19 Kasım 2017, 09:59:01Son Üye: Tugce Sert

Gönderen Konu: Nemrut Dağı  (Okunma sayısı 7738 defa)

Restorasyon

  • Restorasyon Forum
  • *****
  • İleti: 827
  • Cinsiyet: Bay
Nemrut Dağı
« : 22 Ocak 2009, 03:15:18 »
Nemrut Dağı

Doğu ve Batı Medeniyetlerinin, 2150 m. yükseklikte muhteşem bir piramitteki kesişme noktası, Dünyanın sekizinci harikası Nemrut, Yüksekliği on metreyi bulan büyüleyici heykelleri, metrelerce uzunluktaki kitabeleriyle, UNESCO Dünya Kültür Mirasında yer almaktadır.




Nemrut Dağı, üzerinde barındırdığı dev heykellerin ve anıt mezarın yanı sıra, dünyanın en muhteşem gündoğumu ve gün batışının seyredilebildiği yer olmasıyla da ilgi çekmektedir. Her yıl binlerce insan gündoğumu ve gün batışını seyretmek için Nemrut Dağına gelmektedir.

UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası olarak ilan edilen Nemrut Dağı, çevresindeki Kommagene Uygarlığı eserleri ile birlikte ülkenin önemli Milli Parklarından biridir. Nemrut Dağındaki dev heykeller ve tümülüs, Arsameia (Eski Kale), Yeni Kale, Karakuş Tepesi ve Cendere Köprüsü Milli Park sınırları içerisinde yer alıyor.



Tarihçe

İki bin yıldır güneşin doğuşunu ve batışını 2150 m. yükseklikte izleyen dev heykellerin sırrının çözülmesi için Kommagene Uygarlığı'nın keşfine gitmek gerekir.

Nemrut Dağı'nın Kraliyet Akademisi tarafından araştırma yapmak üzere bölgeye gönderilen genç bilim adamı Otto Punchtein başkanlığındaki ekip, Nemrut Dağı'nın tepesindeki tümülüs ve tümülüsün doğu ve batı yanlarında oluşturulmuş teraslar üzerindeki devasa heykeller ve çeşitli kabartmalardan oluşan eserler üzerinde çalışır. Uzun çalışmalar sonunda Grekçe yazılı kitabeyi çözen Punchstein, bu eserlerin Kommagene Uygarlığı'na ait olduğunu ve Kommagene Kralı I. Antiochos tarafından yaptırıldığını keşfeder. Antiochos'un ağzından yazılan kitabe, Nemrut Dağı'nın sırrını ve Antiochos'un yasalarını içermektedir.

Kommagene Uygarlığının ortaya çıkmasını sağlayan kazılar, Nemrut Dağı'ndan başka Arsameia, Samsat ve Fırat Havzasında gerçekleştirilmiştir. Bölgede yapılan kazılarda ortaya çıkartılan taşınabilir eserler müzelerde, geri kalanları da Milli Park Alanı içerisinde korumaya alınmıştır.



Kommagene Krallığı


Yunanca "Genler Topluluğu" anlamına gelen Kommagene, ismiyle bağdaşırcasına, Grek ve Pers uygarlıklarının inanç, kültür ve geleneklerinin bütünleştiği güçlü bir krallıktır. Toros Dağlarındaki çeşitli yolların birleştiği noktada bulunan antik Kommagene Krallığı, Suriye'nin Kuzeyi, Hatay, Pınarbaşı, Kuzey Toroslar ve doğuda Fırat Nehri'nin çevrelediği verimli topraklarda yer almıştır. Tarıma ve hayvancılığa elverişli ve ekonomik önemi yüksek sedir ağacı ormanlarını barındıran Kommagene topraklarının, ilk çağlardan beri yerleşim alanı olarak kullanıldığı civardaki mağara ve arkeolojik buluntulardan anlaşılmaktadır.

Antik dünyanın küçük ancak güçlü ülkesi Kommagene, baba tarafı Pers Krallarından "Krallar Kralı olarak anılan Darius'a ile, anne tarafı Makedonya Hükümdarı Büyük İskender ile akraba olan bir prensin oğlu Mithradates Kallinikos tarafından, İ.Ö. 109 yılında bağımsız bir krallık olarak kurulmuştur. Farklı topluluklardan meydana gelen ve ayrı inanç ve kültürlere sahip Kommageneliler arasındaki birliği sağlamak konusunda büyük başarı sağlayan Mithradates Kallinikos, tanrılarla olan bağını kuvvetlendireceği ve böylece ulusunu barış içerisinde yaşatacağı inancıyla ülkesinin çeşitli yerlerinde tapınaklar yaptırmıştır.



İklim

Kahta ilçe sınırlarındaki Nemrut Dağında karasal iklim özellikleri görülmektedir. İlçe sınırlarındaki Atatürk Baraj gölü nedeniyle, iklim yapısı önemli bir ölçüde değişikliğe uğrayarak Akdeniz iklimi ile benzerlik göstermeye başlamıştır. Ancak yaz ortasında bile, Nemrut Dağında gün doğumu oldukça soğuk olur.


Antiochos'un tümülüsü ve dev heykelleri, Arsameia(Eskikale),Yenikale, Karakuş Tepe ve Cendere Köprüsü Milli Park içerisinde kalan kültürel değerlerdir. Eski çağlarda "Kommagene"olarak anılan bu bölgede, I.Mithradates tarafından bağımsız bir krallık kurulmuş, krallık onun oğlu I.Antiochos (MÖ 62-32)un egemen olduğu yıllarda önem kazanmıştır. MS.72 yılında da Roma'ya karşı yapılan ve kaybedilen savaş ile krallığın bağımsızlığı sona ermiştir.

Nemrut Dağı doruğundaki kalıntıları yerleşme yeri olmayıp Antiochos'un Tümülüsü ve kutsal alanlardır. Tümülüs, 2150 metre yüksekliğinde, Fırat Nehri geçitlerine ve ovalarına hakim tepe üzerinde bulunmaktadır. Kralın kemiklerinin yada küllerinin anakayaya oyulmuş odaya konulduğu ve 50 metre yüksekliğinde ve 150 metre çapındaki tümülüs ile örtüldüğü düşünülmektedir. Girişi kuzeyden olup doğuda ve batıda dini törenlerin yapıldığı teras şeklindeki avlular yer almaktadır.

Her iki terasta da aslan ve kartal heykelleri arasında yüksekliği 7 metreye ulaşan oturur vaziyette dev heykeller sıralanır, bunlar yazıtları ve kabartmaları olan ortostad (dik olarak konulan büyük taş bloklar)'la çevrilmiştir. Eski Kahta Köyü yakınında Kommagene'nın başşehri Arsameia yer alır. Burada, Mithridates'in kutsal alanı bulunmaktadır.

Yine Eski Kahta yakınında Kocahisar Köyü civarında sarp kayalar üzerine kurulmuş Yenikale yer alır. Kale ortaçağ etkileri taşırsa da geç devre aittir. İçinde su depoları, hamam, cami ve Kahta Çayı'na inen gizli su yolu bulunmaktadır.

Kahta Çayı'nın bir kolu olan Cendere Çayı'nın daraldığı yerde iki ana kaya üzerinde tek kemerli olarak yapılan Cendere Köprüsü yer almaktadır. Köprü sütunları üzerindeki kitabeye göre Kommagene şehirleri tarafından Roma İmparatoru Septimus Severus(MS 193-211)ile karısı ve oğulları onuruna yaptırılmıştır. Arsameia'nın 10 km güneybatısında 21 metre yüksekliğinde krallık kadınlarının gömüldüğü Karakuş Tepe Tümülüsü bulunmaktadır.

Orman formasyonu içerisinde meşe türleri ve ağaç alanları bulunur.Yaban hayatı bakımından ayı, kurt, çakal, tilki, porsuk türlerine rastlanır.

Görülebilecek Yerler: Nemrut Dağı ve Kommagene Kralı Antiochos'un Tümülüsü ile kutsal alanları, dev heykeller, Arsameia(Eski Kale),Yeni Kale, Karakuş Tepe ve Cendere Köprüsü en başta ziyaretçilerin görmesi gerekli yerlerdir.

Mevcut Hizmetler ve Konaklama: Park içerisinde konaklama, yeme-içme olanakları bulunmaktadır. Nemrut Dağı Milli Parkı'nda otel, Karadut ve Kahta'da pansiyonlar mevcuttur.



Adıyaman il merkezine 75 kilometre uzaklıktaki Nemrut Dağı, doruğunda Türkiye'nin en görkemli tarih hazinelerinden birini barındırıyor. 2150 metre yüksekliğindeki dağın doruğunda kesme taşların yığınlanmasıyla oluşturulmuş kesme taşların yığılmasıyla oluşturulmuş gizemli bir yapı var. Bu taş yığınının altında Kommagene Kralı I.Antiokhos'un mezarı bulunuyor. Mezarın doğu ve batı yanı ise dev heykeller ve kabartmalarla donatılmış.



Nemrut dağındaki muhteem heykellerden biri Zeus'a ait. Heykelin başı bulunduğu yerden kopup düştüğü halde oldukça sağlam durumda.



Nemrut Dağı doruğundaki heykeller iki teras halinde dizilmiş. Batı ve doğu terası. Kommagenelerin taptığı Tanrıların panteonu gibidir. Aslan ve kartal heykellerinin yanı sıra yan yana oturur durumdaki Tanrı heykelleri büyüleyici bir görünüme sahiptir.

Video

http://www.youtube.com/watch?v=DmAlH9v1-mw&feature=related
Bu Konuyu Paylaş Digg  Facebook  SlashDot  Delicious  Technorati  Twitter  Google  Yahoo

Engin Açıkgöz

  • Ziyaretçi
Ynt: Nemrut Dağı
« Yanıtla #1 : 17 Ekim 2011, 22:13:22 »
Slm
 Bence mezar odalarının yapısı piramitlerinkilere çok benziyor
belkide dağ gibi görünmesini istemişlerdir bence o çakıl yığınını altında bir piramit var araştırma ekibi yabancı ülkelerden geldiği için biz Türklerin daha fazla şeyler öğrenmesini istemediklerinden dolayı gün yüzüne çıkartmamışlardır
bu durum çindeki piramitlerde de yapıldığı için bu düşünceye kapıldım
ayrıca bir türlü anlam veremiyorum Türkiyede bu kazıları ve araştırmaları yapabilecek insan evladı kalmamışmı ? başka milletlerden araştırmacı getiriyoruz
ünüversitelerimizde arkeyoloji bölümü yokmu ? varsa okulu bitirenleri neden değerlendirmiyoruz

sanırım  bizim memleketimizde bu soruları sormak  çok saçma oldu.

simavi13

  • Yeni Üye
  • *
  • Avatar Seçiniz
  • İleti: 2
  • Cinsiyet: Bay
Ynt: Nemrut Dağı
« Yanıtla #2 : 06 Ocak 2012, 13:29:19 »
arkadaşlar ben adıyamanlıyım ve nemrut dağı hakkında bir çok şey öğrendim tümülüsün altında iki tane büyük oda var kimileri su deposu olduğunu söylüyor kimileri ise hazine odası olduğunu söylüyor. nemrut dağını almanlar 1945 yılında keşfediyor ve bir çok tarihi eseri çıkarıp götürüyor Türkiye ise bu harikayı 70'li yıllarda keşfediyor.yani anlayacağınız almanlar tarihimizi çaldı.


 

Hızlı yanıt'ı kullanarak çabukça ileti gönderebilir, iletilerinizde gülümseme ve bbc kullanabilirsiniz.

Kullanıcı Adı: E-Posta:
Doğrulama:
Resimde gördüğünüz harfleri giriniz
Harfleri dinle / Farklı bir resim göster
Resimde gördüğünüz harfleri giriniz:
Eylül'den sonra hangi ay gelir? (Güvenlik Sorusunu kutuya giriniz):


Son Konular

* Bizi Takip Edin

Son Mesajlar

Ynt: Her türlü yapının mimari projesi ve tarihi yapıların R&R&R projeleri çizilir Gönderen: Must
[Bugün, 03:05:30]


Rölöve Ölçümleri Ve Projelendirilmesi Gönderen: 1010Proje
[17 Kasım 2017, 13:05:13]


Ynt: Restoratör Kalemkar aranıyor Gönderen: Yağmur Restorasyon
[17 Kasım 2017, 10:51:46]


Ynt: yetiştirilmek üzere iş arıyorum Gönderen: restorator2017
[16 Kasım 2017, 20:25:22]


Mimar/ restoratör aranmaktadır/ istanbul Gönderen: mimaratay
[16 Kasım 2017, 20:08:37]


Ynt: Freelance iş arıyorum Gönderen: lügnos
[16 Kasım 2017, 16:26:36]