Merhaba

Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Reklam Alanı

Gönderen Konu: İç Anadolu`nun gizli cennetleri  (Okunma sayısı 5448 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

vecih

  • Restorasyon Forum
  • ****
  • İleti: 363
  • Cinsiyet: Bay
  • Okul: MSGSÜ
İç Anadolu`nun gizli cennetleri
« : 23 Haziran 2009, 14:57:59 »
KONAKLARIYLA ÜNLÜ BEYPAZARI


Tarihi konaklarıyla ünlü Beypazarı, özellikle Ankara`ya yakın olması sayesinde büyük ilgi görüyor. Başkent`ten Beypazarı`na ulaşmak için eski Ankara-İstanbul yolu kullanılıyor. Yenikent geçildikten sonra yol üzerinde Ayaş`a uğrayarak, ilçe merkezindeki tarihi ve turistik yerleri görmek mümkün. Ayrıca Ayaş`taki kaplıca ve içmeceler de sağlığına önem verenlerce ilgi görüyor.


Tarihi İpek Yolu üzerindeki Beypazarı`na gelenlerin gezdikleri ilk yerler ise tarihi konaklar. Beypazarı evleri çoğunlukla 2 ya da 3 katlı ahşap yapılardan oluşuyor. 3 bin 500 konaktan 530`u restore edilmiş durumda. Diğerleri için de çalışmalar sürdürülüyor.


Alaaddin Sokak, Beypazarı`nın en gözde yerlerinden. Bu sokakta restorasyonu tamamlanmış ve hizmete açılmış birçok tarihi konak ve iş yerinde hafta sonları yoğunluk yaşanıyor. Geceyi ilçede geçirmek isteyenler için de çok sayıda otel ve pansiyon mevcut. Konaklama ücreti 40-50 TL arasında değişiyor.


Alışveriş yapmak isteyenler ise yöresel el dokumalarından tarhanaya, Beypazarı kurusundan ev yemeklerine kadar çeşitli alternatifler bulabiliyorlar. Beypazarı`nda üretilen havuçlardan yapılan reçel ve lokum ise farklı lezzetleri tatmak isteyenlerin ilgisini çekiyor. Gümüşçüler Çarşısı, tatilcilerin mutlaka uğradığı yerlerden. Telkari ustalarını çalışırken bizzat seyretme şansına sahip olanlar, buradan takı da satın alabiliyorlar.


İnözü Vadisi ise ilçe merkezine 10 dakika uzaklıktaki bir mesire yeri. Yörede tarhana çorbası, yaprak sarması, güveçte etli pirinç pilavı ile 80 kat yufkadan yapılan baklava mutlaka tadına bakılması gereken lezzetler.


Beypazarı`nın kuzeyinde, ilçeye 55 kilometre mesafedeki Eğriova Yaylası da görülmesi gereken bir yer. Doğa yürüyüşleri, çadırlı kamping ve günübirlik dinlenme alanlarının olduğu bölgede, alabalık ve çay balığı bulunan gölet de yer alıyor.


OKSİJEN DEPOSU KIZILCAHAMAM


Ankara`ya 75 kilometre uzaklıktaki Kızılcahamam`da ``oksijen deposu`` olarak bilinen Soğuksu Milli Parkı, Ankaralıların en çok ziyaret ettiği yerlerden. Kızılcahamam`a Ankara`dan her 15 dakikada bir otobüs seferleri bulunurken, özel otomobilleriyle gelmek isteyenler yaklaşık 1 saatlik yolculuk sonrası ilçeye ulaşıyor.


Yaklaşık 8 bin kişinin aynı anda piknik yapabileceği Soğuksu Milli Parkı`nda bulunan keklik ve sülün üretme istasyonu, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Bölgede bulunan kara akbabalar ise doğa tutkunlarının gözdesi.


Milli Park içindeki Kuzcapınarı mevkisinde bulunan fosil ağaçlar, ilgi çekiyor. Kent merkezine 18 kilometre uzaklıktaki Mahkeme Ağacin köyüne gidenler, buradaki mağaralarda, Roma dönemine ait kiliseleri görebilirler. İlçeye yaklaşık 30 kilometre uzaktaki Çeltikçi`de bulunan Alicin Manastırı ile 10 kilometre uzaktaki Taşlıca köyündeki Oruçgazi Türbesi, Gelin Kayası ve Ayran Taşı da gezilebilecek yerler arasında.


Kaplıcalarıyla tanınan Kızılcahamam`da termal tesislerde şifa arayanları görmek mümkün. Tatilciler, geceyi otel ve devre mülklerde geçirebiliyorlar.


TREKKİNG İÇİN ÇUBUK


Ankara`ya 29 kilometre uzaklıktaki Çubuk ise günübirlik tatillerin tercih edilebilecekleri yerler arasında. İlçenin kuzey batısında bulunan küçük ve derin bir krater gölü olan Karagöl, temiz havası ve eşsiz güzelliğiyle piknik yapmaya gelenleri ağırlıyor.


Gölün çevresindeki arazinin sarp ve yüksek olması, özellikle trekking yapanların bu bölgeye gelmesinde etkili oluyor. Ankara ve Çubuk`un su ihtiyacını karşılayan Çubuk 2 Barajı da hafta sonları bir çok kişi tarafından tercih edilen piknik alanlarından.


Çubuk`un yaklaşık 6 kilometre kuzeyinde yer alan baraj, manzarasıyla etkileyici bir özelliğe sahip. Bu arada bölgeye piknik yapmaya gelenler, eve dönüşlerinde ilçe merkezindeki turşu üreticilerine uğrayıp, alışveriş yapmayı ihmal etmemeli.


GÖLBAŞI`NDA MOGAN VE EYMİR GÖLLERİ GÖZDE


Ankara`ya 15 kilometre uzaklıktaki Gölbaşı`nı ziyaret edenler ise Mogan ve Eymir göllerini mutlaka görmeli. İlçeye otomobilleriyle gelenler ilk olarak Mogan Gölü kıyısındaki rekreasyon alanlarıyla karşılaşıyorlar. Haymana yolu üzerinden girişi bulunan park, toplam 644 bin 979 metrekarelik alana sahip. Bu alanın 250 bin 100 metrekaresini bitkisel peyzaj çalışmaları süslüyor.


Parkta günübirlik kullanıma dönük lokanta, çay bahçesi, kır kahvesi, kamping tesisleri ile sportif faaliyetlere yönelik sahalar bulunuyor. 3 bin 500 kişilik piknik sahası bulunan parkta, bin 500 çocuğun aynı anda oyun oynayabileceği alanlar mevcut.


Çay bahçeleri, evcil hayvan parkı, 2 futbol sahası, 2 tenis sahası, 3 basketbol sahası, mini golf sahası, 2 bin 500 kişilik amfi, binicilik merkezi, bisiklet, paten merkezi, kafe ve restoranlar, kayıkhane, kuş gözlem evi, oyuncak evi ve su sporları merkezlerinin bulunduğu Mogan Parkı, ziyaretçilerine eşsiz bir manzara sunuyor.


İlçedeki bir diğer piknik alanı ise Eymir Gölü. Orta Doğu Teknik Üniversitesi(ODTÜ) arazisi içinde bulunan gölün çevresinde 13.5 kilometrelik asfalt yol bulunuyor. Eymir`e gitmek isteyenler, Oran semti ve Gölbaşı`ndaki Polis Akademisi yolu üzerinden iki ayrı ulaşım güzergahını tercih edebilir. Kürek ve su sporlarına ilgi duyanlar ile olta ile balık avlamak isteyenlere de rastlanan Eymir Gölü`nün kenarında piknik yapılabiliyor.


Bu arada Ahlatlıbel yolu üzerindeki Çankaya Belediyesi`ne ait tesisler de Ankaralıların ilgi gösterdiği merkezlerin başında geliyor.


Konya yolu üzerinden Ahlatlıbel istikametine yönelenler, 15 dakikalık yolculuğun ardından İncek mevkisinde gözleme yerleri ve restoranlarda yemek yeme imkanı buluyor.


TUZ GÖLÜ ŞEREFLİKOÇHİSAR`DA



Ankara`ya 150 kilometre uzaklıkta Şereflikoçhisar yakınındaki Tuz Gölü, Türkiye`nin tuz ihtiyacının büyük bölümünü karşılamasının yanı sıra, doğal güzelliği ve büyüleyici manzarasıyla görülmeye değer bir yer.


Gölün kenarında, portatif masa ve sandalyeler koyarak gün batımı izleyenleri görmek mümkün. Bozkırın ortasında kaybolan güneşin son ışıkları, tuz tabakasında adeta kristal görüntüler oluşturuyor. Tuz Gölü eşsiz gün batımı manzarasıyla fotoğraf tutkunlarının da ilgisini çekiyor.


NALLIHAN`DA KUŞ CENNETİ


Ankara`ya 120 kilometre uzaklıktaki tarihi İpek Yolu üzerindeki Nallıhan Kuş Cenneti, Nallıhan`ın Davutoğlan köyü sınırları içinde yer alıyor. 1994`te koruma altına alınan 425 hektar genişliğindeki saha, 168`den fazla kuş türüne ev sahipliği yapıyor.


Soyu tehlikede bulunan kara leylek, Türkiye`de en çok burada görülüyor. Kuş Cenneti`nde, Türkiye`deki 6 balıkçıl türün tamamı ile 10 tür yırtıcı kuş, 5 tür baykuş, 35 tür su kuşu, bülbül, kara çaylak, leylek, kuzgun gibi türler en çok rastlanan kuşlar.


Jeolojik yapısıyla açık laboratuvar niteliğindeki yöre, İç Anadolu`nun en önemli sulak alanı olarak biliniyor. Nallıhan`daki Karacasu Şelalesi de görülmeye değer yerler arasında.


HAFTANIN STRESİNİ ATMAK İÇİN GÜDÜL`E


Tarihi ve doğal güzellikleriyle ünlü Güdül`ün içinden geçen Kirmir Çayı, ilçeye ayrı bir güzellik katıyor. İlçedeki Sorgun Ormanı ve gölet ise, hafta sonları şehrin stresinden kurtulmak, yürüyüş yapmak, balık avlamak ve piknik yapmak isteyenlerin tercih edeceği eşsiz bir yer.


Kirmir Çayı boyunca uzanan İnönü Mağaraları, ziyaretçilere eşsiz bir güzellik sunuyor. Bizans döneminden kaldığı tahmin edilen bu mağaralar, Kapadokya`daki mağaralarla benzerlik gösteriyor.


KURTULUŞ SAVAŞI`NIN İZLERİ POLATLI`DA


Ankara`ya 76 kilometre uzaklıktaki Polatlı`da Kurtuluş Savaşı`nın en önemli aşamalarının yaşandığı Sakarya Meydan Savaşı`nın izleri görülebilir.


Bu savaşın önemli coğrafi mevkileri olan Duatepe, Beştepe ve Kartaltepe de Polatlı sınırları içinde yer alıyor. Sakarya Şehitleri Anıtı, Dua Tepe Anıtı, Alagöz Karargah Müzesi`nin bulunduğu Polatlı`da, antik Gordion şehri ve Kral Midas`ın mezarı da gezilebilir.


Frigya uygarlığının başkenti Gordion`un kalıntıları, Sakarya ve Porsuk nehirlerinin birbirlerine yaklaştıkları, Ankara`dan 90 kilometre uzaklıktaki Yassıhöyük köyünde bulunuyor.


KIRIKKALE`DE SİLAH MÜZESİNİ GEZİN



Yaz mevsimiyle birlikte günübirlik tatil yapmak isteyenler, Cumhuriyet şehri Kırıkkale`yi tercih edebilirler. Doğa ve dağ yürüyüşü, sportif olta balıkçılığı, tarihi cami ve türbe ziyareti, Osmanlı dönemine ait eski evler ve konaklarla Kırıkkale, günübirlik tatilciler için birçok fırsat sunuyor.


Kırıkkale`ye gelenler şehir merkezine 5 kilometre uzaklıktaki Yahşihan ilçesinde 1991 yılında faaliyete geçen Silah Müzesini gezebilirler. Fabrikanın büyük salonundaki müzede 15. yüzyıldan itibaren kullanılan silahlar sergileniyor.


Çok sayıda türbe, cami, han, kilise kalıntısı ve külliyenin bulunduğu Kırıkkale`ye gelenler, Kızılırmak boyunca kurulan balık lokantalarında çeşitli türden balık ve çevre köylerde Kırıkkale`ye özgü un tarhanası, yoğurtlu tarhana, bulama (Katma Aşı), yeşil mercimek çorbası, sızgıt, ekmek aşı (Guymak), madımak, pelte gibi yemekleri yiyebilirler.


Mağara turizmini seven tatilciler ise Keskin ilçesi Arzubayırı mevkisindeki mağaraları görebilirler.


ÇORUM`DA HİTİTLER`İN İZLERİNİ TAKİP EDİN


Tarihin en eski uygarlıklarından Hitit medeniyetinin izlerini görmek isteyenler Çorum`u mutlaka ziyaret etmeli. Hititler`in başkenti Hattuşaş, Ankara`ya 194 kilometre uzaklıkta, Çorum`un Boğazkale ilçesinde bulunuyor. Bölgede yaklaşık 100 yıl önce başlatılan kazı çalışmaları, aslına uygun olarak tasarlanarak ayağa kaldırılan Hitit surları ve Boğazkale Müzesi, mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerler.


Hititler`in dini tören ve sanat merkezi olan Alacahöyük ise Ankara`ya sadece 160 kilometre mesafede. Alacahöyük Müzesi ve 2003 yılında ortaya çıkartılan dünyanın ilk barajlarından Hitit Barajı da görülmesi gereken tarihi mekanlardan.


Bölgede yürütülen kazılardan çıkarılan eserler, Çorum Müzesi`nde sergileniyor. Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Çorum`daki kazı çalışmalarından elde edilen eserlerin sergilendiği müze ziyaretinin ardından, restore edilerek işletmeye açılan Katipler Konağı ve Velipaşa Konağı ziyaret edilebilir.


Çorumlu Beşiktaş Muhafızı Yedi Sekiz Hasan Paşa tarafından 1894 yılında yaptırılan 112 yıllık tarihi Çorum Saat Kulesi, 700 yıl önce inşa edilen Ulucami, Hıdırlık Cami, Çorum Kalesi ve tarihi Çorum evleri gezilebilir.


Leblebisi ile ün yapmış kentte, Çöplük Çarşısı`nın arka taraflarında bulunan üreticilerden günün her saatinde leblebi alınabilir. Çorum leblebisinin 25 çeşidi bulunuyor.


TOKAT`TA, KAPLICA VE DOĞA TURİZMİ AÇISINDAN ÖNEMLİ MEKANLAR BULUNUYOR


Tokat, kaplıca ve doğa turizmi açısından önemli bir yöre. Birçok eski uygarlığa ev sahipliği yapan Tokat, camileri, dini ve kültürel yapıları, medreseleri, köprüleri, türbeleri, hamamları, kervansarayları ile mutlaka görülmesi gereken yerlerden.


Tokat`ta gelen turistler, Tokat Kalesi`ni, Atatürk Evi ve Etnografya Müzesi`ni, Osmanlı dönemine ait Mevlevihane`yi, tarihi Tokat evlerini, kentin simgeleri arasında yer alan tarihi Saat Kulesi`ni, tarihi han ve bedestenin bulunduğu Sulusokak`ı, tarihi Ali Paşa Camisi`ni ve Ali Paşa Hamamı`nı, tarihi Yazmacılar Hanı`nı ve tarihi Taş Han`ı ziyaret edebilir.


Tokat`a gelen turistlere, yörenin meşhur yemeği Tokat Kebabı ile keşkek ve madımak yemeğinden tatmaları önerilir.


Kent merkezindeki gezinin ardından turistler, araçla 20 dakikalık bir yolculukla Pazar ilçesine giderek buradaki Ballıca Mağarası`nı görebilir. Kimilerince dünyanın 8. harikası olarak nitelendirilen mağaranın gelişiminin yaklaşık 3.4 milyon yıl önce başladığı tahmin ediliyor.


``GELDİM, GÖRDÜM, YENDİM``


Tokat`a 90 kilometre uzaklıktaki Zile ilçesinde ise birçok dönemin eserlerini bir arada görmek mümkün. Bu eserler içinde Zile Kalesi, kalenin doğu yönündeki kayaların oyulmasıyla yapılan ve Roma döneminden kaldığı anlaşılan tiyatro ve kaya mezarı, önemli gezi alanları arasında yer alıyor.


Roma İmparatoru Sezar`ın, Zile`de yaptığı tarihi savaştan sonra başarısını, ``Geldim, gördüm, yendim`` sözüyle buradan duyurduğu, bu sözünün yazıldığı taşın ise Zile Kalesi`nde bulunduğu kaydediliyor.


Zile`ye gelen turist kafileleri, tarihi Zile Evleri`ni de gezebilir.


SULUSARAY VE REŞADİYE`DE KAPLICA TURİZMİ



Tokat`a 80 kilometre uzaklıktaki Sulusaray ve 90 kilometre uzaklıktaki Reşadiye ilçelerinde ise kaplıca turizmi mevcut. Sulusaray`daki kaplıcalara gelen turistlere, ilçedeki Roma dönemine ait Sepastapolis Antik Kenti`ni gezmeleri tavsiye ediliyor.


Reşadiye Kaplıcaları`nda dinlenen turistler ise Niksar ilçesindeki tarihi ve turistik yerleri gezebilir. Danişmendliler`e başkentlik yapan Niksar`da, Yağıbasan Medresesi de görülmeli.


Çam ormanlarıyla kaplı Çamiçi Yaylası, doğa tutkunlarının uğrak yeri. Oryantiring, yamaç paraşütü gibi doğa sporlarının da yapıldığı yayla, yöre urizmi açısından önem taşıyor. Turistlere, ilçedeki Ayvaz Kaynak Suyu`nun çıktığı Ayvaz Parkı`nı gezmeleri öneriliyor.


Tokat`a 30 kilometre uzaklıktaki Almus ilçesi de yemyeşil doğasıyla turistlerin uğrak yerlerinden. Almus Baraj Gölü, masmavi suyu ve yemyeşil doğasıyla turistleri büyülerken, turistler dinlenmek için göl kıyısındaki Ormanevleri`ni tercih ediyorlar. Bölgeye gelen tatilciler, göl kıyısında yöre balıklarının tadına bakabilirler.


CUMHURİYET`İN TEMELLERİNİN ATILDIĞI KENT: SİVAS


Sivas, tarih, inanç, kültür, doğa ve kaplıca turizmi açısından önemli bir kent. Tarihi MÖ 2000 yılı başlarına dayanan Sivas, birçok medeniyetin izlerini barındıran bir açık hava müzesi konumunda.


Kurtuluş Savaşı`na ışık tutacak kararların alındığı, Sivas Kongresi`ne ev sahipliği yapan kent, bu yönüyle de ayrı bir önem taşıyor. Büyük Önder Atatürk`ün ``En büyük eserim`` dediği Cumhuriyet`in temellerinin atıldığı kentte, Sivas Kongresi`nin yapıldığı bina da Atatürk Etnoğrafya ve Kongre Müzesi olarak turistleri ağırlıyor.


Sivas`a gelen tatilciler ilk olarak Divriği ilçesindeki Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Örgütü`nün (UNESCO) Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan ve ``Görmeden ölmeyin`` sloganıyla tanıtımı yapılan Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası`nı görmeli.


Sivas`a gelip, ``Doktor Balıklar``ı görmemek de olmaz. Kangal ilçesine 13 kilometre uzaklıktaki Kangal Balıklı Kaplıcaları`nın Türkiye`deki tüm kaplıcalar içinde kendine özgü bir yapısı var. Yaklaşık 36-37 derece sıcaklıkta yaşayan balıklarıyla ünlü kaplıca, en çok sedef hastalığı bulunan kişilerce tercih ediliyor.


Doktor balıkları gören tatilciler, yöredeki kangal köpeği üretim çiftliklerini de ziyaret etmeli. Anadolu insanının yüzyıllardır yanında olan, evini ve sürüsünü koruyan kangal köpeklerinden Evliya Çelebi, ``Aslan kadar kuvvetli`` diye söz eder.


Kangal`da Alacahan beldesindeki, Selçuklu Hükümdarı Alaattin Keykubat tarafından 1150-1180 yıllarında yaptırılan tarihi Alacahan Kervansarayı da görülmesi gereken yerlerden.


YAYLA TURİZMİ


Koyulhisar ve Gemerek ilçelerinde ise yayla turizmi yaygın. Koyulhisar ilçesindeki Eğriçimen Yaylası, buz gibi suyu, oksijeni bol havası, yemyeşil doğası ile çok sayıda turisti yöreye çekiyor. Gemerek ilçesindeki Çat Yaylası da doğasıyla insanı etkiliyor. Özellikle yerli tatilcilerin tercih ettiği yaylada turistler, çadır da kurabiliyorlar.


Altınyayla ilçesinde Hititler`den kalma Sarissa ve Yıldızeli ilçesindeki Kayalıpınar yerleşim yerlerinin bulunduğu Sivas, Zara balı ve Gürün elması gibi önemli değerlere sahip.


Gemerek ilçesine bağlı Sızır beldesindeki Sızır Şelalesi ile Gürün ilçesindeki Gürün Şuğul Kanyonu ve Gökpınar Gölü, yörenin önemli turizm değerleri arasında bulunuyor. Yıldız Dağı, Köse Dağ ve Tecer Dağı, dağcılıkla uğraşanların tercih ettiği mekanlar arasında.


Tatilde kaplıcaya gitmek isteyenler Çermik kaplıcalarını ziyaret etmeli. Çermik`e gidenler ise Yıldızeli ilçesine bağlı Kayalıpınar köyündeki Kayalıpınar Harabe Ören Yeri`ni mutlaka görmeli.


Sivas`ın Şarkışla ve Gemerek ilçelerine gitmeyi tercih eden turist kafileleri, kent merkezinden 1 saatlik bir yolculuğun ardından önce ünlü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu`nun Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyündeki mezarını ziyaret edebilirler. Sivrialan`ın ardından kısa sürede Gemerek`e geçen kafile, Sızır beldesindeki Sızır Şelalesi`ni veya Çat Yaylası`nı da görebilir.


Sivas`ı gezmeye gelen turistlere, Sivas köftesi, madımak çorbası, etli ekmek gibi Sivas mutfağına has yöresel lezzetleri tatmaları önerilir.


ÇANKIRI`DA TUZ MAĞARASI`NI GÖRÜN


Turistlik gezi için Çankırı`ya gelenlerin en az iki gününü bu kente ayırması gerekir. Çankırı`da görülmesi gereken en önemli yerlerin başında Tuz Mağarası gelir. Çankırı`ya 20 kilometre uzaklıktaki mağara, içinde bulunan onlarca galerisiyle eşi bulunmaz bir yer. Galerilerde çok sayıda tuzdan heykel görmek de mümkün.


Çankırı`ya gelenler Taş Mescit`i de ziyaret etmeli. Selçuklu Dönemi`nden kalma en önemli yapı olan ve iki ayrı yapıdan oluşan eserin şifahane kısmı, Anadolu Selçuklu Hükümdarı Keyhüsrevoğlu I. Alaaddin Keykubat zamanında, Çankırı Atabeyi Cemaleddin Ferruh tarafından 1235 yılında yaptırılmış. Yapının plastik sanatlar bakımından önemi ise, üzerinde gövdeleri birbirine dolanan iki yılan motifini barındırması. Bu figürlerin biri tıp, diğeri ise eczacılık sembolü olarak kullanılıyor.


Şehir merkezine 2 kilometre uzaklıktaki Çankırı Kalesi de görülmeden geçilmemesi gereken yerlerden. Şehrin kuzeyinde küçük bir tepe üzerine kurulan kale, Romalılar, Bizanslılar, Danişmentliler, Selçuklular ve Osmanlılar dönemlerinde kullanılmış. Kale içinde Roma Dönemi`nden kalma kaya mezarı, Çankırı`yı alan Emir Karatekin`in türbesi bulunuyor. Geçmiş yıllarda ağaçlandırılan kale, ziyaretgah ve mesire yeri olarak kullanılıyor. İl merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki Ilgaz Dağı kış aylarında kayakseveri ağırlıyor.


Çankırı`ya gelip de Çavundur Kaplıcaları`nı görmemek olmaz. Şehir merkezine 60 kilometre uzaklıktaki kaplıcaların karaciğer, safrakesesi ve safra yolları fonksiyonlarını düzelttiği belirtiliyor.


KONYA, MEVLANA MÜZESİ, ALAADDİN TEPESİ, BEYŞEHİR GÖLÜ ADALARI, TUZ GÖLÜ VE ÇATALHÖYÜK İLE GEZGİNLERE ALTERNATİF TATİL SEÇENEĞİ SUNUYOR


Kayseri, İç Anadolu`nun önemli kentlerinden birisi. Kent merkezinde bulunan Roma dönemine ait Kayseri Kalesi, Selçuklular dönemine ait Hunat Medresesi ve camisi, Anadolu`nun ilk tıp merkezi kabul edilen Şifahiye ve Gıyasiye medreseleri, Ulu Cami, Döner Kümbet, kentin en önemli tarihi eserleri.


Osmanlı dönemine ait tarihi Saat Kulesi ve Kapalı Çarşı gezilerinden sonra, çevredeki satıcılardan ünlü Kayseri pastırması ve sucuğundan mutlaka almak gerekir.


Kapalı Çarşı`dan Bünyan ve Yahyalı yörelerine ait el dokuması yün halı, ipek halı ve değişik desenlerde kilim alınabilir. Kapalı Çarşı`nın içinde bulunan Bedesten Çarşısı da bu ürünlerin bir arada bulunduğu merkezlerden.


Kayseri`ye 22 kilometre uzaklıktaki Erciyes Kayak Merkezi`ne gidip kar varsa burada kayak kiralayıp, telesiyeje binmek, günün yorgunluğunu Erciyes`te gün batarken çay veya kahve içerek atmak da mümkün.


Kayseri`de yöresel yemeklerden olan mantı, katmer, kağıtta pastırma, yaprak sarması gibi yemeklerin yenebildiği nezih lokantalar, uygun fiyatlarla hizmet veriyor.


4 bin yıl önce çivi yazılı tabletlerin kullanıldığı Kültepe Höyüğü, kent merkezine 14 kilometre uzaklıkta. 120 kilometre uzaklıktaki Kapuzbaşı Şelaleleri, 90 kilometre uzaklıktaki Soğanlı Ören yeri ve 50 kilometre uzaklıktaki Sultansazlığı Milli Parkı, Kayseri`nin önemli turizm merkezlerinden.


Kent merkezindeki Arkeoloji Müzesi ile Güpgüpoğlu Konağı`nda bulunan Etnoğrafya Müzesi`nde de çok sayıda tarihi eser sergileniyor.


``GÜLEN MERYEM ANA`` NİĞDE`DE


İnanç, doğa, termal, dağ turizmi ve barındırdığı tarihi eserleriyle önemli bir potansiyeli olan Niğde`yi ziyaret etmek isteyen turistler, kentte en az 2 gün geçirmeli.


Kent merkezindeki Niğde Kalesi ve kale içinde bulunan Alaattin Camii, mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Caminin giriş kapısında gölge ile beliren kadın başı figürü, buraya gelen turistlerin ilgisini çekiyor.


İl merkezine 10 kilometre uzaklıktaki Gümüşler beldesindeki Gümüşler Manastırı, dünyada sadece burada bulunan ``Gülen Meryem Ana`` duvar resmiyle ön plana çıkıyor.


Merkeze 30 kilometre mesafedeki Bor ilçesine bağlı Kemerhisar beldesindeki tarihi Tyana kenti ve buradaki tarihi su kemerleri, İtalyan arkeologlar tarafından gün ışığına çıkarılmaya çalışılıyor.


Yine Bor ilçesine bağlı Bahçeli beldesindeki dünyanın ilk olimpik yüzme havuzu, halen ihtişamını korumakta. Kleopatra`nın da burada süt banyosu yaptığı rivayet ediliyor.


Niğde`ye 80 kilometre uzaklıktaki Çiftehan beldesi, önemli termal turizm merkezlerinden.


Kent merkezindeki Niğde Müzesi ise 2003 yılında Avrupa`da yılın müzesi olmaya aday gösterilmesine rağmen ödül alamadı, ancak müze, barındırdığı mumyalarla ``Mumyalı Müze`` olarak biliniyor.


Niğde dağcılık ve kış turizmi açısından önemli bir merkez. Toros, Aladağlar ve Bolkar dağları dağcılık, trekking ve kış sporları açısından büyük önem taşıyor. Aladağlar`da bir de milli park bulunuyor.


Niğde`ye gelen turistler, Niğde tavası, mangır çorbası, oğma çorbası, tarhana çorbası, söğürme tirit, çılbır gibi yöreye özgü yemekler ve tatlı dürüm, zerde, halvetler gibi tatlılardan mutlaka tatmalı.


``GEZ DÜNYAYI, GÖR KONYA`YI``


İnsanlık tarihinin ilk yerleşim yerlerinden biri olan ve tarihte birçok medeniyetin izlerini taşıyan Konya, tatiline çıkacaklar için iyi bir alternatif. Konya`yı tanımaya, Mevlana Müzesi ziyaret edilerek başlanabilir. Mevlana`nın dergahı olan ana binada Mevlana`nın kendisi, babası ve oğlu Sultan Veled ile diğer aile fertlerinin türbelerinin yer aldığı müze, en fazla ziyaret edilen yer.


Her yıl yaklaşık 2 milyon kişinin ziyaret ettiği Mevlana Müzesi, semahane, mescit, matbah, türbe ve derviş hücrelerinden oluşuyor. Müzeyi ziyaret edenler, görsel zenginlikten çok Mevlana`nın manevi atmosferini teneffüs etme şansı buluyor.


Ziyaretin ardından Mevlana Müzesi`nin batısında kalan ve yaklaşık 750 metre mesafedeki tarihi Alaaddin Tepesi gezilebilir. Mevlana Müzesi`nden Alaaddin Tepesi`ne geçerken yol boyunca sıralanan çok sayıdaki hediyelik eşya dükkanından, meşhur Mevlana şekeri ve üzerinde Mevlana ve semazen figürleri bulunan çeşitli hediyelik eşyalar satın alınabilir.


İlkbaharda lalelerle bezenen tepede bulunan tarihi Alaaddin Camii ve Alaaddin Köşkü`nü gezilebilir ve buradaki çay bahçelerinde tarihi doku hissedilebilir. Alaaddin Tepesi`ndeki tarihi Kılıçarslan Köşkü`nün, beton şemsiye ile koruma altına alınan kısmı da görülmeye değer yerler arasında. Alaaddin Tepesi`nin ardından, tepenin kuzeyindeki Kubadabad Sarayı`ndan getirilen çini serlerin sergilendiği Karatay Medresesi ile doğusundaki yine Selçuklu döneminden kalan İnce Minare Müzesi mutlaka görülmeli.


Mevlana Müzesi civarında bulunan ve Konya mutfağına özgü yemeklerin sunulduğu lokantalardan birinde, bamya çorbası, su böreği, yaprak sarma, etli ekmek, bıçak arası, fırın kebabı yenilebilir. Tatlı olarak da höşmerim tercihi yerinde olur.


MERAM BAĞLARI`NDA MOLA


Konya-Beyşehir yolunu takip ederek ulaşılabilecek Meram Bağları`nda kısa bir gezinti konukları rahatlatır. Ziyaret Cumartesi gününe rastlarsa, Büyükşehir Belediyesinin Mevlana Kültür Merkezi`ndeki ücretsiz sema gösterisi izlenebilir.


Beyşehir Gölü`e geçilerek, öğle yemeği için göl kenarında bulunan balık lokantalarının zengin balık menüsü düşünülebilir. Daha sonra Beyşehir`in güneybatı kıyısında Heyran köyü yakınlarında Selçuklu Sultanı 1. Alaaddin Keykubat tarafından yaptırılan yazlık Kubadabad Sarayı`nın kalıntıları gezilebilir.


Selçuklu döneminden kalma eserleri barındıran Beyşehir Gölü`ndeki adalar ise düzenlenen yat turlarıyla görülebilir. Gün batımının Türkiye`de en güzel izlenebildiği yerlerden Beyşehir`de bir renk cümbüşü eşliğinde batan güneşi izlemek büyük keyif verecektir.


Seydişehir-Antalya kara yolunun 22. kilometresinde bulunan, 1580 metre uzunluğundaki Tınaztepe Mağarası, Konya`ya 30 kilometre mesafede 9 bin yıllık tarihe sahip Çatalhöyük, Ereğli ilçesindeki, ``Dünyanın nazar boncuğu`` Meke Krater Gölü, Selçuklu Belediyesi tarafından restore edilen Selçuklu Dönemi esiri Zadadın Han, Beyşehir`e 22 kilometre mesafede, Hititler`e ait Eflatunpınar Kutsal Hitit Anıtı, görülmesi gereken yerler arasında.


Fotoğraf tutkunları Konya`da erken Hristiyanlık dönemi yerleşim yeri Kilistra Antik Kenti`ni görebilir. Buraya, Konya-Antalya yolunun 34. kilometresinden güneye sapılıp 15 kilometre sonra ulaşılabilir. Gidip görülmeye değecek yerden biri de Ereğli ilçesi yakınlarındaki Hitit Kaya Anıtı. Hititler`in su kaynağı kenarına yaptırılan bu anıt Konya`nın görülmesi gereken yerlerinden.


KARAMAN


Karamanoğlu Beyliği ve Selçuklu zamanından kalma bir çok cami ve türbe bulunan Karaman da önemli bir yerleşim birimi. Taşkale beldesindeki Manazan Mağaraları`ndan getirilen, hiçbir kimyasal işlem yapılmadan günümüze gelebilen 1400 yıllık mumya, Karaman Müzesi`nde sergileniyor.


Tarihi Karaman Kalesi, Tartan Konağı ve Hürram Ağa Konağı da görülebilecek yerler arasında sıralanabilir.


Karaman`a 150 kilometre mesafede bulunan, sık ormanların arasından geçilerek ulaşılabilen Ermenek ilçesi ise yayla turizmi için ideal koşullar sunuyor. Ermenek`teki turistik dağ oteli ise, kartal yuvasını andıran bir noktadan, sis ve bulutlarla kaplı ormanlıkları seyir zevki sunuyor.


KAPADOKYA`NIN GİRİŞ KAPISI AKSARAY, IHLARA VE MANASTIR VADİSİ, İPEK YOLU ÜZERİNDEKİ HANLARI, YER ALTI ŞEHİRLERİ, KİLİSE VE CAMİLERİ İLE TURİSTLERİN İLGİSİNİ ÇEKİYOR


Kapadokya`nın giriş kapısı niteliği taşıyan Aksaray, Ihlara ve Manastır Vadisi, İpek Yolu üzerindeki hanları, yeraltı şehirleri, kilise ve camileriyle turistlerin ilgisini çekiyor.


MÖ 8 bin yılına kadar uzanan tarihi, kültürel varlıkları ve doğal güzellikleriyle Kapadokya`nın önemli parçalarından birini oluşturan Aksaray`da, yerli ve yabancı turistler için birçok aktivite bulunuyor.


Aksaray`daki yolculuğa, Türkiye`nin en büyük kervansarayı olan Sultanhanı`ndan başlanabilir. Dünyanın halı restorasyon merkezi olarak da bilinen Sultanhanı`ndan tarihi ve el dokuması halılar satın alınabilir.


Aksaray Müzesi de mutlaka gezilmesi gerekenler arasında. Müzede Aşıklı Höyük, Güvercinkayası ve Acemhöyük kazı alanlarından çıkarılan eserler ve mumyalar sergileniyor. Aşıklı Höyük`ten çıkartılan 10 bin yıllık beyin ameliyatı izleri taşıyan kafatasını görmeden Aksaray gezisi tamamlanmış sayılmıyor.


Aksaray merkezinde dünyaca ünlü Pisa Kulesi`ne benzerliğiyle dikkati çeken Eğri Minare ve tarihi Ulu Camii de görülmeye değer eserler arasında.


Aksaray`a 40 kilometre mesafedeki Ihlara Vadisi ise yerli ve yabancı turistlerin en fazla ilgi gösterdiği yerlerin başında yer alıyor. Hasan Dağı volkanından püsküren lavların akarsu aşındırmasıyla oluşan vadinin yüksekliği yer yer 150 metreyi buluyor. Güzelyurt ilçesindeki vadi, erken Hristiyanlık dönemi kaya oyma kilise ve şapelleriyle ünlü.


Ihlara Vadisi`nin ardından Güzelyurt ilçesi gezilebilir. Eski adı Karballa olan Güzelyurt, Kapadokya`nın merkezinde saklı kalmış bir tarih ve kültür hazinesi.


Güzelyurt ilçesinde Manastır Vadisi ve kiliseler dikkati çekiyor. Manastır Vadisi içindeki Kilise Cami, MS 385 yılında kapalı haç planında inşa edilmiş. Güzelyurt`ta Yüksek Kilise, Kızıl Kilise, Gaziemir yer altı şehri ve Gelveri evleri, görülebilecek yerlerden.


DÜNYANIN EN İLGİNÇ YERYÜZÜ OLUŞUMU NEVŞEHİR`DE


Dünyanın en ilginç yeryüzü oluşumu ve peribacalarıyla ünlü olan Nevşehir`i yakından tanımak için en az 3 gün ayırmak gerek. Bölgenin kalbi sayılan ve Nevşehir kent merkezine 8 kilometre uzaklıktaki Göreme Açıkhava Müzesi`nde Bizans dönemine ait Hristiyanlık tarihine ışık tutan, kayadan oyma çok sayıda kilise bulunuyor.


Tokalı, Yılanlı, Elmalı ve Karanlık kiliselerinde duvarlarda bulunan resim ve motifler, büyük ilgi görüyor. Nevşehir`e 10 kilometre uzaklıktaki Zelve Ören Yeri`nde de çok sayıda kayadan oyma kilise bulunuyor.


Avanos ilçesindeki atölyelerde, Kızılırmak vadisinden çıkartılan kırmızı renkli killi topraktan yapılan çanak, çömlek ve diğer seramik eserler, yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekiyor. Atölyeleri görmeye gelen turistlere çamurdan uygulamalı çanak çömlek üretimi gösterisi yapılıyor. Nevşehir`e 15 kilometre uzaklıktaki Avanos ilçesinde ayrıca turistik halı-kilim satışı yapan büyük mağazalar da bulunmakta.


Termal turizm merkezi olan Kozaklı ilçesi, Nevşehir`e 100 kilometre mesafede. Kozaklı ilçesinde çok sayıda termal otel, yaz kış hizmet veriyor. Nevşehir`e 25 kilometre uzaklıktaki Derinkuyu Yeraltı Şehri, Gülşehir Açıksaray Harebeleri ve Uçhisar Kalesi de bölgenin önemli turizm merkezlerinden.


Ürgüp ilçesi ise bölgenin özellikle gece eğlencelerinin merkezi durumunda. Ürgüp`ü sıcak hava balonuyla sabah gün doğuşunda havadan izlemek için ise 150-200 avroyu gözden çıkarmak gerekiyor.


Çömlekte ağbakla (kurufasulye), testi kebabı, Nevşehir tava gibi yöresel yemeklerin ilgi çektiği Nevşehir`de, ayrıca atlı tur, bisiklet gezileri, vadi golfü gibi diğer alternatifler de mevcut. Kızılçukur Vadisi`nde gün batımını izlemek ise ayrı bir heyecan vermekte.


Nevşehir`in Ürgüp ve Avanos ilçelerinde üretilen şaraplar, siyah üzüm kurusu, kabak çekirdeği de satın alınacak hediyeliklerin başında geliyor.


Bölgede, lüks otellerin yanı sıra, kayadan oyma butik oteller ve peri bacalarının içinde küçük pansiyon odaları bulunuyor.


ÇİĞBÖREK VE LÜLETAŞI DİYARI: ESKİŞEHİR


Çiğbörek ve lületaşı denilince ilk akla gelen kent Eskişehir, birçok medeniyete ev sahipliği yapmasının yanı sıra Anadolu`nun modern şehirciliğine örnek olmasıyla da yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri haline geldi.


Kent merkezinde bulunan ve halen tadilat çalışmaları süren Arkeoloji Müzesi, Mihalıççık ilçesine bağlı Yunusemre beldesinde Yunus Emre`nin mezarı ile külliyesinin olduğu Yunus Emre Müzesi, 50`nin üzerinde sanatçıya ait eserlerin sergilendiği Valilik Lületaşı Müzesi, kent merkezine 80 kilometre mesafedeki Yazılıkaya Frig Vadisi ile buradaki Frig Kralı Midas`a dayandırılarak ``Midas


Anıtı`` adı verilen anıt, görülecek yerlerin başında geliyor.


Bahşeyiş Anıtı, Anıtsal Frig Kaya Mezarı, Gerdekkaya Mezar Anıtı, Hamamkaya Anıtı, Aslanlı Mabet, Büyükyayla Nekropolü, Frig Kaleleri, Han Yeraltı Antik Kenti, Santabaris Antik Kenti, kentin 30 kilometre doğusunda yer alan Midaion-Karahöyük de Eskişehir`de ziyaret edilmesi gereken önemli tarihi mekanlar.


Kent merkezinde bulunan Cumhuriyet Müzesi, Anadolu Üniversitesi Yunusemre Yerleşkesindeki Çağdaş Sanatlar Müzesi, Odunpazarı semtindeki tarihi konakta Büyükşehir Belediyesince açılan aynı adı taşıyan müze, Anadolu Üniversitesi Karikatür Sanatını Araştırma ve Uygulama Merkezi de tarihi eserleri bünyesinde barındırıyor.


Eskişehir`e gelen turistlere, ``Yazılıkaya`yı gezmeden, Porsuk`ta tekne gezisi yapmadan, termal tesislere gitmeden, çiğböreğin tadına bakmadan, Odunpazarı evlerini görmeden ve lületaşı süs eşyası almadan gitme`` tavsiyesinde bulunuluyor.


Kentte geleneksel hamurişi yemeği çiğböreğin yanında, toğga, miyane, düğün köftesi, tutmaç, bamya çorbaları, harşıl, kelem dolması, katlama böreği, çerkes sofrası (abısta), yufkalı büryan, arabaşı, mercimekli bulgur pilavı, düğün pilavı, haşhaşlı gözleme, mercimekli mantı, ağzı açık, met helvası, göbete, acı-gıcı, bıt-bıtı çorbası, pasa, haside ve nuga helvası da yerel yemek çeşitleri arasında yer alıyor.


KIRŞEHİR


Kırşehir`e gelen turistler ilin tarihi ve turistik merkezlerini ziyaret etmek için bir günlerini kente ayırmalı. Kırşehir`de ilk ziyaret edilmesi gereken yer, şehir merkezindeki tarihi Cacabey Medresesi.


Selçuklu döneminde Kırşehir Emiri Nurettin Cibril Bin Cacabey tarafından yaptırılan medresenin o dönemde gözlem evi olarak astronomik çalışmalarda kullanıldığı biliniyor. Kırşehir Kalesi, Ahi Evran Camii ve Alaaddin Camii, kent merkezinde ziyaret edilebilecek diğer tarihi merkezler.


Kent merkezine bir kilometre mesafedeki Terme Kaplıcaları, şifalı sularıyla termal turizme hizmet ediyor. İl merkezine 60 kilometre uzaklıktaki Dulkadirli Yeraltı Şehri ile 25 kilometre uzaklıktaki Mucur Yeraltı Şehri de, ilin önemli turizm merkezlerinden.


40 kilometre mesafede bulunan Seyfe Gölü Kuş Cenneti ile 70 kilometre mesafede Kaman ilçesi sınırlarındaki Hirfanlı Barajı, doğal güzellikleriyle gezilmesi gereken yerlerden.


Ayrıca, 45 kilometre uzaklıktaki Kaman ilçesine bağlı Çağırkan beldesinde bulunan Kalehöyük`te Japon arkeologlar tarafından kazılar yapılmakta, buradaki Japon Bahçesi ve Japon Hükümeti tarafından yaptırılan müze, turizme hizmet etmekte.















« Son Düzenleme: 24 Haziran 2009, 19:35:26 Gönderen: istanbuL »
Güzel sanatlarda muvaffak olmak, bütün inkilaplarda başarıya ulaşmak demektir. Güzel sanatlarda muvaffak olamayan milletler ne yazık ki, medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla yer almaktan ilelebet mahrum kalacaklardır.”   M.KEMAL ATATÜRK

aslan38

  • Mimar
  • Admin
  • ******
  • İleti: 825
  • Cinsiyet: Bay
  • Ya en iyi olacaksın! Yada en iyilerden olacaksın!
  • Okul: Kutahya Dumlupinar University - Azerbaijan University of Architecture and Construction
Ynt: İç Anadolu`nun gizli cennetleri
« Yanıtla #1 : 23 Haziran 2009, 16:30:33 »
keşke  biraz daha  fazla resim olsaydı  görsel anlamda anlamak daha kolay olurdu ama yinede teşekür ederim paylaştığın için
ZArifoglu
Sinan'in izinden giden mimar.

vecih

  • Restorasyon Forum
  • ****
  • İleti: 363
  • Cinsiyet: Bay
  • Okul: MSGSÜ
Ynt: İç Anadolu`nun gizli cennetleri
« Yanıtla #2 : 24 Haziran 2009, 14:44:01 »
senimi kıracağım arkadaşım istediğin resim oLsun
Güzel sanatlarda muvaffak olmak, bütün inkilaplarda başarıya ulaşmak demektir. Güzel sanatlarda muvaffak olamayan milletler ne yazık ki, medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla yer almaktan ilelebet mahrum kalacaklardır.”   M.KEMAL ATATÜRK

aslan38

  • Mimar
  • Admin
  • ******
  • İleti: 825
  • Cinsiyet: Bay
  • Ya en iyi olacaksın! Yada en iyilerden olacaksın!
  • Okul: Kutahya Dumlupinar University - Azerbaijan University of Architecture and Construction
Ynt: İç Anadolu`nun gizli cennetleri
« Yanıtla #3 : 24 Haziran 2009, 15:34:13 »
en altan bir üst  resimde ürgüp  kayakapı  mahallesi  orada eski bir camii nin rölöve  çizimini  yapmıştım gerçekten eğer nevşehire  yolunuz düşerse  ürgüp vazgeçilmez bir cennet.....
ZArifoglu
Sinan'in izinden giden mimar.

 

* Bizi Takip Edin

Son Mesajlar

TECRÜBELİ MİMAR Gönderen: mbykclk
[30 Ekim 2020, 16:25:31]


Mimari Restorasyon Mezunuyum Gönderen: hakatn türk
[30 Ekim 2020, 16:00:23]


MODELLEME/GÖRSELLEŞTİRME UZMANI Gönderen: saranurdede
[30 Ekim 2020, 10:03:49]


Ynt: restorasyon projesine personel aranıyor Gönderen: 123gn123
[28 Ekim 2020, 19:09:58]


Ynt: restorasyon projesine personel aranıyor Gönderen: tatuncay21
[27 Ekim 2020, 23:22:30]


Ynt: Bitirme Projesi - Safranbolu Akçasu Birlik Evi Rölöve ve Restorasyon Projesi Gönderen: aslan38
[27 Ekim 2020, 12:32:43]

SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal