24 Ekim 2017, 14:21:55Son Üye: dfgf

Gönderen Konu: Sivas Cami ve Mescitleri  (Okunma sayısı 4203 defa)

MaviMoR

  • Restorasyon Forum
  • ***
  • İleti: 193
  • Cinsiyet: Bay
  • 3D Parça modellemeleriniz yapılır.
Sivas Cami ve Mescitleri
« : 28 Ocak 2009, 21:20:17 »
Ulu Cami (Merkez)

Sivas il merkezinin ortasında bulunan bu caminin yapım tarihi yakın tarihlere kadar kesinlik kazanamamıştır. Vakıf kayıtlarında ise Sultan Alâeddin ve Sultan II. Kılıçaslan’ın oğlu Kudbeddin Melik Şah’ın isimleri geçiyordu. 1960’lı yıllarda Ulu Cami’nin restorasyonu yapılırken ortaya çıkan kitabesi birleştirilmiş ve buna dayanılarak da caminin Kudbeddin Melik Şah (1192-1193) oğullarından Abdül Ahi tarafından 1197’de yaptırıldığı anlaşılmıştır. Cami, I.İzzettin Keykavus Döneminde 1212 yılında onarılmıştır.

Bu cami Anadolu Selçuklu camilerinin en eskilerinden bir örnek olup, harap bir durumda iken 1960’lı yıllarda onarılmıştır.

Kitabe:

”Bu mescit İzeddin’in oğlu Melik Kudbeddin Melik Şah zamanında Allah’ın rahmetine muhtaç Abdül Ahi tarafından yaptırılmıştır.”

Cami bir avlu içerisinde olup, 56.00x33.00 m. ölçüsünde dikdörtgen planlıdır. Oldukça sade bir taş işçiliği gösteren camide süsleme elemanına rastlanmamaktadır. Duvarları kesme taştan yapılmıştır. Kuzey yönündeki üç kapı ile içerisine girilen camide beş sıra halinde enine dizilmiş on sıra halinde elli adet yontma taş payeler üst örtüyü desteklemektedir. Bunlardan orta sahnın güney duvarı önüne bir niş halinde silindirik mihrap yerleştirilmiştir.

İbadet mekânı kuzey ve güney doğrultusundaki yüksek duvarların üzerinde bulunan kemerli pencerelerle aydınlatılmıştır. Üst örtü 1.20x0.90 m. ölçüsünde birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmış payelerin taşıdığı kirişler üzerine düz damlıdır. Son onarım sırasında üzerine kurşun kaplı bir çatı eklenmiştir.

Caminin güneydoğu köşesindeki minare 10 m2’lik bir alanı kaplamakta olup, 35 m. yüksekliğindedir. Son derece güzel bir taş işçiliği olan minarenin kaidesi sekizgen planlıdır. Gövdeyi oluşturan geometrik desenler tuğlalarla meydana getirilmiştir. Bunun üzerine birkaç sıra halinde firuze çiniler yerleştirilmiştir. Minare gövdesi tamamen tuğladan olup, üzerindeki çiniler yer yer dökülmüştür. Gövde üzerinde, şerefenin alt kısmına rastlayan kufi bir yazı frizi ile mukarnas dolgular yerleştirilmiştir.


Kale Camisi (Merkez)

Sivas il merkezinde, Kale Mahallesi Selçuk Sokak’ta bulunan bu camiyi Sultan III. Murat döneminde, Sivas Valisi Mahmut Paşa 1580 yılında yaptırmıştır.

Sivas'ta Osmanlı dönemi camilerinin en güzel örneklerinden biri olan bu yapı, kesme taştan, 16.70x18.75 m. ölçüsünde kare planlıdır. İbadet mekânının üzeri pandantifli bir kubbe ile örtülüdür. Kubbe kasnağı dıştan on iki tambur ve bunun üzerinde de on altı köşelidir. Minber ve mihrabı mermerden olup, oldukça sadedir.

Kare kaide üzerinde yükselen minaresi yuvarlak gövdelidir.

Caminin avlusunda Osmanlı yardımlaşma kültürünün bir örneği olan iki adet sadaka taşı bulunmaktadır. Günümüze sadaka taşlarından çok az örnek gelebilmiştir. Osmanlı döneminde sadaka taşının üzerindeki çukurlara hayır sahipleri para bırakır, sonra ihtiyacı olanlar bunları alırlardı.




Meydan Camisi (Çukur Cami) (Merkez)

Sivas Dikilitaş Caddesi’nde bulunan bu camiyi Koca Hasan Paşa 1564 yılında yaptırmıştır. Önündeki son cemaat yeri XIX.yüzyılda buraya eklenmiştir. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1968 yılında onarılmıştır. Halk arasında Çukur Cami ismi ile de tanınmaktadır.

Cami kesme taştan ve 19.00x27.50 m. ölçüsünde dikdörtgen planlıdır. Üst örtü dört köşeli kalın sütun ile desteklenmiştir. Üzeri eğimli bir çatı ile örtülmüştür. Minber ve mihrabı özellik göstermemektedir.

Kare kaide üzerinde tuğladan yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Caminin avlusunda Zileli Şeyh Şemseddin Sivasi’nin türbesi bulunmaktadır.


Ali Ağa Camisi (Merkez)

Sivas il merkezinde, Hükümet Meydanı yakınındaki Ali Ağa Sokağı’nda bulunan bu camiyi Sivas Valisi Sağır Behram Paşa’nın oğlu Mustafa Bey 1580 yılında yaptırmıştır. Bu caminin yapımı ile ilgili bir de söylenti vardır. Bu söylentiye göre;

Camide kılınan ilk namazda, camiye gelenlere imamın ne okuduğunu soran Mustafa Bey’in uşağı Ali Ağa’nın sorusunu yanıtlayan üç kişiyi Behram Paşa’nın konağına davet etmesinden ötürü Ali Ağa’nın ismi camiye verilmiştir.

Cami yontma taştan, 12.50x16.00 m. ölçüsünde dikdörtgen planlıdır. İbadet mekânının üzeri kubbelidir. Mihrap yonca biçimli bir kemerle çevrilidir ve mukarnas dizilidir. Caminin ahşap minberi daha geç dönemde buraya konulmuştur.

Kare kaideli, yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. Caminin avlusunda Şair İsmail Sefa’nın (1866-1901) mezarı ile yakınında da 1581 tarihli bir çeşme bulunmaktadır.


Ali Baba Camisi (Merkez)

Sivas il merkezinin kuzeyinde Ali Baba Caddesi’nin sonunda bulunan bu cami, giriş kapısındaki kitabesinden öğrenildiğine göre h.1200 (1786) yılında, Ali Baba isimli bir kişi tarafından yaptırılmıştır.

Cami yontma taştan, dikdörtgen planlıdır. İbadet mekânı oldukça geniş pencereler ile aydınlatılmıştır. Caminin kadınlar bölümünün sağında camekânla bölünmüş olan bölümde Ali Baba’nın türbesi bulunmaktadır. Bu türbede Ali Baba, oğlu ve iki torununun sandukaları bulunmaktadır.

Minaresi kesme taş kaideli, yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.


Osman Paşa Camisi (Kilise) (Merkez)

Sivas Osmanpaşa Caddesi’nde bulunan bu cami, Bizans döneminde yapılmış bir kiliseden Osman Paşa tarafından 1584’te camiye dönüştürülmüştür.

Yontma taştan kapalı haç planında yapılan caminin mihrap kısmı yarım kubbe şeklindedir. Buradaki küçük kubbe iki sütun ve mihrap duvarı ile bağlı kemerler üzerine oturtulmuştur. Bunun dışında kalan bölümler tonozludur.

Kiliseye çevrildikten sonra eklenen minaresi taş kaideli olup, tek şerefeli, tuğla gövdelidir.


Paşa Camisi (Merkez)

Sivas il merkezinde, Çarşı içerisinde Nalbatlarbaşı Caddesi’nde bulunan bu camiyi Süleyman Bey 1421 yılında küçük bir mescit olarak yaptırmıştır. Süleyman Bey’in soyundan gelen ve Sultan I.Abdülhamid’in damadı, Hibetullah Sultan’ın eşi, Sivas Valisi Alâeddin Paşa 1805 yılında bu mescidi yıktırarak daha büyük bir cami yaptırmıştır. Bu nedenle de camiye Paşa Camisi ismi verilmiştir.

Cami yöresel sarı kesme taştan, dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. XIX.yüzyıl batı etkisindeki Osmanlı camilerinden bir örnek olup, ibadet mekânını dört payenin yuvarlak kemerlerle birbirine bağladığı merkezi bir kubbe örtmektedir. Bu kubbe yüksek bir kasnak üzerinde olup, dört taraftan çeyrek kubbelerle desteklenmiştir. Ayrıca payelerin üzerleri dışarıdan ağırlık kuleleri şeklindedir. Mihrap nişi dikdörtgen bir çıkıntı yaparak caminin yüksekliği boyunca dışarıya taşkındır. Mihrap içten yuvarlak niş şeklinde olup, devrinin kalem işleri ile bezenmiştir.

İbadet mekânı üç sıra halinde pencere dizileri ile aydınlatılmıştır. Bunlardan alt sıra pencereler dikdörtgen söveli, üst sıradakiler ise yuvarlak kemerlidir. Minaresi 1950 yılında tek şerefeli ve taştan yapılmıştır. Daha sonraki yıllarda caminin yanına ikinci bir minare daha eklenmiştir. Minareler taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve ikişer şerefelidir.


Sait Paşa Camisi (Merkez)

Sivas Sait Paşa Mahallesi, Cumhuriyet Caddesi üzerinde bulunan bu camiyi, Sivaslı Sait İbrahim Paşa 1819 yılında yaptırmıştır. Caminin banisi Sait Paşa’nın mezarı Abdülvahap Gazi mezarlığındadır.

Cami kesme taş ve moloz taştan dikdörtgen planlıdır. İbadet mekânının üzerini dört ağaç direğin taşıdığı düz bir dam örtmekte olup, üzeri kiremit bir çatı ile kaplanmıştır. Mihrap ve minberi özellik göstermemektedir.

Caminin minaresi taştan olup, tek şerefelidir.


Büyük Kazancılar Camisi (Merkez)

Sivas il merkezinde bulunan bu cami minare kaidesindeki kitabeden öğrenildiğine göre Mehmet Ağa tarafından 1812 yılında yaptırılmıştır.

Cami kareye yakın dikdörtgen planda olup, üzeri kırma bir çatı ile örtülmüştür. Moloz taş ve kesme taştan yapılan caminin içerisinde dikkat çeken bir bezemesi bulunmamaktadır. Yanında kesme taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.


Çatalpınar (Korkmazoğlu) Camisi (Merkez)

Sivas Çatalpınar’da bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelememiştir. Bununla beraber cami içerisindeki bir levhada Ali Aşkar Paşa’nın 1833 yılında yaptırdığı yazılıdır.

Moloz taş ve tuğladan yapılmış olan cami kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Üzeri kırma çatı ile örtülüdür. İçerisinde herhangi bir bezemeye rastlanmamıştır. Yanında taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minaresi vardır.


Vişneli Cami (Merkez)

Sivas il merkezinde bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelememiş bu yüzden de yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Ancak belgelerden Miralay İsmail Bey tarafından 1862 yılında yenilendiği öğrenilmektedir.

Cami moloz taş ve tuğladan dikdörtgen planlı olarak yapılmış, üzeri kırma çatı ile örtülmüştür. Yanında taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.


Kale (Hisar) Camisi (Divriği)

Sivas ili Divriği ilçesinde, Divriği Kalesi içerisindeki bu camiyi Mengüçoğlu Sultanı Süleyman Şah oğlu Emir İshak tarafından 1180-1181 yıllarında yaptırılmıştır. Mimarı Magaralı Firuz’dur.

Sivas Divriği’de Türk dönemi yapılarının en eskilerinden biri olması nedeniyle önem kazanan bu yapı Çaltı Vadisi’ne yönelik bir uçurum kenarındadır.

Cami yöresel kırmızı renkte taştan yapılmıştır. Dikdörtgen planlı olup, üzeri tonoz ve kubbe ile örtülüdür. Kubbe yıkılmış ve günümüze pek az kalıntısı gelebilmiştir.

Giriş kapısı Anadolu’nun erken dönemde yapılmış anıtsal görünümlü taç kapılarındandır. Bu giriş kapısı geometrik bezemeler ve sırlı tuğlalarla çevrili yuvarlak bir kemer halindedir. Bu kemerin üzerinde de h.576 (1880-1881) tarihli kufi yazılı kitabesi bulunmaktadır. Burada geometrik motiflerin yanı sıra yıldızlar ve rumiler de dikkati çekmektedir. Bunların çevresini burmalı mukarnaslı bir silme çevrelemektedir.

İbadet mekânı iki sıra halinde altı taş ayakla üç sahna ayrılmıştır. Taş ayaklar yuvarlak kemerlerle birbirlerine bağlanmıştır.Kemerler taş ayaklar üzerindeki dikdörtgen taş yastıklar üzerine oturtulmuştur.Orta sahın tonozla, yan nefler ise dörder kubbe ile örtülüdür. Üç dikey sahınlı ibadet mekânı birbirlerine eşit tonoz ve kubbelerden oluşturulmuş örtü sitemi o dönem için oldukça yenidir. Orta sahın diğer iki yan sahından daha geniş tutulmuştur.

Mihrap bölümü ibadet mekânından ayrılarak yarım kubbeli ve bezemelidir. Mukarnaslı mihrabın yanlarındaki paye başlıklarında palmet ve lotuslar, köşelerinde de aslan başlarına benzeyen motifler görülmektedir. Abanoz ağacından olan minberi kündekâri tekniğinde yapılmıştır. Erken dönem ağaç minberlerindendir. İç mekân duvarların üzerindeki küçük pencerelerle aydınlatılmıştır.

Kale Camisi'nin dış görünümündeki zenginliğe karşılık ibadet mekânı oldukça sadedir.


Ulu Cami ve Darüşşifa (Divriği)

Sivas Divriği ilçesinin doğusunda, Divriği Kalesi’nin bulunduğu tepenin yamacında ve surların dışında bulunan Ulu Cami ve Darüşşifa’sını, kitabelerinden öğrenildiğine göre Mengüçoğlu Süleyman Şah’ın oğlu Ahmet Şah ve eşi Behram Şahın’ın kızı Adil Melike Turhan Melek Sultan1229 yılında yaptırmıştır. Bu nedenle de bazı kaynaklarda ismi Ahmet Şah Camisi olarak da geçmiştir. Yapı topluluğu XVI. yüzyıldan başlayarak değişik zamanlarda onarımlar geçirmiştir. Son onarımını da Vakıflar Genel Müdürlüğü, Y.Mimarı A.Saim Ülgen tarafından 1969 yılında yapılmıştır.

Yapı topluluğu cami, güney duvarına bitişik darüşşifa ve türbeden meydana gelmiştir. Yapı topluluğunda on bir kitabe bulunmaktadır. Bu kitabelerde caminin h.626 (1228-1229) yılında Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubat döneminde Mengücekoğulları Beyi Ahmet Şah ve eşi tarafından yaptırıldığı belirtilmiştir. Yapının mimarı Megaralı Hasan Bin Firuz’dur. Caminin doğu cephesindeki pencere üzerinde bulunan kitabede Ahlatlı Nakkaş Ahmet, minberinde Tiflisli İbrahim oğlu Ahmet ve Hattat Mehmet, caminin güney duvarındaki ayette de Mehmet oğlu Ahmet’in isimleri yazılıdır. Bu kitabeler, yapı topluğunun bir ekip tarafından yapıldığını göstermektedir.

Anadolu’daki Türk mimarisinin erken örneklerinden olan bu yapı topluluğundan cami, kuzey-güney doğrultusunda dikdörtgen bir plan düzeni göstermektedir. Yöresel sarımsı kesme kalker taşından yapılmış olan cami ve medrese bir bütün olarak 32.00x64.00 m. ölçüsündedir. İbadet mekânına batı, kuzey ve doğusundaki üç ayrı kapıdan girilmektedir. Bu kapılardan doğudaki kapı sonradan pencereye dönüştürülmüştür. Bunlardan kuzey cephesinin ortasındaki anıtsal kapı diğerlerinden çok daha farklı olarak yapılmıştır. Anadolu’daki benzeri örneklerinden bezeme olarak da farklılıklar göstermektedir. Bu portal oldukça yüksek ve dışarıya taşkındır. Yüksek kabartma tekniğinde geometrik ve bitkisel motiflerle çevresi bezenmiştir. Geometrik motiflerin yanı sıra tam ve yarım yıldızlar, dörtgenler, altıgenler, baklava motifleri ve zencerekler de bezemeyi tamamlamaktadır. Bitkisel motiflerde kıvrık dallar, rumiler, palmetler ve az da olsa lotuslar bazen sade, bazen de karmaşık biçimde birlikte kullanılmıştır. Bu bezeme diğer kapılar ve Selçuklu dönemi portallerinden farklı olarak çerçeve dışına taşmaları ortaya ilginç bir görünüm getirmiştir. Bezemelerin kuralsız biçimde sınır tanımadığı da açıkça görülmektedir.

Caminin içerisinde dört sıra halinde dörderden on altı sekizgen paye ile beş sahın meydana gelmiştir. Kuzey-güney doğrultusundaki bu payeler birbirlerine sivri kemerlerle bağlanmıştır. Bu kemerlerin duvarlara enine destekler atılmasıyla da 25 dikdörtgen bölüm cami içerisinde meydana getirilmiştir. Mihrap önüne rastlayan kısım ise tromplu dıştan sekizgen şekilde bir külah ile örtülüdür. Bu örtü sistemi yapıya ayrı bir özellik kazandırmıştır. Bunun dışında kalan bölümlerin üzeri ise haç şeklinde, beşik ve yıldız şeklinde tonozlarla örtülmüştür. Bu arada iç mekânda beşik tonozlu bir hünkâr mahfiline ayrı bir yer ayrılmıştır. Bu durum Anadolu Selçuklu dönemi camileri arasında özgün hünkâr mahfiline sahip olması açısından da ayrı bir özellik taşımaktadır.

Caminin mihrabı kesme taştan olup, kuzey cephesindeki giriş kapısının karşısındadır. Oldukça büyük boyda olan mihrabın yarım yuvarlak nişi yarım bir kubbe ile örtülmüştür. Minber ceviz ağacında sahte kündekâri tekniğinde yapılmıştır.

Cami içersinde bezemelere de geniş yer verilmiş olmasına rağmen bunlardan pek azı günümüze ulaşabilmiştir. Mihrap nişinde, mihrap önü kubbesinde, kemer geçişlerinde, tonozlarda, hünkar mahfilinin ahşap kiriş ve dikmelerinde kırmızı, yeşil boya izleri görülmektedir. Bu arada XIII. yüzyıl Anadolu bezeme örnekleri olarak da çeşitli motifler burada görülmektedir. Özellikle mihrapta yoğun biçimde bitkisel bezeme görülmektedir. Kıvrık dallar, palmet motifleri yaygın biçimde kullanılmıştır.

Caminin kuzeybatı köşesindeki minare orijinal değildir. Minarenin kaidesindeki bir kitabeden Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1565 yılında yaptırıldığı belirtilmiştir. Minare duvara bitişik köşeli bir kaide üzerinde tuğladan yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir. Oldukça kısa ve kalın bir görünümü vardır.

Darüşşifa:

Ulu Cami’nin bir bölümünü oluşturan darüşşifayı Ahmet Şah’ın eşi Turan Melek Sultan 1240 yılında yaptırmıştır. XVIII. yüzyılda bu yapı, hastane olarak yapılmış olmasına rağmen medrese olarak kullanılmıştır.

Darüşşifa caminin doğu duvarına bitişik olarak doğu-batı doğrultusunda dikdörtgen planlıdır. Kapalı avlulu ve üç eyvanlı tipte bir yapı olup, batı ve güneyi çift katlı olarak yapılmıştır. Ortasındaki avlu destekler ve çift yönlü kemerlerle dokuz bölüme ayrılmıştır. Avlunun ortasındaki sekizgen havuzun bulunduğu bölümün üzeri külahla örtülmüş ve dıştan oldukça görkemli bir görünüm kazanmıştır. Bunun dışında kalan bölümlerin üzeri sivri, yarım çapraz ve yıldız tonozları ile örtülmüştür.

Ulu Cami’ye bitişik olan darüşşifanın yapımında yüksekliği camiden daha az tutulmuştur. Böyle olunca da dışarıdan ayrı bir görünüm kazanmıştır. Giriş portali, dışarıya eğimli ve daha taşkındır. Bununla beraber cami portalinden farklı olarak da cephe duvarı ile aynı yüksekliktedir. Giriş portaline girift kompozisyonlar oldukça gösterişli bir durum kazandırmıştır. Dıştan beş şerit halinde çerçeve içerisine alınmıştır. Bu çerçeveyi oluşturan şeritler ve kapı nişi geometrik ve bitkisel motiflerle, yüzeyde boş yer kalmayacak biçimde bezenmiştir. Geometrik motiflerin yanında dörtgenler, altıgenler, baklavalar, sekiz ve on kollu yıldız motifleri görülmektedir. Ayrıca balıksırtı ve zencerek motifleri de onları tamamlamaktadır. Bitkisel bezemelerin arasına kufi yazılar yerleştirilmiştir. Portalin iki yanındaki mukarnaslı nişlerde figürlere yer verilmiştir. Kuzey yönünde çerçeve içerisine alınmış tek ve çift başlı kartal motifleri dikkati çekmektedir. Bunlardan tek başlı kartal yapının banisi Ahmet Şah’ı; çift başlı kartalın da Selçuklu devletini simgelediği ileri sürülmüştür.

Darüşşifanın batı cephesindeki portal, profilli sivri kemerli silmelerle sınırlandırılmıştır. Bu kapının üzerinde dilimli, aynalı kemerli ve dışarıdan bir sütunla bölünmüş bir pencereye yer verilmiştir. Bu portal caminin girişinde olduğu gibi dışa taşkın bezemelerle son derece gösterişlidir. Tekstil kapısı ismi yakıştırılan bu kapı da geometrik, bitkisel ve figürlü bezemelere geniş yer verilmiştir. Ayrıca çokgen, fırıldak ve sekiz kollu yıldızlar da sıkça kullanılmıştır. Kıvrık dallar, rumiler, palmetler, lotüsler, yaprak ve akantus motifleri de onları tamamlamıştır. Vazodan çıkan palmetler ise burada ayrı bir özellik taşımaktadır. Portalin iki yanındaki yuvarlak rozetlerin üzerinde büyük boyutta, ancak tahrip olmuş birer insan figürü görülmektedir. Bunun yanı sıra portalin kuzeyinde altta silmeli üçgenlerle sınırlandırılmış olan yüzeyde iki insan figürünün olduğu görülmektedir. Bu figürlerin kimi tanımladığı konusu sanat tarihçiler arasında tartışmalıdır ve kesin bir sonuca da varılamamıştır. Bazılarına göre külliyeyi yaptıranların, bazılarına göre de ustaları simgelemektedir.

Darüşşifanın doğusunda, ana eyvanın kuzeyindeki mekân türbe olarak yapılmıştır. Bu mekân batı yönündeki bir kemerle ikiye ayrılmıştır. Türbenin batısı beşik tonozla, doğusu da tromplu bir kubbe ile örtülmüştür. Türbe içerisinde 16 sanduka bulunmaktadır. Bunlardan girişteki ilk sırada bulunan firuze sırlı tuğla ile olan sanduka Turan Melek Sultana, orta sırada altıgen firuze çinilerle kaplı olan sanduka da Ahmet Şah’a aittir.

Divriği Ulu Cami ve Şifahanesi UNESCO tarafından 1985 yılında, 358 sıra numarası ile Dünya Kültür Mirası listesine dahil edilmiştir. Günümüzde restorasyon çalışmaları Vakıflar Genel Müdürlüğü, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Sivas Valiliği arasında yapılan protokol uyarınca yürütülmektedir.


Cedit Paşa Camisi (Divriği)

Sivas ili Divriği ilçesi Cedit Paşa Mahallesi’nde bulunan bu cami 1799 yılında yaptırılmıştır. Değişik zamanlarda onarılmış olup, orijinalliğinden kısmen uzaklaşmıştır.

Cami kesme taştan kare planlı olarak yapılmıştır. İbadet mekânını örten kubbe dört ayak üzerine oturtulmuştur. Kubbe dışında kalan kısımlar ahşap çatılıdır. Minaresi kesme taş kaide üzerine siyah, beyaz kesme taş gövdeli ve tek şerefelidir.

Divriği’de bu camilerden başka Abı Çimen Camii (1840), Gökçe Camii (1844), Zeliha Hatun Camii (1869), Hacı Osman Mescidi, Kemenkeş Camii, Şemsi Bezirgan, Kültür, Ahmet Paşa, Süleyman Ağa, Tavukçu, Turabali Mescitleri bulunmaktadır.


Şahruh Bey Mescidi (Merkez Cami) (Gemerek)

Sivas ili Gemerek ilçesinde bulunan bu caminin kitabesinden öğrenildiğine göre Alaüddevle’nin oğlu Şahruh tarafından 1749 yılında yaptırılmıştır. Aslan Paşa oğlu Ahmet Bey 1749, Çapanoğulları da 1822’de bu camiyi onarmışlardır.

Moloz taştan yapılan cami dikdörtgen planlı olup üzeri ahşap bir çatı ile örtülüdür. Son onarımlar sırasında caminin kuzeyine bir mahfil eklenmiştir. Mihrabı altı sıra mukarnaslarla çevrili beşgen şekildedir. Caminin yanında tek şerefeli, yuvarlak gövdeli ve taş kaideli minaresi bulunmaktadır.


Çepni Köyü Camisi (Gemerek)

Sivas ili Gemerek ilçesi, Çepni Köyü’nde bulunan bu caminin kitabesinden öğrenildiğine göre Kızılkoca oğlu İsa Bey tarafından 1530 yılında yaptırılmıştır. Cami 1826 ve 1898 yıllarında onarım geçirmiştir. Bu onarımlar nedeniyle de özelliğinden kısmen uzaklaşmıştır. Özellikle iç mekânın güneyi büyük nişlerle genişletilmiştir.

Moloz taş ve kesme taştan yapılan caminin ibadet mekânının ortası çapraz tonozla örtülmüş bunun üzerine de sekizgen kasnaklı küçük kubbeler yerleştirilmiştir. Ayrıca caminin yanındaki kanatlar da sivri kemerli beşik tonozlarla örtülmüştür. Caminin yan kanatlarından güneydeki diğerinden biraz daha büyüktür.

Caminin batısına sütunlu, üzerleri kubbeli üç bölüm halinde bir son cemaat yeri yerleştirilmiştir. Mihrap alçı bezemeli olup, orijinal durumunu korumaktadır. Son cemaat yerinin yanında taş kaideli, yuvarlak gövdeli ve tek şerefeli minaresi bulunmaktadır. 


İnkışla Köyü Camisi (Gemerek)

Sivas ili Gemerek ilçesi İnkışla Köyü’ndeki bu caminin kitabesi bulunmasına rağmen okunamamış ve kimin tarafından yaptırıldığı kesinlik kazanamamıştır. Doç.Dr.Hakkı Acun’dan öğrenildiğine göre; Yozgatlı Safiye Hatun tarafından yaptırılmıştır. Cami değişik zamanlarda yapılan onarımlarla özelliğinden kısmen uzaklaşmıştır.

Cami moloz taştan yapılmış, dikdörtgen planlı olup, büyük bir bölümü yenilenmiştir. İbadet mekânı iki sıra halinde iki ahşap direkle üç sahna bölünmüştür. Yanında taş kaide üzerinde yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minaresi vardır.


Hamzalı Camisi (Gemerek)

Sivas ili Gemerek ilçesi İnkışla Köyü Hamzalı Mevkiinde bulunan bu yapının kitabesi bulunmadığından yapım tarihi bilinmemektedir.

Kesme taş duvarlı olan caminin yapı üslubundan XIV. veya XV.yüzyıla ait olduğu sanılmaktadır. Cami günümüzde harap bir durumdadır.


Ulu Cami (Gürün)

Sivas Gürün ilçesinde bulunan bu caminin yapım tarihini belirten bir bilgiye rastlanmamıştır. Ancak, yapı üslubu ve bezemesine dayanılarak XIX.yüzyılın son yıllarında yapımına başlandığı anlaşılmaktadır. Cami Nafiz Bey’in yardımları ile 1922 yılında tamamlanmıştır.

Kareye yakın dikdörtgen planlı, moloz ve kesme taştan yapılmış olan caminin ibadet mekânın içerisinde bulunan dört sütun merkezi kubbeyi taşımaktadır. Bu kubbenin dışında kalan alanlar çapraz tonozlarla örtülmüştür. İbadet mekânının duvarlarında, mihrap ve minberinde barok döneme ait bitkisel motiflere yer verilmiştir. Caminin yanında taş kaideli, yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minaresi bulunmaktadır.



Abdurrahman Paşa Camisi (Kangal)


Sivas ili Kangal ilçesindeki bu cami, minare kaidesindeki kitabesinden öğrenildiğine göre Kangal Ağası Abdurrahman Paşa tarafından yaptırılmıştır. Minare ise 1865 tarihinde Abdülkadir Ağa tarafından yenilenmiştir. Caminin yapım tarihini belirten bir belgeye rastlanmamakla beraber yapı üslubundan XIX.yüzyılın ilk yarısında yapılmıştır.

Kesme taştan yapılmış olan cami kare planlı olup, üzeri tromplu bir kubbe ile örtülmüştür. Batısına sonraki dönemde üç küçük kubbeli küçük bir mekân eklenmiştir. Caminin son cemaat yeri kuzeyde olup, yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanmış dört sütunun taşıdığı üç bölümlü ve kubbelidir. Kuzeybatı köşesindeki minaresi kesme taş kaideli, yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.


Deliktaş Camisi (Kangal)

Sivas ili Kangal ilçesi, Deliktaş Bucağı’nda bulunan bu caminin yapım tarihi bilinmemektedir. Bunu belirten bir belgeye de rastlanmamıştır. Sultan IV.Murat zamanında, XVII.yüzyılın ikinci yarısında yapıldığı söylenmekle beraber özelliğinden büyük ölçüde uzaklaşmıştır.

Moloz taş ve kesme taştan yapılan cami dikdörtgen planlıdır. Ahşap direklerle ibadet mekânı üç sahına ayrılmıştır. Caminin yakınında 1864 tarihli bir de çeşme bulunmaktadır.


Fatih Camisi (Koyulhisar)

Sivas ili Koyulhisar ilçesinde bulunan bu caminin ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Mimari yapısı hakkında da bir bilgi yoktur. Günümüzde bu cami yıkılmış yerine ahşap çatılı, mimari yönden değeri olmayan bir cami yapılmıştır.


Eski Cami (Koyulhisar)

Sivas ili Koyulhisar ilçesi, Kale Mevkii’nde, ırmak kenarında bulunan bu camiden günümüze yalnızca temelleri gelebilmiştir. Bu temellere dayanılarak caminin enine dikdörtgen planlı bir yapı olduğu sanılmaktadır.

Ekrem Hakkı Ayverdi’nin Fatih Devri Mimarisi isimli kitabında sözünü ettiği Fatih Camisi’nin bu olduğu sanılmaktadır.


Ulu Cami (Şarkışla)

Sivas Şarkışla ilçesinde bulunan bu caminin kitabesinden öğrenildiğine göre, Üsküdarlı Mehmet Ağa tarafından 1694 yılında yaptırılmıştır. Hacı Hasan Sami Paşa 1900 yılında bu camiyi onarmış, bu onarım sırasında da cami özelliğinden büyük ölçüde uzaklaşmıştır.

İlk yapımında dikdörtgen planlı ve ahşap çatılı olduğu sanılan cami bugün kuzey-güney doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlıdır. Caminin kuzeyinde bir son cemaat yeri ile kuzeybatısında da minaresi bulunmaktadır.

İbadet mekânı dört ayakla ve bu ayakların birbirleri ile duvarlarla kemerlerle ayrılmasıyla dört parçaya bölünmüştür. Bu bölümlerin üzeri Osmanlı Ulu cami plan tiplerinde görüldüğü gibi kubbelerle örtülmüştür. Bu kubbelerden ortadaki kubbe diğerlerinden daha yüksek sekizgen kasnaklı ve daha büyüktür. Bu kubbe caminin bütününü örten çatıdan dışarıya taşkındır.

Caminin mihrap ve minberi geç döneme ait olup, özelliği bulunmamaktadır. Minare kesme taş kaide üzerine yuvarlak gövdeli ve tek şerefelidir.


Hardal Köyü Camisi (Şarkışla)

Sivas ili Şarkışla ilçesi, Hardal Köyü’nde bulunan bu camiyi Yozgatlı Safiye Hatun tarafından yaptırıldığı vakıf kayıtlarında geçmekte ise de kesinlik kazanamamıştır. 

Bu camii kesin bilgi olmamakla beraber kitabesinden ve mezar taşından anlaşıldığı üzere 1150 ila 1160 yılları arasında yapılmış kesme taş kullanılmıştır. zamanla kubbe ve çatısı yıkılmıştır. yaptıran kişinin akkaşlardan; Akkaşzade Ahmet Efendi olduğu camii'nin kapı girişi üzerindeki hitabeden anlaşılmaktadır kitabenin mealen anlamı şöyledir;

Şefaat matlabu nikü rahmet
Binanın tecdidi asarı Akkaş Zade Ahmet
Dedi hem üçler yediler kırklarla tarihi
Erişip lütfü rabbani dü cihanda Ey Ahi

Bu camii'nin tarihi ve yaptıranı yukarıdaki kitabede belirtilmiştir. Camii avlusundaki mezar camii'yi yaptıran kişinin oğlu Akkaş Mehmet Ağa dır. Mezar taşında aynen şöyle yazılmaktadır;

Hüvallahül baki
Kimki gele bu misafir hanede mehman ola
Lacürmü bir gün ona gitmek ani ferman ola
Hali dünya böyledir buna gelenler bir gün gider
Padişahta olsa anlayaki hali bir gün tufan ola

Çarkı esyaya benzer gözler herkes nöbetin
Nöbetine razı herkes gerek sultan ola
Nöbeti gelmiş bekler Akkaş Mehmet Ağa nın
Dilerim dergahı haktan ana hak ihsan ola

Şiri anı alide ol zatı paki lem yezel
Merkabında pası pak tefekkür yezdan ola
Bin iki yüz dörtte noş eyledi ecel çamı(şerbetin)
Geddi şöhret erdi beka mekanı cenan ola (cennet)


not;yozgatlı safiye hatunun camii yaptırımı ile ilgisi yoktur. Hardallı Ahsen Hatun vardır oda camii yi yaptıran Akkaşzade Ahmet Efendi nin annesi olup. Camii nin iç döşemesi bu hanımın kilim ve halıları ile döşenmiş olduğunu yaşlılardan bu güne kadar söylenmektedir.

Cami bilgisi ve fotoğraflar için sayın Cevdet Yılmaz'a teşekkür ederiz.


Kemankeş Kara Mustafa Paşa Camisi (Yıldızeli)

Sivas ili Yıldızeli ilçesinde bulunan bu camiyi Kemankeş Kara Mustafa Paşa 1640 yılında yaptırmıştır. Bunun yanı sıra iki han ve bir de hamam yaptırmış, bunlardan yalnızca cami ve hamam günümüze gelebilmiştir.

Sarı kesme taştan yapılan cami dikdörtgen planlı olup, kuzey-güney doğrultusunda uzanmaktadır. İbadet mekânını iki adet ahşap direğin taşıdığı ahşap bir tavan örtmektedir. Caminin üzeri kırma çatılıdır. İbadet mekânına herhangi bir süsleme elemanına rastlanmamaktadır. Büyük olasılıkla yapıldığı dönemden sonra yapılan değişikliklerle özelliğinden büyük ölçüde uzaklaşmıştır.

Caminin kuzeyinde son cemaat yeri, kuzeydoğu köşesinde de taş kaideli, yuvarlak gövdeli, tek şerefeli minaresi yer almaktadır.


Çarşı Camisi (Zara)

Sivas ili Zara ilçesinde, çarşı içerisinde bulunan bu caminin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi bilinmemektedir. Yapı üslubundan XIX.yüzyılın ilk yarısına ait olduğu sanılmaktadır. Ayrıca minare kaidesindeki bir kitabeden minarenin Zaralızade Lütfullah tarafından 1809’da yaptırıldığı yazılıdır.

Cami kesme taştan, kuzey-güney doğrultusunda uzanan dikdörtgen planlıdır. İbadet mekânının ortasında dört sütunun taşıdığı pandantifli bir kubbe bulunmaktadır. Bunun dışında kalan alanlar oval kubbelerle örtülmüştür. İçerisinde döneminin özelliklerini yansıtan herhangi bir bezemeye rastlanmamıştır.

Caminin kuzeybatı köşesindeki minaresi taş kaideli ve yuvarlak gövdeli olup, iki şerefeli bodur bir minaredir.


Demiryurt Köyü Camisi (Zara)

Sivas ili Zara ilçesi, Demiryurt Köyü’nde bulunan bu caminin yapım tarihi kesinlik kazanamamakla beraber, ibadet mekânının içerisindeki direklerde Nasuhzade Sait Ağa ismi ile 1914 ve 1916 tarihleri yazılıdır. Bu tarihler dikkate alınacak olursa caminin XX.yüzyılın ilk yarısında yapıldığı sanılmaktadır.

Cami kesme taştan dikdörtgen planlı olup, kuzey-güney doğrultusunda uzanmaktadır. İbadet mekânı ahşap direklerle üç sahna bölünmüştür. Bu direklerden kuzeyde olanların üzerine mahfil yerleştirilmiştir. Mihrap ve minberi bir özellik taşımamasına rağmen, üst örtünün saçaklarında ve mahfil korkuluklarında ajur tekniğinde yapılmış ahşap süslemeler görülmektedir. Caminin minaresi kuzeydoğu köşesinde olup, ahşaptan yapılmıştır.

kenthaber
Bu Konuyu Paylaş Digg  Facebook  SlashDot  Delicious  Technorati  Twitter  Google  Yahoo
Ey Oğul! Sabretmesini Bil, Vaktinden Önce Çiçek Açmaz...Şunuda Unutma! İnsanı Yaşat ki Devlet Yaşasın.(Şeyh Edebali)


 

Hızlı yanıt'ı kullanarak çabukça ileti gönderebilir, iletilerinizde gülümseme ve bbc kullanabilirsiniz.

Kullanıcı Adı: E-Posta:
Doğrulama:
Resimde gördüğünüz harfleri giriniz
Harfleri dinle / Farklı bir resim göster
Resimde gördüğünüz harfleri giriniz:
Eylül'den sonra hangi ay gelir? (Güvenlik Sorusunu kutuya giriniz):


Son Konular

* Bizi Takip Edin

Son Mesajlar