Tarihi Eser projeleriniz için; Rölöve, Restitüsyon, Restorasyon projelendirme konusunda uzman, Restoratör ve Mimarlardan oluşan ekibimiz ile iletişime geçebilirsiniz..
*
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.
05 Şubat 2012, 04:06:47


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz



Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yanıtla  |  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: TOKAT GENEL BİLGİ  (Okunma Sayısı 773 defa)
zuu83

Restorasyon Forum
**

Üye No: 282
Kayıt tarihi 03 Şubat 2009, 11:42:34
Nerden: istanbul
Yaş: 28
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 64


« : 01 Mart 2009, 15:32:18 »

TOKAT'IN TARİHÇESİ
 ESKİ İSİMLERİ

KOMANA (ANTİK BİZANS)
EVDOKSİA, DOKİA (ANTİK BİZANS)
DOKAT (ARAP)
KAH-CUN (İRAN)
DAR ÜN-NUSRET (SELÇUK)
SOBARU (MOĞOL)
DAR ÜN-NASR (YILDIRIM BEYAZIT,OSMANLI DEVLETİ)
TOKAT (OSMANLI VE CUMHURİYET DÖNEMİ)

Tokat,uygarlıkların merkezi olan Anadolu' da, zengin doğal kaynakları, jeostratejik konumu nedeni ile, beyliklerin, devletlerin ve imparatorlukların yaşama ve fetih alanı olmuştur. Orta karadeniz dağlarından güneye, Anadolu'nun içlerine doğru, değişik rakımlarda dizi dizi yaylalar, ovalar, bağ ve bahçeler içindeki akarsularıyla, Dünyada benzeri az olan bu cennet İlimiz, canlı ve zengin tarihinin izlerini bugün de yaşatmaktadır.

Tokat Merkez olmak üzere, Zile'den Reşadiye'ye, Erbaa ve Niksar'dan Artova'ya kadar, ilçe ve köylere yayılmış sayısız tarihi varlıklarımızın pek çoğu, 5000 yıldan bu yana istilalar, savaşlar, depremler ve tahribatlarla yok olmuş veya yıkılmışlardır. Yer altında kalanlar gün ışığına çıkarılmayı beklerken, günümüze kadar oluşan pek çok anıt eser de yeterince korunamamaktadır. Büyük Atatürk'ün "Misak-ı Milli" diyerek, sınırlarını çizdiği engin tarihi değerlerini araştırmak, ortaya çıkarmak, korumak, yeni kuşaklara ve tüm dünyaya tanıtmak, kültürümüzün, yurt sevgimizin bugünü ve geleceği için milli görevimizdir.

Büyük Hitit İmparatorluğu batıdan gelen Balkan kavimleri önünde dağılıp güney doğuya göçerken, Balkan asıllı Frig kavimleri, 500 yıl sürecek uygarlıklarını Anadoluda kurmaya başlarlar. Sonraları. doğudan güçlü Pers, batıdan Büyük İskender istilası Anadoluyu baştan sona aşar. M.Ö. 4. yüzyıla geldiğimizde, bölgenin eski halkı hatti'ler, Hitit'ler, Hurri'ler Mitanni'ler, Frig'ler zaman içinde yeni kavimlerle kaynaşmış, terk ettikleri kentler üzerine, Pers, Helenistik ve Pontus kentleri kurulmaya başlanmıştır. Tokat ilindeki Kelkit, Yeşilırmak ve Çekerek nehirleri boyunca kurulu Hitit ve Frig yerleşim alanları, M.Ö. 2500-400 arasında, yüksek düzeyde sanat ve kültür yaşamına sahip olmuştur.

M.Ö. 6. yüzyıl ortalarından, 4. yüzyılın sonuna kadar Pers egemenliğine giren Anadolu'da Tokat ve çevresini yöneten güçlü Satrapları M.Ö. 333 de Büyük İskender'in hızlı ve hırslı istilası ile şaşkına dönen mağrur Pers kralları teslim olurken, Anadolu'da helenistik çağ başlamaktadır. 300 yıl süren ve sanat etkinliklerinin zirveye çıktığı bu dönem daha sonra Roma'ya miras kalacaktır.

M. Ö. 1. yüzyılda küçük Asya fethine gireşen roma imparatorları, batıdan başlayarak, Anadolu'nun iki önemli yerleşme bölgesi olan, Kayseri Kapadokya'sı ile kuzeyde Tokat'ın (COMANA) merkezi olduğu Pontika Kapadokya'sını ele geçirirler. Ancak yörede güçlü bir devlet kuran Pontus kralları MİTHRİDAT' lar Roma'ya şiddetle direnmişlerdir. M.Ö. 47 de, SEZAR orduları ile Zileye gelir. 5 aat süren savaş sonunda Pontus kralı 2. PHARNAKES'i yener. "Geldim, gördüm, yendim." dediği, tarihe mal olan sözcüklede Zile'deki başarısını özetler. Tokat (COMANA), Niksar ( NEOCAESAREA), Sulusaray (SEBASTOPOLİS), Zile(ZELA) M.S. 5. yüzyıla kadar birer Roma eyalet şehri olmuşlardır.

4. Yüzyıl sonunda Roma imparatorluğu yıkılır. Doğuda devam eden yeni Bizans imparatorluğu, Roma devlet düzenine sahip çıkar. Ancak genç Roma kültür ve sanatını hiristiyan dini ile yorumlar, kendine özgü, yepyeni bir uygarlığı tüm Anadoluya yayar. 1000 yıl gibi uzun süren Bizans egemenliği, hristiyanlığı Anadolu'da himaye etmiş, kurumlaştırmıştır. Tokat ve Niksar Pontika Kapadokyası'nın piskoposluk merkezleri olmuştur.

1071 yılına geldiğimizde, 600 yıldır devam eden Bizans gücünün, Selçuk ve Danışment Türkleri karşısında gerilemeye başladığını görüyoruz.

11. yüzyıldan 14. yüzyıl sonuna kadar geçen 300 yıl, Anadolu'da, birçok devletin kaderini belirleyen, karmaşık ve amansız mücadelelerle doludur. Tarihçiler için en bol kaynağında bu devirde yaratıldığını görüyoruz.

12. yüzyılda, Bizans imparatorluğu giderek güçlenen Türk-İslam devletleri karşısında çökmeye başlamıştır. Selçuklular doğu ve orta Anadolu'yu, Danişment'ler merkezi Sivas ve Niksar olan kuzey anadolu'nun iç bölgelerini ele geçirirlerken, kutsal topraklara ulaşmak isteyen Haçlı orduları, dört bir yandan Anadolu'ya çıkarlar. Bizans, Selçuk, Danişment, Haçlı çatışmaları derken, arkasından Moğol akınları silindir gibi gelerek, Anadolu'ya girerler. Yöremiz dost ve düşmanın karıştığı tam bir savaş ve güç arenasına döner. Bu arada, Anadolu'da kurulu pek çok küçük hiristiyan krallık ve beylikleri de büyüklerin ayakları altında ölüm-kalım mücadelesi vermektedirler.

13. yüzyıl sonuna kadar sürüp giden ve hareketli dönemde, aynı gün el değiştiren kentler, yıkılıp yıkılmış, sabah cami olan yer akşam kilise ertesi sabah tekrar camiye dönüştürülmüştür. Ayaklanmalar, kanlı hanedan ve taht kavgaları, ihanet ve servet çatışmaları ile Anadolu'da yer yerinden oynamıştır.

Bu dönemin en önemli uygarlığı şüphesiz Selçuk Türklerinin Anadolu'da yarattığı hamanist kültür, sanat, bayındırlık, mimarlık ve bilimsel çalışmalardır. Tokat yöresinde hemen yüzyüze geldiğimiz, özü güzellik ve sabır olan bu uygarlık, mücadelerle geçen 2. yüzyıl gibi kısa zamanda Anadolu'nun her yanına yayılabilmiştir.

13. Yüzyıl, Acımasız Moğol Hanları yüzbinlerce Anadolu insanını kılıçtan geçirmektedirler. İslam-Hiristiyan herkesin can derdine düştüğü bu yıllarda, yıkılmaya başlayan Selçuklu hanedanını kurtarma çareleri arayan "MUİNEDDİN PERVANE'nin Moğollarla anlaşması, Tokat'tan devleti 15 yıl akıl almaz entrikalarla yönetmesi, Sultan RÜKNEDDİN KILIÇARSLAN'ı boğdurup yerine GIYASETTİN KEYHÜSREV'i geçirmesi, mecalsiz Selçuklu devletinin çöküşü, İlhanlı Hanı OLCAYTON'un doğu Anadolu'yu işgali, İran Moğollarının, ERTANA beylerinin Tokat ve yöresindeki hakimiyeti, KADI BURHANETTİN dönemi, dirayetsizlik, huzursuzluk ve isyanlar. En önemlisi devletin güçlü zamanından sin hristiyanlar tekrar kent, kale ve köylere dönmektedirler. Ahali sahipsiz, şaşkın ve korkulu... Burada Evliya Çelebi'den aldığımız ve Tokat ile ilgili HACI BEKTAŞ VELİ'nin kehanetini verelim.

12. yüzyılda Horasandan gelip Söğut'te Ertuğrul ve Osman Bey'e giderken Tokat kalesinin kafirler tarafından yeniden zapt olduğunu görür ve sümbüllü denilen bağda oturarak "İnşallah yakında yıldırım gibi bir er çıkıp Tokat'ı fetheder" diye kehanette bulunur. Sümbül bağında bir halifesini seccade sahibi ederek bırakır. O zat hala "SÜMBÜLLÜ BABA " adıyla meşhur bir kutup olup orada gömülüdür.

Hacı Bektaş Veli'nin kehaneti 175 yıl sonra doğru çıkar. 1392 de YILDIRIM BEYAZIT Tokat'ı tüm çevresi ile Osmanlı birliğine dahil eder. Yükselme devrinde Selçukluların bıraktığı yerden başlayan Osmanlılar Tokat'ı önemli bir ticaret ve kültür merkezi haline getirirler. Günümüzde de kullanılan pek çok tarihi anıt, üç asır süren bu yükselme yıllarında yapılmıştır. Sayısız saray, han, mederese ve zaviyenin yer aldığı Tokat'ta başta MOLLA LÜTFİ, İBN-İ KEMAL, MOLLA HÜSREV gibi alimler olmak üzere pek çok devlet adamı, sanatçı, bilim adamı, tarihçi, bektaşi ve mevlevi alimleri bu çağlarda yetişmiş, Osmanlı İmparatorluğunun yükselmesinde ve birliğinde önemli katkıları olmuştur.

17. Yüzyılın bitimi ile beraber gerileyen imparatorluk döneminde Tokat olumsuz etkilenmiş, gelişme ve canlılığını yitirmiştir.

20. Yüzyıl başlarında Birinci Dünya Savaşının acı günlerini yaşayan Tokat 1920 Sevr anlaşması ile parçalanmış Anadolu'dan arta kalan bir avuç Türk bölgesi içinde kalmıştır.
Bu Konuyu Paylaş
Google Ekle Facebook Profiline Ekle Yahoo Ekle Msn Ekle
Moderatöre Bildir   Logged

zuu83

Restorasyon Forum
**

Üye No: 282
Kayıt tarihi 03 Şubat 2009, 11:42:34
Nerden: istanbul
Yaş: 28
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 64


« Yanıtla #1 : 01 Mart 2009, 16:17:47 »
Bu mesajı alıntı ile cevaplaAlıntı

Tokat Kalesi

Tipik bir Orta çağ kalesidir. Comana Pontica'dan (Gümenek) göç eden Hıristiyan topluluğun yerleştiği bölgededir. Dış kale sur duvarları tamamen ortadan kalkmış, iç kale duvarlarının bir bölümü ayaktadır.

Tokat il merkezinin kuzeybatısında, yöreye hâkim bir yükseklikte, kayalık alanda bulunan bu kalenin yapım tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Bununla beraber, MS.V.-VI. Yüzyıllarda bu kalenin bilindiği kaynaklardan öğrenilmektedir. Bu dönemde kale Eudoksia veya Dokeia olarak tanınıyordu. Danişmentli Melik Ahmet Gazi tarafından 1074 yılında ele geçirilmiş, daha sonra Selçuklu ve Osmanlı egemenliğine girmiştir.

Osmanlı tarihçileri bu kaleden birinci derecede müstahkem mevkii olarak söz etmişlerdir. Timur ve Şah İsmailin akınları sırasında da bu kale ele geçirilememiştir. Ayrıca kalenin Çardak-ı Bedevi denilen zindanında Bizans İmparatoru A.Diogenis başta olmak üzere birçok ünlü kişinin tutsak olduğu da yine kaynaklardan öğrenilmektedir. Evliya Çelebi 1656 yılında Tokata gelmiş ve bu kaleden söz etmiştir:

Kale yüksek bir tepe üzerinde, kesme taş ile yapılmış olup o kadar büyük değildir. Etrafı burçlar ve kuleler ile süslenmiş olup, etrafında hendek yoktur. Korkusuz bir surdur ki Samanyolu gibi göğe baş uzatmıştır. Dört tarafı çok sarp olduğundan asla hendek olacak yeri yoktur. Bütün etrafı şahin, kartal ve zağanos yuvaları, çeşitli rengârenk kayalardır. Batıya bakan bir kapısı vardır. Kalenin içinde dizdar evi, kethüda, imam, müezzin ve kale mehterhaneleri, cephane odaları, zahire ambarları, su sarnıçları, ceylan yolu adlı suyolları vardır ki tam 362 basamak taş merdivenle nehre inilir. Batı tarafındaki ayar kayası bu kaleye havaledir. Yıldırım Han Camii var diğerlerden bir şey yok. Göğe kadar yükselmiş bir kale olmakla değme adam bir saatte çıkamadığından gece gündüz kapısı kapalıdır. Bekçileri daima bekleyip, silahla hazır dururlar. Çünkü aşağı şehir ahalisinin bütün kıymetli malları kalede muhafaza olunur. Tokatın bütün suçlu ve katilleri burada mahpustur ki Kudüs-ü Şerif zindanında ve Acemlerin Kahkaha Kalesine benzer.

* tokat_k.jpg (28.56 KB - Yükleme: 22 kez.)
Moderatöre Bildir   Logged

zuu83

Restorasyon Forum
**

Üye No: 282
Kayıt tarihi 03 Şubat 2009, 11:42:34
Nerden: istanbul
Yaş: 28
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 64


« Yanıtla #2 : 01 Mart 2009, 16:21:10 »
Bu mesajı alıntı ile cevaplaAlıntı

Hıdırlık Köprüsü

Şehrin kuzeyinde, Yeşilırmak üzerinde yer alan ve kesme taştan yapılmış olan köprü, 5 kemerli, 151 m uzunluğunda ve 7 m enindedir. Üzerindeki kitabesiyle köprü, Selçuklu tarihi ve kitabeleri anlamında oldukça önemli bir yere sahiptir.

Halit Sokağı ve Bey Sokağı

Kent merkezindeki Halit Sokağı ve Bey Sokağı'nda, Osmanlı'nın sonu ve Cumhuriyet'in ilk dönemi konutları yer almaktadır. Tarihi kent dokusunun canlandırıldığı her iki sokak da Tokat sivil mimarisinin karakteristiğini yansıtır.


* hıdırlık.jpg (29.72 KB - Yükleme: 21 kez.)
* beysokak.jpg (34.11 KB - Yükleme: 20 kez.)
Moderatöre Bildir   Logged

apsis

Yeni Üye
*

Üye No: 6541
Kayıt tarihi 13 Eylül 2010, 14:24:16
Nerden: tokat
Yaş: 39
Cinsiyet: Bay
Okul: Trakya Üniversitesi (Edirne)
Mesaj Sayısı: 2


« Yanıtla #3 : 13 Eylül 2010, 15:26:43 »
Bu mesajı alıntı ile cevaplaAlıntı

bilgiler iyi fakat fotoğrafların bir bölümü eski, onarım sonrası fotolar da olsa daha iyi olurdu. emeğinize sağlık....
Moderatöre Bildir   Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yanıtla  |  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

+ Hızlı Cevap
Hızlı cevap'ı kullanarak hemen mesaj gönderebilirsin. Gülümseme ve kod kullanabilirsiniz. Adı:E-Posta:
Resim doğrulaması:Resimde gösterilen harfleri giriniz
KalınİtalikAltını ÇizÜstü Çizgili|Işıldayan YazıGölgeli Yazı|Formatlı YazıSola DayalıOrtalanmışSağa Dayalı|Yatay Çizgi|Yazı Tipi BüyüklüğüYazı Tipi
Resim EkleSite Adresi EkleE-Posta Adresi EkleFTP Adresi Ekle|Tablo EkleTabloya Satır EkleTabloya Sütun Ekle|Üst YazıAlt YazıDaktilo tarzı yazı|Kod EkleAlıntı Ekle|Liste Ekle
Gülümseme Göz Kırp Peynir Sırıt Sinirli Üzgün Şokta Cool Ha? Gözleri Dönüyor Dil Çıkart Utangaç Dudaklar Mühürlü Kararsız Öpücük Ağla agla alkışla

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Kayseri Genel Bilgi
Kayseri
Restorasyon 0 1384 Son Mesaj 28 Ocak 2009, 03:17:47
Gönderen: Restorasyon
Kastamonu Genel Bilgi
Kastamonu
Emre ÖZMEN 2 1151 Son Mesaj 28 Ocak 2009, 21:11:00
Gönderen: Emre ÖZMEN
ŞanlıUrfa Hakkında Genel Bilgi
•Diğer Şehirlerimiz
vecih 1 917 Son Mesaj 06 Şubat 2010, 21:00:46
Gönderen: özz
Kervansaray Hakkında Genel Bilgi
Kervansaray
rest.. 0 577 Son Mesaj 04 Kasım 2009, 09:51:32
Gönderen: rest..
Ahşabın yapısı hakkında genel bilgi
Ahşap
Restorasyon 1 2032 Son Mesaj 04 Mayıs 2011, 16:34:42
Gönderen: domatia

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.15 | SMF © 2006-2008, Simple Machines

Restorasyon Forum Türkiye Restorasyon ve Konservasyon Mezunları'nın Yardımlaşma Platformudur..
Sitemap | Sitemaps | Mimar Sinan
XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu! Dilber MC Theme by HarzeM
Restorasyon, Restarasyon, Restitüsyon, Rölöve, Röleve, smyo, safranbolu restorasyon, safranbolu myo, ayvalık restorasyon, bergama myo, bergama restorasyon, mimari restorasyon bölümü, mimari restorasyon, ilke eğitim ve sağlık vakfı, restorasyon merkezi, erzincan mimari restorasyon, van restorasyon, kütahya restorasyon, detay çizimleri, mimari terimler, restorasyon sözlük, tezyinat, harran restorasyon, muğla restorasyon