Restorasyon Forum

Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Restorasyon Forum - Reklam Alanı

Gönderen Konu: Patara Deniz Feneri için Elele Verelim!  (Okunma sayısı 3552 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

vecih

  • Restorasyon Forum
  • ****
  • İleti: 363
  • Cinsiyet: Bay
  • Okul: MSGSÜ
Patara Deniz Feneri için Elele Verelim!
« : 16 Şubat 2009, 15:54:08 »
Antalya Expo Center'da düzenlenen 'Antalya ve Deniz Atölyesi' Panelinde; Patara Deniz Feneri ile ilgili konuşma yapan Prof Dr. Havva İşkan Işık; 'Dünya'nın en eski deniz fenerini kaybetmek gibi bir lüksümüz yok' dedi.

Dünyanın en eski deniz feneri bu topraklarda ama binlerce yıllık tarihi yalnızlığı halen devam ediyor. Acı ama gerçek. Bir Türk vatandaşı olarak böylesine önemli tarihi değere sahip olduğumuz için duyduğum gurur ve sevinç, yarım kalan restorasyon çalışmasının hikayesini öğrendiğimde derin bir hüzüne bıraktı yerini.

Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Prof.Dr. Havva İşkan Işık; bu kıyılar üzerindeki deniz ticaretinde aşağı yukarı her geminin Patara limanında durması gerektiği bir noktada bulunan kazı çalışmalarına 2004 yılı Ağustos ayında başlıyor. Slaytlar eşliğinde anlatılan kazı çalışmalarını görsel olarak izlemek; tarihin derinliklerinden gün ışığına çıkarılan Deniz Feneri ile duygusal bağ kurmamızı sağladı.

Kazı çalışmalarında başta Deniz Kuvvetleri Komutanı Sayın Özden Örnek olmak üzere Antalya Deniz Ticaret Odası , İstanbul Deniz Ticaret Odası'nın desteklerine teşekkür ederek söze başlayan Prof. Dr. Işık'ı, çok daha fazla Antalyalının dinlemesini çok isterdim.

Kazının başlangıç aşamasında daha mütevazı bir yapı beklediklerini belirten Prof. Dr. Işık, kazı çalışmalarında tamamı kum altında olan bir yapı ile karşılaştıklarını ve Patara Deniz Feneri'ni 12 metrelik kum dağının altından çıkardıklarını anlattı. Kazı ile ilgili ilginç anekdotlara da yer veren Prof..Dr. Işık, 2005 yılında fenerin taşları arasından 3 insan iskeleti bulunduğunu belirtti. Muhtemelen görevli olduklarını ve çökme sırasında sıkışarak kaçamadıklarını söyledi.

10 ile 11 metre yüksekliğe sahip Patara Deniz Feneri'nden 3 bin taş kaldırıldığını ve her biri için plan oluşturulduğunu anlatan Prof. Dr. Işık, çıplak gözle bakıldığında her taşın nereden düştüğü anlaşılacak şekilde yerleşim düzeni yapıldığını ifade etti.

2006 senesinde Patara Fenerinin kazı çalışmalarının tamamlandığını ve restorasyon için bekleme dönemine girildiğini anlattı.

ROMA İMPARATORU NERON TARAFINDAN YAPTIRILDI!
Roma İmparatoru Neron tarafından yaptırılan Patara Feneri'nde antik döneme ait özel yazı tekniği ile bakır ve altın kaplama harflerle bir de ithaf yazısı bulunmuş. Fener ithaf yazısında şu ifadeler yer alıyor:

'Tanrısal Claudius'un oğlu, Tiberius Ceasar Augustus ve Germannicus Ceasar'ın torunu, tanrısal Augustus'un torununun oğlu; 11 kez tribunat erkinin sahibi, 4.kez Konsal, karaların ve denizlerin efendisi ve vatanın babası Nero Claudius Ceasar bu feneri denizcilerin selameti için yaptırdı. İnşaatı, propraetorik düzeydeki imparatorluk valisi Sextus Marcşus Priseus yürüttü.'

Prof.Dr. Işık, bu yazı ile ilgili olarak; 'asla ve kesinlikle sıradan bir durum değil.Burada imparatorun adı geçmesi için bizzat kendisinden izin alınması gerekir, kimse imparatorun adını gelişigüzel kullanamaz.' cümleleriyle fenerin tarihsel önemini vurguladı.

Dünyanın 7 harikasından biri olan İskenderiye Feneri başta olmak üzere çeşitli bölgelerdeki deniz fenerleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Işık, bu deniz fenerleri konusunda düzeltilmesi ve yenilenmesi gereken noktalar olduğunu söyledi.

LA CORUNA DENİZ FENERİ'NDE DE ESKİ !
İspanya'da bulunan La Coruna Deniz Feneri, konuşmanın en can alıcı ve ilginç bölümüydü çünkü Patara Deniz Feneri ile ilgili müthiş bir karşılaştırma vardı:

La Coruna Feneri İspanya Kralı 1V.Karl döneminde (1788-1791) kökten restorasyon geçirerek dış yapısındaki orijinalliğini kaybetmiş ve bugünkü neoklasik görünümünü almış. İS. 110 yılı civarında inşa edilen La Coruna Feneri dünyadaki en eski fener olarak tanımlanıyor oysa Patara Deniz Feneri ondan 45 yıl önce inşa edilmiş. Patara Deniz Feneri ayağa kaldırıldığında ise 'Dünya'daki tek en erken orijinal deniz feneri' ünvanını alacak.

Bir diğer karşılaştırma daha da anlamlı ve değerli:

La Coruna Feneri mitolojik anlatımla, Herakles'in 3 gün 3 gece dev Genyon ile savaştığı kayadan oluşmuş ve onun anısına yapılmış.


Patara Deniz Feneri ise Roma İmparatorluğu'nun bir güç göstergesi olarak İmparator Neron'nun prestij yapısı statüsü olarak inşa edilmiş.

Yani Roma İmparatoru Neron tarafından yaptırılan Patara Deniz Feneri;Dünya'daki en erken deniz feneri olarak bu topraklarda bulunuyor. Peki Türkiye bunun farkında mı acaba?. İşte bu noktada sevinciniz derin ve koyu bir hüzüne dönüşebilir.

DEPORTİVO LA CORUNA FUTBOL TAKIMINA NEDEN 'TÜRKLER' DENİYOR?
Prof.Dr.Havva Işık konuşmasının bu bölümünde biraz keskin bir ifadeyle 'kültürden giremedik belki sporla dikkati çekmeyi başarabiliriz' diyerek pek çoğumuzun bilmediği bir detaya dikkat çekti ve şöyle konuştu:

'Deportivo La Coruna Futbol takımının 'Türkler' lakabını alması, İspanya'nın yiğitliğiyle ünlü Galiçya delikanlılarının Barbaros Hayrettin Paşa ve Türklerle kurmuş oldukları kalıcı ilişkiler ile yaptıkları tarihsel işbirliğine uzanır. Deportivo La Coruna futbol takımına Türkler diye hitap ediliyor. Tüm maçlarına Türk bayrakları ile çıkıyorlar. Nasıl oluyor da böyle bir Türk dostluğu karşısında bir ilişki kurulamamıştır?. Afrika'nın Tanzanya sından kardeş kent buluyoruz da neden buradan bulamıyoruz.?.

ANTALYA MARKA ARIYOR AMA 3 YILDIR HİÇBİR SİVİL TOPLUM KURULUŞU, PATARA DENİZ FENERİNİN AKİBETİNİ SORMADI!
La Coruna Kentinin resmi armasının deniz feneri olduğunu belirten Prof.Dr.Işık, fenerin kazı çalışmalarında gelinen noktayı ve kentin duyarlılığını şöyle özetledi:

'1990 yılından beri Akdeniz Üniversitesi'nde görevliyim. 1990 yılından beri Antalya bir marka arayışı içinde. Bu kent turizmde bin bir türlü sorunla boğuşuyor. Bu kent deniz- güneş- kumdan, her şey dahil otelleri nasıl pazarlarız mücadelesi içinde. Tüm bu sorunlar listesi uzatılabilir. Şimdi herkesin bildiği bir noktaya temas etmek istiyorum.

La Coruna Feneri bir kentin resmi armasıdır ve deniz feneri kentin simgesi olarak kabul görmüştür. Dünyanın her yerinden binlerce turist bu feneri görmek için sıraya girmektedir. 2005 yılından beri Patara deniz fenerinin restorasyonu için bir milim dahi hareket edilmiyor.3 yıldan beri Antalya'daki hiçbir sivil toplum örgütü kapımızı çalıp 'hocam siz deniz feneri bulmuştunuz, ne yaptınız bu feneri, yerinde duruyor mu hala?' demedi.Eğer Antalya ve Türkiye yeryüzündeki en erken deniz fenerini kaybetmek gibi bir lükse sahip olduğuna inanıyorsa benim söyleyeceğim hiçbir şey olamaz.

Çok yakın tarihte Sayın Turizm Bakanımıza bir brifing verdik. Patara deniz feneri ile ilgili bütün çalışmalar ve restorasyonun akıbeti konusunda bilgi verdim. 7.Şubat 2008'de Sayın Meclis başkanımızı bilgilendirdik.

Bu fenere 2004 yılında vurulan ilk kazmada Deniz Kuvvetlerimiz yanımızdaydı. Bugün son günü ve sadece onlar yanımızda, bu beni çok üzüyor. Bu kurum görevi olmamasına rağmen bu feneri ayağa kaldıracak mali bir zorunluluğu olmamasına rağmen yanımızda.

PATARA'DA İKİ DENİZ FENERİ VAR!
Patara'da iki deniz feneri var Bir tanesini bulduk, kazı çalışmalarını tamamladık, restorasyon projesini hazırladık ama ayağa kaldıramıyoruz. İkinci deniz fenerinin yeri konusunda aşağı yukarı tahminlerimiz var ama tüm bu kazılarda emeği geçmiş bir bilim insanı olarak Patara Deniz Feneri ayağa kaldırılmadığı sürece, restore edildiğini görmeden, 2. deniz fenerine dokunmayacağım.Çünkü toprak onu bizden daha iyi koruyor!...'dedi.

TARİHİNE SAHİP ÇIKAMAYAN ÜLKE MARKALAŞMAYI HİÇ KONUŞMASIN!
Ülkemizin tarihi miraslarını toprağın derinliklerinden gün ışığına çıkaran bir bilim insanının başladığı işi tamamlayamaması nedeniyle yaşadığı derin üzüntüyü anlamamak ve etkilenmemek için taş olmak gerekir. Dünyanın en eski deniz feneri bu coğrafyada ama bizler onu ortaya çıkarmak, tüm dünyaya tanıtmak için hiçbir şey yapmadan oturuyoruz. Üstelik bir de markalaşmaktan bahsediyoruz. Tarihine sahip çıkamayan insanlar nasıl markalaşır?.

Antalya Kent Müzesi'nin düzenlediği ' Antalya ve Deniz Atölyesi' panelinde Prof.Dr. Havva İşkan Işık ile kahve molasında kısa bir söyleşi yaptık. Sohbetimizde 'Akdeniz'in boş bir sayfa gibi olduğunu' söylediğimde Prof.Dr. Işık, bana şu sözlerle katıldı:

'Dünyaya egemen olan ülkeler denize egemendir.Türk denizciliğinin eski görkemine mutlaka geri iade edilmesi gerekiyor. Bunun içinde herkesin üzerine düşen her türlü görevi yapması lazım. Askeri anlamda deniz kuvvetleri muazzam bir potansiyele sahip. Askeri denizcilik anlamında ülkemizin hiçbir problemi yok.Ama sivil ve ticari, ulaşım anlamında denizcilik konusunda ülkemizin daha gitmesi gereken fevkalade uzun bir yol var ve bu yolu kısaltmak için de bu günden itibaren koşmaya başlanması gerekiyor.

Bizler öğrencisinden öğretim üyesine kadar bütün elemanlarıyla işbirliği içinde, kamu ve yayın çalışmalarımızla bilim insanları olarak görevimizi yerine getiriyoruz. Diğer mekanizmalara da restorasyon ve tanıtım gibi taleplerimizi iletiyoruz. Ancak bu son iki söylediğim başka bilim dallarını ilgilendiren kategoriler, biz işletmeci, uluslararası ilişkiler ve iletişimci değiliz. Tüm bilim dallarının oluşturacağı bir grup içinde; yerel yönetimlerin katılacağı bir grupla, valimizin önder olacağı bir yapılanma ile değerlendirilmelidir. Sonuca böyle ulaşılacağına inanıyorum. Yoksa bilimsel olarak herkeste bu ilgiyi görmek mümkün ama sanki organizasyonun yönlendirilmesi açısından hala yapılması gereken bazı şeyler var gibi görünüyor.'dedi

Referans : Turizm Haberleri
Güzel sanatlarda muvaffak olmak, bütün inkilaplarda başarıya ulaşmak demektir. Güzel sanatlarda muvaffak olamayan milletler ne yazık ki, medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıyla yer almaktan ilelebet mahrum kalacaklardır.”   M.KEMAL ATATÜRK

 

* Bizi Takip Edin

SimplePortal 2.3.7 © 2008-2024, SimplePortal