Merhaba

Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Reklam Alanı

Gönderen Konu: Namazgâhın halısı çimen, kubbesi semâ  (Okunma sayısı 6949 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Emre
  • Restorasyon Forum
  • **
  • İleti: 66
  • Cinsiyet: Bay
Namazgâhın halısı çimen, kubbesi semâ
« : 11 Mart 2011, 18:21:31 »
Namazgâhın halısı çimen, kubbesi semâ

Bazı kaynaklarda musalla ya da secdegâh olarak geçen namazgâhlar, açık havada namaz kılmak için yapılmış ibadet yerleri. Peygamber Efendimiz (sas) ve Osmanlı döneminde, bilhassa yaz günlerinde sıklıkla kullanılmış. Ancak günümüzde işlevlerinden uzak.



Çitlembik ağacından duvarları, gökyüzünden kubbesi, çimenlerden halısı olan farklı bir mabet. Dört duvar arasındaki sessizliğin verdiği huzurla kılınan namazların yerine, kuş cıvıltıları, su şırıltıları ve yaprak hışırtılarıyla gelen tefekkür... Mevzu bahis, Efendimiz Hz. Muhammed (sas) zamanında yaygın olarak kullanılan ama günümüzde isimleri, adresleri unutulan namazgâhlar. Bir anlamda duvarları, kubbesi ve minaresi olmayan camiler.

Açık havada namaz kılmak için yapılmış bu ibadet yerlerinin genel özellikleri etrafı alçak duvarlarla çevrili, üstü açık mekânlar olması. Her birinde kıble yönünü belli eden bir mihrap taşı var. Yaz günlerinde ibadetin (özellikle cuma namazlarının) rahat kılınabilmesi için çevrelerine çitlembik ya da çınar ağaçları dikilmiş. Kiminin zemini toprak, kiminin çimen, kimininki taş. Bazı namazgâhlar zeminle aynı hizada, bazıları zeminden biraz daha yüksek. Ortak özellikleri hemen hepsinde bir mihrap taşı bulunması ve abdest almak için yakınlarına inşa edilmiş çeşmeleri. Namazgâhlar, İslam'ın ilk yıllarından beri birlik ve beraberliğin gelişmesine katkıda bulunan mekânlar aynı zamanda.

Kimi şehir içinde mesire yerlerine inşa edilmiş, kimi şehir dışında, kervan yollarına ya da ordu sevkiyatının yapıldığı önemli kavşaklara... Şehir içindekiler yaz mevsiminde ibadetleri kolaylaştırma düşüncesiyle yapılmış. Diğerleri ise seyahat sırasında insanların ibadet ve dinlenme ihtiyacını giderebilme amacı taşıyor. Bu yüzden kenarlarına genellikle çeşme, kuyu ya da abdesthaneler ilave edilmiş.

Hepsi olmasa da birçoğu sadece namaz kılınan değil, aynı zamanda halkın çeşitli kararları tartışmak için bir araya geldiği yerler. Hacca ya da askere gidecek insanlar, sefere çıkacak ordular buralardan dualarla uğurlanırmış. Sıcak yazlarda, yıldızlı gökyüzünün ve ay ışığının altında yatsı ve teravih namazları eda edilirmiş.

Fetih ordusunun namazgâhından günümüze kalan yalnızca bir minber

Arabistan'dan Suriye'ye, Mısır'dan Fas'a kadar tüm İslam coğrafyasında örneklerine rastlamak mümkün. Aslına bakarsanız ilk örnek, İslam'da ilk cami kabul edilen Efendimiz'in evinin avlusu. Ancak o zamanlar bir mimari yapı olmaktan ziyade, ibadet edilen her açık mekân namazgâh kabul edilirmiş. 4 halife döneminden sonra bu mekânlara mihrap ve minber eklenmiş. Osmanlı döneminde inşa edilenler de genellikle 'mihrap ve minberli' örnekler. Fakat kentlerin büyümesiyle çoğu şehir içinde kaldığından imar faaliyetleri sırasında yok edilmiş.

Bunlardan biri İstanbul'un bilinen en eski namazgâhı, Fatih Sultan Mehmet'in Okmeydanı'na yaptırdığı mabet. Öyle ki, Fatih Sultan Mehmet bir fermanında bu namazgâhla ilgili, "Ben Bizans'a karşı gaza ederken, ilk namazımı burada kıldım, burada ilk namazgâhımı kurdurdum. Gazaya, şehadete buradan koştum. Bu dağlar, bayırlar, ol yüce vasiyet ederim ki, kimseler buraya bina kurmaya." diyor. Ancak buranın 2006 yılına kadar koruma altına alınmayışı, namazgâhtan geriye yalnızca yıkılmak üzere olan bir minber kalmasına neden oluyor. Neyse ki namazgâh ve çevresindeki tekke şu an restorasyon aşamasında.

İstanbul'da 153 namazgâh

İstanbul'da, tarihi kaynaklarda adı geçen 153 namazgâh bulunuyor. Ancak bunların çoğu Okmeydanı Namazgâhı gibi günümüze ulaşamamış. Kaynaklara göre vakti zamanında, Eyüp'te 15, Zeytinburnu'nda 11, Bakırköy'de 1, Eminönü'nde 5, Şişli'de 4, Beşiktaş'ta 7, Beyoğlu'nda 11, Sarıyer'de 3, Kartal'da 1, Kadıköy'de 28, Üsküdar'da 50, Beykoz'da 18 namazgâh mevcutmuş.

İstanbul başta olmak üzere Çanakkale, Edirne, Bursa, Malatya, Konya, Eskişehir, Diyarbakır gibi Türkiye'nin pek çok şehrinde namazgâh bulunuyor. Ancak birçoğunun namazgâh olduğu bile bilinmiyor. Koruma altına alınanların çevresi ise demir parmaklıklar ya da duvarlarla kapatılmış. Günümüze kadar ulaşan Gelibolu Azebler Namazgâhı (1407), Bursa Umurbey Namazgâhı (1439) ve İstanbul Esma Sultan Namazgâhı (1779) Osmanlı döneminin en önemli namazgâhlarından kabul ediliyor.



Esma Sultan Namazgâhı'nda ibadetler çeşme haznesinin üzerinde yapılıyor.

Çeşme haznesinin üzerinde namaz kılınıyor

İlk bakışta meydan çeşmesi görünümünde olan, namazgâhların en güzel örneklerinden biri Kadırga'da bulunan Esma Sultan Namazgâhı (1871). Namazgâh çeşme haznesinin üzerinde bulunuyor. Yani namaz kılınacak alana çeşmenin sol yanındaki merdivenden çıkılıyor. Bu tip namazgâhların birkaç kişinin namaz kılabileceği ölçüde inşa edilenleri olduğu gibi 30-40 kişinin saf tutacağı büyüklükte olanları da var. Bu ibadet mekânlarında çeşme, mihrap yüzünün arka tarafında bulunuyor.



Bezmiâlem Valide Sultan Namazgâhı, çeşmenin yanında bulunuyor.


Çeşme yanındaki yeşil ibadet alanları

Çeşme yanındaki namazgâh alanları ise günümüzde çok fark edilemiyor. Mesela Maçka'daki Bezmiâlem Valide Sultan Çeşmesi Namazgâhı yol kenarında ağaçlıklı bir alan gibi görünüyor. Bu tarz namazgâhlar genellikle çeşmenin yanına bir kıble taşı ilavesiyle oluşturulmuş. Namazgâh alanlarının zeminleri, fark edilmesi için taş veya tuğla ile döşenmiş. Tabii Valide Sultan Namazgâhı gibi yerden yaklaşık yarım metre yükseltilerek ve yeşil bir alanın çevrelenmesi ile oluşturulanlar da var. Topkapı Sarayı'nın avlusunda bulunan, günümüze yalnızca taşı ulaşabilmiş namazgâhlar olduğu gibi, Ayrılık Çeşmesi ya da Bostancı'daki Çatalçeşme gibi yalnızca çeşmesi ayakta kalabilmiş namazgâhlar da var.



Anadolu Hisarı Namazgâhı'nın mihrabı ve minberi günümüze kadar ayakta kalabilmiş.


Minberli ve mihraplı namazgâhlar

Çoğunlukla yerden biraz yükseklikte, etrafı duvar ya da sütre ile çevrilmiş namazgâhlarda genellikle kıble yönündeki duvar daha geniş oluyor ve ortasına bir mihrap ekleniyor. Mihrabın hemen sağ yanında taştan bir minber oluyor. Beykoz'da bulunan Anadolu Hisarı Namazgâhı, mihrabı ve minberiyle günümüze ulaşabilmiş örneklerden.

Zaman

ssvlyy

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 35
  • Cinsiyet: Bayan
Ynt: Namazgâhın halısı çimen, kubbesi semâ
« Yanıtla #1 : 13 Mart 2011, 23:56:36 »
namazgah die bir yapının varlıgının oldugunu inanın bu haberle ögrendim :( sokakta böle bişey görsem çeşme der geçerdim artık namazgahmı çeşmemi dikkat edicem:) cok yararlı bir haber oldu benim için teşekkürler..
£ğeR bİR GüN sIKarSA s£ni DüNyA RaBBin£ dÖnÜp b£niM SıkInTım VaR d£m£;SıkINtInA dÖnÜp b£niM bÜyÜk  RaBBiM VaR d£..!!

mAveRan

  • Restorasyon Forum
  • ***
  • İleti: 104
  • Cinsiyet: Bay
  • Mimari Restoratör
Ynt: Namazgâhın halısı çimen, kubbesi semâ
« Yanıtla #2 : 21 Mart 2011, 21:42:24 »
Edirne ve bursadan bi kaç namazgahı inceleme ve  fotoğraflarını  çekime imkanım olmuştu.
Güzel bir konu,paylaşım çin teşekkürler.
                                                                                                                                               Üslub-u beyan ayniyle insan..

aslan38

  • Mimar
  • Admin
  • ******
  • İleti: 825
  • Cinsiyet: Bay
  • Ya en iyi olacaksın! Yada en iyilerden olacaksın!
  • Okul: Kutahya Dumlupinar University - Azerbaijan University of Architecture and Construction
Re: Namazgâhın halısı çimen, kubbesi semâ
« Yanıtla #3 : 22 Mart 2011, 22:57:25 »
günümüzde neden namazgah yapılmıyor. çok merak ediyorum... pekala mini namazgahlar yapılabilir.. yada dinlenme tesislerinde mescitlerin yanında yaz günlerinde kullanılmak üzere... geçmişimizi unutuyormuyuz ?????
ZArifoglu
Sinan'in izinden giden mimar.

Dogukan_3002
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 7
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Namazgâhın halısı çimen, kubbesi semâ
« Yanıtla #4 : 29 Ekim 2011, 19:00:30 »
elinizde hazır namazgah ölçüleri yada autocad de çizilmiş bir şekilde varsa yollayabilir misiniz acaba ?

 

* Bizi Takip Edin

Son Mesajlar

TECRÜBELİ MİMAR Gönderen: mbykclk
[30 Ekim 2020, 16:25:31]


Mimari Restorasyon Mezunuyum Gönderen: hakatn türk
[30 Ekim 2020, 16:00:23]


MODELLEME/GÖRSELLEŞTİRME UZMANI Gönderen: saranurdede
[30 Ekim 2020, 10:03:49]


Ynt: restorasyon projesine personel aranıyor Gönderen: 123gn123
[28 Ekim 2020, 19:09:58]


Ynt: restorasyon projesine personel aranıyor Gönderen: tatuncay21
[27 Ekim 2020, 23:22:30]


Ynt: Bitirme Projesi - Safranbolu Akçasu Birlik Evi Rölöve ve Restorasyon Projesi Gönderen: aslan38
[27 Ekim 2020, 12:32:43]

SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal