur Bey Han, Beyliğinin merkezini Göynük olarak belirlemiştir. Göynük, Samsa Çavuş'un Mudurnu'yu almasından sonra Sorkun, Taraklı, Göynük civarlarına yaptığı akınlar sonunda Osmanlıların eline geçti. Orhan Gazi'nin oğlu Gazi Süleyman Paşa 1202'de Göynük'e gelerek kendi adıyla anılan bir cami ile bir hamam yaptırmıştır. Yıldırım Beyazıt'ın Ankara Savaşında (1402) Timur'a mağlup olmasından sonra oğulları arasında başlayan taht kavgaları sırasında İsfandiyar Beyliği Beyi İsfandiyar Bey ile anlaşan Yıldırım Oğlu Süleyman Bey, Bolu dolaylarından geldi ve Göynük'de İsfandiyar Bey ile buluştu. Bu gün o beldeye "Bey Kavağı" veya "Bey Bahçesi" denilmektedir. Osmanlı orduları, doğu ve güneydoğuya yaptığı seferlerde Göynük'ü ikmal ve konaklama merkezi durumuna getirmişlerdir. Bu sebeple ilk Bağdat yolu açılmıştır. Bu yol açılınca kervan ve nakliye yolu olarak kullanılmıştır.
 
      OSMANLI YAPILARI

  Camiler
 Gazi Süleyman Paşa Cami
 Akşemseddin Cami
 Hacı Kadın Cami
 Çeşme Cami
 Hacı Abdi Cami
 Yaya Başı Cami

Hamam
 Gazi Süleyman Paşa Hamamı

Türbeler
 Akşemseddi Türbesi
 Bıçakçı Ömer Türbesi
 Beddağ Dede Türbesi

Diğer
 Sivil ve İdari( Eski Hükümet Konağı) Binalar

 Kamusal Yapıtlar( Çeşme vs.)





Gazi Süleyman Paşa Cami' den başlayalım..
 

Gazi Süleyman Paşa Camii yanındaki hamamla birlikte 1331-1335 yılları arasında
 Osmanlı Hükümdarlarından Orhan Beyin oğlu Şehzade Gazi Süleyman Paşa tarafından külliye olarak inşa edildi
. Tek kubbeli ve tek minareli olarak inşa edilen cami 1948 ve 1960 yıllarında restore edilmiş, son yıllarda ise içi tekrar düzenlenmiştir. özelliği yöredeki ilk Osmanlı eserleri arasında en sağlamlarından biri olmasıdır.
 Bugün caminin kubbesi yoktur ve çatı alaturka kiremitler ile kaplıdır.
Restorasyonlar sırasında orijinal yapıya uygun olarak ağır kesme taşlar kullanılmıştır.

http://www.restorasyon.info/wp-content/uploads/2013/09/16.jpg[/img]
restorasyon öncesi sonrası resimler



   Akşemseddin (Kepkebir) Camii
 Fatih’in hocası Akşemseddin Hz. tarafından 15.yüzyılda yaptırılmıştır.
 Cami ilçenin doğusunda, dere boyunda yer alıyor. Cami yakın zamanda restorasyon görmüştür.
 Restorasyon çalışmaları kısmen devam etmektedir. Yapı dikdörtgen planlı ve kağgir olarak inşa edilmiştir.

restorasyon öncesi

 sonrası...
 
19.yy camileri
Hacı Kadın camii


Yayabaşı camii


Çeşme camii


Hacı Abdi Camii



Gazi Süleyman Paşa Hamamı

 Süleyman Paşa Hamamı, cami ile aynı  yıllarda inşa edilmiştir.
Son asırda harap  hale gelen hamam 1948 yılında Belediye olanakları ile tamamen aslına uygun olarak restore edilmiştir.
 Bugün hamam hala  kullanılmaktadır.
Hamamım batıdaki kısmı  erkeklere doğudaki kısmı kadınlara tahsis edilmiştir.
Dış duvarlar tamamen kesme taştan yapılmıştır. Soyunmalık, soğukluk ve halvet kısımlarının üzerindeki kubbe kasnakları moloz taşındandır. Erkekler kısmında batıda bulunan girişin üzerini konsollu düz bir silme örtmektedir.
 Üst kısımda ise alçı şebekeli bir pencere bulunmaktadır. Kadınlar kısmı erkekler kısmına göre daha küçüktür. Hamamın güney tarafındaki külhanın büyük bir kemeri olup, üzerinde yüksek bir baca yer almaktadır.




Akşemseddin Hz. Türbesi
Gazi Süleyman Paşa Camii avlusunda yer alan ve Fatih  Sultan Mehmet'in Hocası Akşemseddin'e
 ait olan türbe kefeki taşından yapılmış olup, kasnaksız bir kubbe ile
örtülü altıgen planlı bir yapıdır. Giriş doğu yönündedir.Kapının üzerinde sivri kemerli bir
alınlık yer almaktadır.Türbenin içi çok sadedir. Ancak, kubbenin oturduğu pandantifler ilgi çekicidir.
 Her kenarda altta ve üstte ikişer sıra halinde yer alan pencerelerden üst sıradakiler geç
devre ait renkli camlı şebekelerle süslenmiştir.
 Akşemseddin'in sandukası 2.50 x 0.50 m boyutlarında olup, girince sağda
 konumlanmıştır. Ceviz üzerine kabartma yazı ile süslü olan bu sanduka
 Osmanlı ağaç işçiliğinin güzel bir örneğidir. Türbede ayrıca Aksemseddin'in oğulları Fakih ve Nurihüda Çelebileri
n sandukaları da bulunmaktadır.Kuzey kesimde, caminin bahçesinde ise Osmanlı devrine ait mezar taşlarının bulunduğu
 küçük bir mezarlık yer almaktadır.




Bıçakçı Ömer Dede Türbesi
1449 yılında inşa edilmiştir. Önemli mimari değer taşıyan bu yapı sekizgen şekilli olup, kesme taştanyapılmıştır.
Sekizgenin her bir cephesi yaklaşık 2.35 – 2.45 m uzunluktadır. Kare şeklindeki giriş kemerli ve çift sütunludur.
 Giriş kapısı oymalı ahşaptandır. Pencereler oyma taş çerçeve içine yerleştirilmiş demir parmaklıklı ve üzerine kemerlidir.
 Giriş ve türbe üzerindeki yarım küre şeklindeki kubbeler kurşun kaplamalıdır.
İçte sonradan yapılan sıvalar yer yer orijinal duvar boyamalarını kapamakla birlikte hala kısmen bu işlemelerin örnekleri görülebilmektedir.
 1911 yılında yapılan tamirde kesme taşların bir kısmı tekrar düzenlenmiş ancak bu tamirin izleri görülebilmektedir.
 Aynı tamirat sırasında mihrap yıkılmıştır. Halen içte yer yer rutubet izleri ve çatlaklar görülmekle birlikte çatılar
 son yıllarda tamir görmüştür.


Tabak(Debbağ) Dede Türbesi




Sokak sağlamlaştırması
-Selahattin ALTAN Evi
-Müyesser Ali ATİK Evi
-F. Kaymak B. Diler Evi
                  Cephe Sağlıklaştırmanın İlk Örnekleridir.


    Eski Hükümet Konağı
Evlerin çatıları genellikle kırma çatı türünde olup, üzerleri yerli kiremitlerle örtülüdür.
 Bazı evlerin odalarında, kapı ve pencerelerindeki ahşap işleme ve motifler görülmeye değer.
 Bazı evlerin odalarında, kapı ve pencerelerindeki ahşap işleme ve motifler görülmeye değer.
 Göynük evleri arasında, 1890 yılında yapılan Hükümet Konağı uyumlu bir ihtişamı yansıtır.

Restorasyon öncesi..

sonrası...


 Bu şehrin tabiyki evleri meşhurdur.. Bir kaç örneğini diğer Konu başlığında bulabilirsiniz... :)
                 

                                                                                                                          Sevgilerimle...

Bu Konuyu Paylaş Digg  Facebook  SlashDot  Delicious  Technorati  Twitter  Google  Yahoo

Faruk ÖLMEZ

  • Ziyaretçi
Ynt: Göynük Osmanlı Yapıları
« Yanıtla #1 : 27 Ağustos 2014, 16:41:02 »
      Osman Gazi'nin Göynüğe 1202 yılında geldiği,Emir Sikkin Türbesinin 1449 yılında yapıldığı,Göynük evlerinin önünde hayat bulunduğu gibi yalan yanlış tarihi ve mekani ifadeler kullanıldığını görerek müdahale gereği hissettim.Lütfen daha dikkatli olalım. Faruk ÖLMEZ

Faruk ÖLMEZ

  • Ziyaretçi
Ynt: Göynük Osmanlı Yapıları
« Yanıtla #2 : 27 Ağustos 2014, 16:45:49 »
      Süleyman Gazi'nin Göynüğe 1202 yılında geldiği,Emir Sikkin Türbesinin 1449 yılında yapıldığı,Göynük evlerinin önünde hayat bulunduğu gibi yalan yanlış tarihi ve mekani ifadeler kullanıldığını görerek müdahale gereği hissettim.Lütfen daha dikkatli olalım. Faruk ÖLMEZ

Öznur ÖZGEN

  • Restorasyon Forum
  • **
  • İleti: 80
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Göynük Osmanlı Yapıları
« Yanıtla #3 : 27 Ağustos 2014, 19:40:25 »
 Faruk Bey;
 
   şimdi 1. cisi yukarıda gördüğünüz tarihler benim rüyamda görmüş olup ''aaa bunu hemen restorasyon forumda Gazi Süleyman Paşa'nın Göynük'e geldiği tarih olarak yazmalıyım...'' dediğim tarihler değildir.. Kaynaklardan bulduğum ve akrabalarımında orada yaşıyor olması üzerine teyit edebildiğim bilgilerdir. ki cümlede de ''Süleyman paşanın Göynük e gelerek 1202'de yaptırdığı hamam'' dan bahsediyor.. Bu cümle benim cümlem değil fakat oradaki ' gelerek' kelimesi geniş zaman kipindedir.. Yani geliş tarihini değil eser tarihine vurgu yapmıştır.
 
             2. si tarih ile ilgili olan şikayetinizi bi örnek sunmam gerekirse kaynağa '' BADEN HABER ajansınaa''  ulaştırabilirsiniz..zira onlarda bu tarihleri kullanmışlar.


             3. sü Göynük evlerinin önünde hayat bulunduğu derrrkennn??? ne demek istediniz anlamadım...


         sonuç olarak....   Ben Göynük'ü seven ve Öğrenciyken ödevimde yer verdiğim güzel bi şehri tanıtmak gibi zararsız fakat faydalı bi işe girişmişim.. Üslubunuzz '' yalann yanlışşş ifadelerr bilmem neler''' olmak yerine .. Ben geliş tarihini şöyle biliyorum türbenin yapılış tarihide şudur... Emeğin için tşk. fakat bir yanlışlık olabilir bildiğimi paylaşmak istedim.''  gibi birşey olsaydı şuan sizi hiç tanımadığım halde size sinir olmazdım... televizyondaki hiç bişey yapmayan çözüm sunmayan ama oturduğu yerden söylenen amca ve teyzelere benzettimm.... her neysee.. benim elimden gelen budur... !


 SEVGİLERLE...


Faruk ÖLMEZ

  • Ziyaretçi
Ynt: Göynük Osmanlı Yapıları
« Yanıtla #4 : 27 Ekim 2014, 14:45:03 »
     Sayın Öznur ÖZGEN Hanımefendi;
           Tarihi konularda verilen yalan yanlış bilgiler insanların aklını karıştırır. Sonradan bunu düzeltmek, bir iftiranın yıllar sonra tekzip edilmesi kadar zordur. Almış olduğunuz kaynaklardaki bilgiler ile Göynük'teki akrabalarınızın bilgileri iyice incelenip,irdelenerek medyaya yansıtılmalıydı diye düşünüyorum. Yaşlı kadınlar ve amcaların tenkitleri TV başında olabilir. Ama ben buradan verdiğiniz bilgilerin yanlış verilmemesi,okuyanların yanlış bilgilendirilmemesi için yazmıştım ve hakaret etmek istememiştim. Buyrun yanlışları beraberce irdeleyelim.
            Süleyman Gazi(R.A.) 1299 yılında Osmanlı Devletini kuran Osman Gazi'nin torunu olduğuna göre 1202 yılında Göynük'e gelebilmesi sizce akla ve mantığa uygun mudur!?
           Emîr Sikkîn-i Velî' (K.S.)nin (vefat tarihi 1475)  türbesinin 1449 yıIında (ölümünden 26 yıl önce) yapılmış olması akla ve mantığa uygun mudur!?
            Akşemseddîn(K.S.)Hz.lerinin yanında yatan oğulları Fakih ve Nur-i Hüda demişsiniz. (Fakih isim değil ünvandır.İslâm Hukukunu bilen demektir.)-herhalde Türbe içine girmediniz.-
orada yatan oğullarının isimlerini de  bu yüzden yazmayacağım.
            Çekmiş olduğunuz Akşemseddîn Hz.leri Türbesi'nin fotoğrafının sağında dışarıda baştaşı görülen zat Aksungur Dede'dir.Gazi Süleyman Paşa'nın birlikte Rumeli fethine katıldığı komutanlarındandır ve Çarşı Camii diye bilinen (Göynük’teki 2. tarihi camiidir) Camii'nin banisidir. Bunu da unutmuşsunuz.
             Gazi Süleyman Paşa Camii'nin restorasyon sonrası iç mekânını gösterdiğiniz.-O Camii'ye de girmemişsiniz anlaşılan- fotoğrafın da Göynük'le alakası yoktur.(Belki Akyazı'daki Gazi Süleyman Paşa Camii ile karıştırdınız(!)
             HAYAT' a gelince eski Göynük evlerinde evin önünde değil, evin içinde kapıdan girişteki geniş mekândır. Sizin Hayat dediğiniz mekân ise AVLU dur.
             Benim kimliğime gelince Bıçakçı Dede Türbesi'nin arkasında gördüğünüz eski tarihi evde doğmuş, o mekânlarda Göynük havasını teneffüs etmiş biriyim. Kısacası siz yazınızın yanlışını yazana sinir oluyorsunuz, ben de yanlış yazılara sinir oluyorum. Selamlar...
                                                                                               

Öznur ÖZGEN

  • Restorasyon Forum
  • **
  • İleti: 80
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Göynük Osmanlı Yapıları
« Yanıtla #5 : 28 Ekim 2014, 00:09:42 »
Sizin bilgileri elestirmenize değil uslubunuza takildim. Biraz daha sakin olmayi deneyin.. Daha makbule geçer. Sonuçtaben iyi niyetle bisey paylasima sunmusum. Dalga ggeçer gibi yermeyede gerek yok. Pekala daha anaç yaklaş ada biliyor musunuz.


 

Hızlı yanıt'ı kullanarak çabukça ileti gönderebilir, iletilerinizde gülümseme ve bbc kullanabilirsiniz.

Kullanıcı Adı: E-Posta:
Doğrulama:
Resimde gördüğünüz harfleri giriniz
Harfleri dinle / Farklı bir resim göster
Resimde gördüğünüz harfleri giriniz:
Eylül'den sonra hangi ay gelir? (Güvenlik Sorusunu kutuya giriniz):


Son Konular

Bizi Takip Edin

Son Mesajlar