Merhaba

Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Aktivasyon epostanız mı yok?

Gönderen Konu: İzmir Hanları  (Okunma sayısı 4381 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kiraze
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 23
  • Cinsiyet: Bayan
İzmir Hanları
« : 27 Ocak 2009, 23:01:00 »
Taşhan (Bergama)


İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan bu han 1432 yılında yapılmıştır. Banisinin ismi bilinmemektedir.

Han kesme, moloz ve antik yapılardan derlenen taşlardan yapılmıştır. Orta avlunun çevresinde hanın odaları sıralanmıştır. Günümüzde çok harap durumda olan bu hanın üst örtüsü belirlenememiştir. Yalnızca revakların önündeki sütunlardan birkaç tanesi ayakta kalabilmiştir.


Taşhan (Menemen)


İzmir ili Menemen ilçesi, Şehit Kemal Caddesi’nde bedestenin, Mahkeme Camisi’nin ve hamamın karşısında bulunan Taşhan’ın kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Ancak Taşhan’ın yapımında görevlendirildiği söylenen Şeyh Kamil’in hanın bitişiğinde türbesi bulunmaktadır. Şeyh Kamil’in yaşadığı dönem XVI. yüzyılın sonları ile XVII. Yüzyılın başlarına rastlamaktadır. Bu bakımdan Taşhan’ın da bu dönemde yapıldığı sanılmaktadır. Bazı kaynaklarda hanın Saruhanlılar döneminde yapıldığı belirtilmişse de bunu kanıtlayacak yeterli bilgiye rastlanmamıştır.

Taşhan kesme taş, moloz taş ve tuğladan kare planlı ve iki katlı olarak yapılmıştır. Menemen’de yapılmış hanların ilk örneklerinden olan hanın kare şeklindeki avlusunun dört çevresinde tuğla kemerli revak ve bunun karşısında da üzeri tonoz örtülü hücreler bulunmaktadır.

Girişin sağından 13 basamaklı bir merdivenle ikinci kata çıkılmaktadır. Üst katta 24 oda bulunmakta olup, bu odaların içlerinde 2–3 niş, bir ocak ve dışarıya açılan yuvarlak kemerli pencere ile birer kapısı bulunmaktadır. Hanın dış cephesi iki sıra kirpi saçakla çepeçevre kuşatılmıştır. Taşhan 1997 yılında restore edilmeye başlanmıştır.



Çukur Han (Bergama)

İzmir ili Bergama ilçesinde bulunan bu hanın kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber yapı üslubundan XIV.-XV. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Han moloz taş, kesme taş ve tuğladan yapılmış olup, iki katlı, orta avlulu plan tipindedir. Yakın tarihlerde restore edilen bu han dikdörtgen planlı bir orta avlunun çevresinde yuvarlak kemerlerle birbirlerine bağlanmış sütunların oluşturduğu revaklardan meydana gelmiştir. Alt kattaki odaların üzerleri tonoz, üst kattakiler de kubbe ile örtülüdür.

Giriş kapısının üzerinde büyük bir oda bulunmaktadır. Bu odaya Başodası ismi verilmiştir. Hanın cephesinde üst katta pencereler sıralanmış bunların üzeri de saçak frizi ile sonuçlanmıştır.


Sulu Han (Merkez)

İzmir Kavaflar Çarşısının güneyinde, 1313. Sokak’ta bulunan bu hanın yapım tarihi bilinmemektedir. Ancak Evliya Çelebi 1617 yılında İzmir’e geldiğinde bu hanın isminden söz etmiştir. Buradan da hanın bu tarihten önce, büyük olasılıkla XVI. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Han içerisindeki kitabelerde ise 1869 yılında bir onarım geçirdiği belirtilmektedir.

Kesme taş, kaba yontma taş ve tuğladan yapılmış olan han, tek katlı, avlulu hanlar grubundandır. Yapıya güney cephesindeki bir kapıdan girilmektedir. Yapının güney cephesi tamamen bugün yapılarla çevrelenmiştir. Güney cephesinin batı ucundaki bir kapıdan hanın avlusuna girilmektedir. Avlunun kuzeyinde yedi oda bulunmaktadır. Bunların üzeri beşik tonozlarla örtülüdür. Hanın avlusunun dikdörtgen planlı olması gerekirken yapılan ilavelerle bu özelliğinden tamamen uzaklaşmıştır. Bu nedenle de avlunun güneyinde ve kuzey ekseni üzerinde yan yana beşik tonozlu mekân bunun doğusunda da yine beşik tonozlu tek bir mekân daha bulunmaktadır. Bu eklerin daha geç dönemlerde yapıldığı anlaşılmaktadır. Hanın bu bölümünün yıkıldığı ve üzerine pasajlar ile mağazalar yapıldığı sanılmaktadır.


Fazlıoğlu (Hacı Mehmet Paşa) Hanı (Merkez)

İzmir Eski palancılar Çarşısı’nda, bugün 1316. Sokak’ta bulunan bu hanın kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Ancak İzmir’e 1671 yılında gelen Evliya Çelebi bu hanın isminden söz etmiştir. Hanın mimari yapısı ve Evliya Çelebiye dayanılarak bu hanın XVII. Yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Hanın ismi bazı vakfiyelerde geçmektedir. Bu vakfiyelerde de XVIII. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Vakfiyelerde hanın XVIII. yüzyıldaki sahibinin Hacı Mehmet Paşa olduğu yazılıdır.

Han kesme taş, moloz taş ve tuğladan yapılmış olup, iki katlı dikdörtgen planlıdır. Avlunun kuzeydoğu ve kuzeybatı kanatlarında ikinci katın revakları bulunmaktadır. Ancak hanın büyük bir bölümü Yeni Kavaflar Çarşısının 1928–1929 yıllarında yapılması sırasında bazı bölümleri yıkılmış, günümüze yalnızca yapının güneydoğu cephesi ile aynı cephedeki giriş bölümü orijinal olarak gelebilmiştir.

Giriş kapısı yuvarlak kemerli olup, bu kapıdan tonozlu bir koridora, oradan da avluya girilmektedir. Koridorun sol kanadında beşik tonozlu üç dükkân, sağında da üst kata çıkışı sağlayan merdiven bulunmaktadır.


Demir Hanı (Küçük Han) (Merkez)

İzmir Şadırvanaltı Camisi’nin yakınında 913, 912 ve 970 numaralı sokaklar arasında bulunan bu hanın kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Yapı üslubundan XVIII. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Han kesme taş ve tuğladan, avlulu ve iki katlı olarak yapılmıştır. Kare planlı olup, doğu ve batı cephelerinde birer kapısı bulunmaktadır. Bunların çevresinde de tek katlı küçük dükkânlar sıralanmıştır. Değişik zamanlarda yapılan onarım ve eklerle özelliğini büyük ölçüde yitirmiştir. Günümüze yalnızca üst katın çok az bir bölümü gelebilmiştir. Bazı izlerden üst örtünün tuğla kubbeli olduğu sanılmaktadır.

Hanın iç plan düzeni hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır.


Selvili Han (Merkez)

İzmir Fevzi Paşa Bulvarı üzerinde bulunan bu hanın, bulvarın açılması sırasında büyük bir bölümü yıkılmıştır. Günümüze yalnızca güneybatı kanadından çok az bir bölüm gelebilmiştir. Hanın kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi ile ilgili bilgilere arşiv kaynaklarında da rastlanmamıştır. Bununla beraber XVIII. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivindeki planlara dayanılarak hanın ortasında bir avlu olduğu, ikinci katının simetrik bir düzen göstermediği anlaşılmaktadır. Güneybatı cephesinin ortasındaki bir kapıdan içerisine girilen hanın kapısından tonozlu bir koridora, oradan da avluya geçilmektedir.

Günümüze gelebilen mekânlardan güneydoğu kanadındaki bir sivri beşik tonozlu, diğeri de kare mekânlı kubbeli, bunun dışında kalan üçüncü mekânın ise sivri tonozlu olduğu görülmektedir. Avluyu çevreleyen diğer mekânların ise pandantifli kubbelerle örtülü olduğu sanılmaktadır. Han bugün orijinalliğinden büyük ölçüde uzaklaşmış durumdadır.


Abacıoğlu Hanı (Merkez)

İzmir Kemeraltı Başdurak Camisi yakınında, 919 ve 920. Sokaklar arasında bulunan bu hanın da kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi bilinmemektedir. Vakıf kayıtlarında buradaki bir handan söz edilmektedir. Büyük olasılıkla bu han Abacıoğlu Hanı’dır. Yine Vakıf kayıtlarından öğrenildiğine göre XVIII. yüzyılda Hacı Mustafa Ağa tarafından yaptırılmıştır. Vakıf kayıtlarındaki bilgilerin bu han ile ilgili olup olmadığı da kesinlik kazanamamıştır.

Han düzgün kesme taş, kaba yontma taş ve tuğladan yapılmış olup, ortadaki bir avlunun çevresinde iki katlı dükkânlardan meydana gelmiştir. Ancak bu plan şekli simetrik olmayıp düzgün bir plan düzeni göstermemektedir. Handan günümüze yalnızca avlunun kuzeydoğu ve güneybatı kanatları gelebilmiştir. Diğer bölümler çeşitli dönemlerde yapılan eklemeler ve ilavelerle orijinalliğinden tümü ile uzaklaşmıştır.

Hanın bugünkü durumunda, avlunun sağında yedi dükkân bulunmaktadır. Bu dükkânların avluya bakan cephelerinde üstte iki sıra pencere, altta da iki pencere ile bir kapısı vardır. Avlunun sol tarafındaki kuzeydoğu kanadında ise sekiz dükkân bulunmaktadır. Bunların üzeri diğer bölümün aksine kırma bir çatı ile örtülmüştür. Dükkânların üzerinde ikişerli grup halinde on altı pencere sıralanmıştır. Bu dükkânlar içten ahşap döşeme ile iki kat haline getirilmiş, yalnızca biri ortadan bir duvarla ikiye bölünmüştür. 


Kızlarağası Hanı (Merkez)

İzmir Kemeraltı’nda Halim Ağa Çarşısı denilen yerde bulunan bu han, 871, 906. Sokaklar ve Hisar Camisi ile çevrilidir. Han kitabesinden öğrenildiğine göre, Darüssaade Ağası Hacı Beşir Ağa tarafından h.1156 (1743) yılında yaptırılmıştır.

Bozkurt Ersoy’a göre kitabe:

”Şâhen-şeh-i kişver-i güşâ Mahmut Han kılsa revâ
Dârü’ş-şerifine Ağa böyle Güzin zâtı sezâ
Ali himem Hacı Beşir Ağa-yi zi-münir-re’y
Bu han binâsın der-zamir etmişdi ol merd-i atâ
Tarih düşdise nola bu mısra-ı âlem-behâ
Ni’me’l-mahâl Hakka becâ hân-ı cedid oldu binâ
1156 (1743)”

Han kesme taş, kaba yontma taş ve tuğladan yapılmış olup, dikdörtgen planlı, avlulu ve iki katlıdır. Hanın alt ve üst kattaki odaların açıldığı koridorlar beşik tonozlu, üst katta aynalı tonozludur. Hanın kuzey cephesi Bakır Bedesteni, güney cephesi de dükkânlarla kapatılmıştır. Hanın Hisar Camisi’ne bakan doğu cephesinde, üstte yedi altta da dokuz tane olmak üzere on altı penceresi bulunmaktadır. Bu pencereler dikdörtgen sövelidir ve demir parmaklıklarla örtülmüştür. Pencere açıklıkları dışında kalan cephe bir sıra düzgün kesme taş, iki sıra tuğla hatılla örülmüştür. Derzlerin bir bölümünün üzerine de geometrik süslemeler eklenmiştir.

Hanın asıl cephesi batısında olup, burası 861.Sokağa bakmaktadır. Orijinal olarak bu cephenin ortası ile kuzey ve güney uçlarında, ikinci katlarda taş konsollara oturan dışa çıkıntılı üç cumbanın olduğu sanılmaktadır. Ancak bunlardan yalnızca ortadaki cumba günümüze gelebilmiştir. Diğer cumbaların ise sadece çıkmaları görülmektedir. Ortadaki cumbanın kuzey ve güneyinde birer, batı cephesinde ise üstte iki, altta üç pencere bulunmaktadır. Bunun dışında cephe boyunca dikdörtgen söveli, yuvarlak kemer aynalıklı on üç pencere daha peş peşe sıralanmıştır.

Yapının batı cephesinin ortasında, cumbanın altına rastlayan yerde yuvarlak kemerli bir kapı ile avluya girilmektedir. Avlunun batı-doğu köşesinde iki katlı kare planlı bir yapı bulunmaktadır. Büyük olasılıkla bu yapının mescit olduğu sanılmaktadır. Batı cephesinin içerisindeki bir merdivenle ikinci kata çıkılmaktadır. Ayrıca hanın iki köşesinde de birer kapı daha bulunmaktadır. Bu kapıların yanında da üst kata çıkan merdivenler vardır.

Avlu batı, kuzey ve güney yönünden birbirlerine eş büyüklükte odalarla çepeçevre kuşatılmıştır. Bu odalardan doğu batı eksenindekiler simetrik düzen göstermektedir. Bunun yanı sıra avlunun her iki yanında birbirlerine eş büyüklükte sekizer oda daha bulunmaktadır. Doğu kanadında da dört oda vardır. Han günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir.


Mirkelamoğlu Hanı (Merkez)

İzmir Kemeraltı’nda 914. Sokak’ta bulunan Mirkelamoğlu Hanı’nın kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Ancak mimari yapısından ve çevredeki diğer hanlarla bağlantısından ötürü XVIII. yüzyılın sonlarına doğru yapıldığı sanılmaktadır.

Düzgün kesme taş, kaba yontma taş ve tuğladan yapılmış olan han dikdörtgene yakın, simetrik olmayan bir plan düzenindedir. Üst örtü sistemi içten tonoz olup, dıştan kiremitli beşik çatılıdır. Hanın Fevzi Paşa Bulvarı’na bakan cephesinde altta üç dükkân, üstte de dört pencere bulunmaktadır. Buradaki cepheler yatay dikdörtgen açıklıklar halindedir. Cephenin üst örtü ile birleştiği yerde tuğladan yarım daire şeklinde bir alınlık bulunmaktadır. Cephedeki kaba yontma taş ve tuğlaların arasına yatay tuğlalar yerleştirilmiş ve almaşık bir görünüm meydana getirilmiştir.

Hanın doğu cephesi yanındaki Karaosmanoğlu hanı’na bitişiktir. Burada güney cephesinin alt bölümü sonradan eklenen dükkânlarla kapatılmıştır. Bunların da üzerinde yarım daire bir alınlık bulunmaktadır. Cephedeki dört pencere dikdörtgen sövelidir.

Hanın batı cephesinde yuvarlak kemerli giriş kapısı ile kapının güneyinde iki, kuzeyinde de dört dükkân bulunmaktadır. Hanın dikdörtgene yakın avlusuna bakan cephelerde altta dükkânlar, üstte de ikinci katın revak sıraları bulunmaktadır. Kuzey cephesinin doğu ucu ise bir eyvan şeklinde olup, eyvanın iki yan duvarlarından birer kapı açıklığı vardır. Yapının avluya bakan doğu cephesinde ise altta beş dükkâna yer verilmiştir. Avluya bakan güney cephesinde ise altta üç dükkân bulunmaktadır. Doğu ucunda hana bir çeşme eklenmiştir. Bu çeşmenin kemer alınlığında Maşallah yazılmış, kemerin tepe noktasına da bir çıpa resmi konulmuştur.

Hanın ikinci katında 21 oda bulunmaktadır. Bunlardan batıdaki üç oda çapraz tonozla örtülmüş bir eyvana, diğer odalar da revaklara açılmıştır. Buradaki kapılar Bursa kemeri üslubundadır. Revaklara açılan odaların tümü manastır tonozludur.


Yeni Han (Merkez)

İzmir Eski Palancılar Çarşısı, bugünkü 1316. Sokak’ta bulunan bu handan günümüze çok az bir kalıntı gelebilmiştir. Planı hakkında da yeterli bilgi bulunmamaktadır. Yapım tarihi de bilinmemektedir. Ancak, yapımında kullanılan malzeme ve plan düzeni hanın XVIII. yüzyılın sonlarına yapıldığını göstermektedir.

Kesme taş, moloz taş ve tuğladan meydana gelen bu hanın kalıntılarından ortada bir avlu, çevresinde odalar ve iki katlı olduğu sanılmaktadır. Kuzeybatı cephesindeki girişten avluya geçilmekte, güneybatıda altta iki, üstte iki mekânlar olduğu kalıntılardan anlaşılmaktadır.


Karaosmanoğlu (Büyük Han) Hanı (Merkez)

İzmir Fevzi Paşa Bulvarı ile 913 ve 914. Sokaklar arasında bulunan, Mirkelamoğlu Hanı’na bitişik olan bu hanın kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Kaynaklarda da yapımı ile ilgili yeterli bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber hanın 1850 tarihinde yapılmış bir planı olduğundan XVIII. yüzyılın sonlarında veya XIX. yüzyılın başlarında yapıldığı sanılmaktadır.

Kesme taş, moloz taş ve tuğladan yapılmış olan bu han, dikdörtgene yakın bir plan düzeni göstermektedir. Kuzey bölümü Fevzi Paşa Bulvarı’nın açılması sırasında yıkılmıştır. Avlulu, iki katlı olan bu hanın günümüze gelebilen bölümlerinden alt katta avlunun doğusunda üç dükkân, güney kanadında beşik tonozlu üç ayrı mekân, batı kanadında dört dükkân ile güneybatı köşesinde de bir dükkân olduğu anlaşılmaktadır. Günümüzde bu yapının doğu kanadının kuzey ucuna yeni bir yapı eklenmiştir. Batı kanadının kuzey ucundaki kalıntılardan da burada bir giriş kapısı olduğu ve avluya bir koridorla açıldığı anlaşılmaktadır.

Hanın ikinci katının batı kanadında beş, güney kanadında dört ve doğu kanadında da iki olmak üzere on bir mekânın bulunduğu görülmektedir. Bunların hepsi manastır tonozlu olup, önündeki revaklara birer kapı ve pencere ile açılmışlardır.

Handa süslemeye yer verilmemiş veya bunlardan çok az kalıntı günümüze gelebilmiştir. Nitekim batı kanadındaki revak kemerlerinde profilli silmeler, revakın güney ucunda da üzeri kireçle kapatılmış mimari bir resim dikkati çekmektedir.


Kadıoğlu Hanı (Merkez)

İzmir Hoca Hasan Mahallesi’nde, 1327. Sokak’ta bulunan bu hanın kuzeybatısında Büyük Vezir Hanı, güneydoğusunda da Karaosmanoğlu Hanı ile Büyük Kuzuoğlu Hanı bulunuyordu. Hanın kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Yapı üslubundan ve diğer hanlarla benzerliklerinden ötürü XIX. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Aydın Vilayet Salnamesi’nde (1890–1891) de ismi geçmektedir.

Hanın yapımında düzgün kesme taş, moloz taş ve tuğla kullanılmıştır. Hanın Fevzi Paşa Bulvarı’na yönelik güneydoğu cephesinde, ikinci katta düz lentolu dört pencere bulunmaktadır. Alt katta ise iki dükkân ve hanın giriş kapısı vardır. Ancak bu mekânlar değişik zamanlarda yapılan onarımlarla özelliğini büyük ölçüde yitirmiştir.

Kadıoğlu Hanı’nın Eski Eserler ve Müzeler Genel Müdürlüğü arşivinde plan ve kesitleri bulunmaktadır. Buna dayanılarak hanın kuzeybatı cephesi, kuzeydoğu-güneybatı yönünde bir kırılma ile batıya doğru L şeklinde devam ettiği sanılmaktadır.


Manisalıoğlu Hanı (Merkez)

İzmir 913. Sokak’ta bulunan bu han Büyük Karaosmanoğlu Hanı’nın doğusunda ve ona bitişik olarak yapılmıştır. Günümüze yalnızca bir bölümü orijinal olarak gelebilen bu han iki katlı, avlulu ve simetrik olmayan bir plan düzenine sahiptir. Kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber, sahibinin Manisalı Mustafa Efendi isimli bir kişi olduğu bazı yayınlarda belirtilmektedir. Yapı üslubundan XIX. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Kesme taş, moloz taş ve tuğladan yapılmış olan hanın, yan yana iki mekân şeklinde olduğu günümüze gelen orijinal bölümlerden anlaşılmaktadır. Bu mekânların avluya bakan cephelerinde ikinci katta ikişer pencere bulunmaktadır. Düz lentolu olan bu pencereler üçgen alınlıklı, silmeli bir saçakla sınırlandırılmıştır. İçeriden taş bir merdivenle çıkılan ikinci katta manastır tonozlu odalar bulunduğu anlaşılmaktadır.


Girit Hanı (Merkez)

İzmir Halit Ziya Bulvarı ile Mimar Kemalettin Caddesi’nin kesiştiği noktada bulunan bu hanın kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber, Giritlizâde Hacı Mehmet Reşit Paşa’nın karısı ve Serezli Yusuf Paşa’nın kızı Nafia Hanım’a ait olduğu Vakıf kayıtlarından anlaşılmıştır. Reşit Paşa ile Serezli Yusuf Paşa XIX. yüzyılda yaşamışlardır. Bunun yanı sıra hanın mimari yapısı da XIX. yüzyıla ait olduğunu göstermektedir.

Moloz taş, tuğla ve kesme taştan yapılan han dikdörtgen planlı olup, avlulu ve iki katlıdır. Hanın doğu ve batı cephelerinde birer giriş bulunmaktadır. Üzeri beşik tonoz, çapraz tonoz ve aynalı manastır ile örtülmüştür. İki sıra tuğla saçak ise bütün yapıyı çepeçevre kuşatmıştır.

Han günümüze harap bir durumda gelmiş, yalnızca avlunun doğu ve batı yanlarındaki odaların bir bölümü ile kuzeydeki odalardan biri gelebilmiştir. Onun dışında kalan bölümlere yeni yapılar eklenmiştir. Güney cephesi ise Mimar Kemalettin Caddesi’nin açılması sırasında yıkılmıştır.


Arap Hanı (Merkez)

İzmir Anafartalar Caddesi’nde Küçük Karaosmanoğlu Hanı’nın yanında bulunan bu hanın kitabesi bulunmadığından kesin yapım tarihi bilinmemektedir. Aydın Vilayetinin 1890–1891 tarihli Salnamelerinde hanın ismi geçmektedir. Buna dayanılarak ve mimari yapısı da göz önüne alınarak XIX. yüzyılın ikinci yarısında yapıldığı sanılmaktadır.

Kesme taş, moloz taş ve tuğladan yapılan han dikdörtgen planlı, avluludur. Avlunun içerisinde bir de mescidi bulunmaktadır. Hanın giriş cephesi iki katlı, avlu kanatları ise tek katlıdır. İkinci kattaki odalardan sadece girişin üzerinde olanı günümüze gelebilmiş diğerleri orijinal durumlarından uzaklaşmıştır. İkinci kattaki odalar ahşap tavanlı koridora birer kapı ve pencere ile açılmıştır.

Handaki eski dükkânların sayısı kesin olarak bilinmemekle beraber, Prof.Dr.Münik Aktepe hanın her iki kanadında yedişerden 14 dükkân olduğunu belirtmiştir.


Esir Hanı (Merkez)

İzmir Kemeraltında 904, 910 ve 892. Sokaklar arasında bulunan bu hanın kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Vakıf kayıtlarında ve arşiv belgelerinde de ismine rastlanmamıştır. Bununla beraber yapı üslubundan XIX. yüzyılda yapıldığı anlaşılmaktadır.

Han düzgün kesme taş, kaba yontma taş ve tuğladan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Çeşitli dönemlerde yapılan onarımlarla ve ilavelerle özelliğini büyük ölçüde yitirmiştir. Günümüzde kuzey cephesi yeni yapılan yapılarla kapatılmıştır. Han ortada bir koridor, iki yanına sıralanmış odalardan meydana gelmiştir. Bu odaların üzerleri beşik tonozlarla örtülmüştür.

Hana doğu ve batı cephelerindeki kapılardan girilmektedir. Bunlardan batı cephesinin üzerinde ikinci bir katı andıran bölüm varsa da hanın bütünü hakkında fikir verecek kalıntıya rastlanmamıştır. Doğu cephesindeki taş söveli giriş kapısının iki yanında ikişer dükkân bulunmaktadır. Han odalarının ortasındaki koridor 1986 yılı başında yapılan bir tadilatla ikiye bölünmüş, güneyde kalan bölüm dükkânlar haline getirilmiştir.


Abdurrahman Hanı (Merkez)

İzmir Kemeraltında, 892. ve 876. Sokaklarla çevrili alanda bulunan bu hanın batı cephesinin girişinde bulunan bir pencere üzerindeki kitabede Maşallah yazılıdır. Bu kitabenin altında 1217 (1802) tarihi bulunmaktadır. Ancak bu tarihin hanın yapım tarihi olup, olmadığı da kesin değildir. Ayrıca Vakıf ve arşiv kaynaklarında da ismine rastlanmamıştır. Bu bakımdan hanın XIX. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Han düzgün kesme taş, kaba yontma taş ve tuğladan dikdörtgen planlı olarak yapılmıştır. Doğu ve batı cephesinden bir koridora girilen hanın her iki yanında odalar sıralanmıştır. Ancak çeşitli dönemlerde yapılan onarım ve eklerle orijinalliğinden kısmen de olsa uzaklaşmıştır.

Hanın doğu-batı yönünde uzanan koridorun üzeri beşik tonozla örtülmüştür. Bu tonozlu koridorun kuzey yan kanadında yedi, güney yan kanadında da yine yedi olmak üzere 14 adet mekân bulunmaktadır. Bu odalar koridora pencere ve kapılarla açılmaktadır. Bu mekânların bazıları günümüze gelememiş, yerlerine yeni ekler yapılmıştır. Koridorun dışında kalan bölümlerin ahşap çatı ile örtülü olduğu izlerden anlaşılmaktadır.


Çakaloğlu Hanı (Merkez)

İzmir Halimağa Çarşısı’nda (Kasap Hızır Mahallesi), 895 ve 861. sokaklar arasında bulunan bu hanın kitabesi bulunmamakla beraber kuzey cephesindeki girişin doğu ve batı yanlarında yer alan çeşme ve sebil üzerinde 1805–1806 tarihlerinin bulunması yapının da bu tarihte yapıldığını göstermektedir.

Kesme taş, moloz taş ve tuğladan yapılmış olan han dikdörtgen planlı olup, ortada bir koridor ve bunun iki yanında her kenarda dokuzardan on sekiz odadan meydana gelmiştir. Kuzey ve güney yönlerindeki birer kapı ile içeriye girilmektedir. Koridor ve içerisindeki odalar beşik tonozlarla örtülmüştür. Koridorun iki yanında yer alan odalar koridor tonozunun başlangıcına kadar yükseltilmiş ve bu yükseklik farkından meydana gelen duvarlara da pencereler açılarak içerisinin aydınlanması sağlanmıştır. Bunun yanı sıra her dükkânın bir veya iki penceresi de bulunmaktadır. Hücrelerde asma katlara yer verilmiş bunların bazılarında çarkıfelek motifleri tuğlalardan yapılmıştır. Ayrıca hanın güney cephesinin batı ucunda saçak arlına rastlayan kısımda bir de güneş motifi yapılmıştır.


Musevit Hanı (Merkez)

İzmir Kemeraltı Ahmet Ağa Mahallesi, 876 ve 903. Sokaklar arasında bulunan bu hanın da kitabesi günümüze gelememiştir. Kaynaklarda onunla ilgili bir bilgiye de rastlanmamıştır. Bununla beraber mimari yapısından XIX. yüzyılın başlarında yapıldığı sanılmaktadır.

Han düzgün kesme taş, kaba yontma taş ve tuğla kullanılarak dikdörtgen planlı ve iki katlı olarak yapılmıştır. Günümüzde hanın kuzey ve güney cepheleri yapılarla kapatılmıştır. Koridorun her iki yanında odalar sıralanmıştır. Koridor ile odalar arasındaki kot farkından ötürü meydana gelen duvara pencereler açılmıştır. Bunlar düz atkılı, dikdörtgen söveli ve demir şebekeli pencerelerdir. Yapının doğu cephesinde bulunan giriş kapısı taş söveli ve dikdörtgen planlıdır. Bunun üst kısmına da iki pencere açılmıştır.

Yapının 876. Sokağa bakan batı cephesi üçgen şeklinde bir alınlıkla dışa açılmıştır. Bu bölüm dışında hanın diğer cepheleri tamamen orijinalliğinden uzaklaşmıştır. Bu da gösteriyor ki hanın doğu ve batı cephesindeki girişler üçgen alınlıklı idi. Yapının içerisindeki, doğu-batı yönünde uzanan beşik tonozlu koridor daha sonraki yıllarda iki katlı bir duruma getirilmiştir. Koridorun kuzey yan kanadında beş, güney yan kanadında yine beş olmak üzere toplam on mekân bulunuyordu. Ancak günümüzde kuzey sıradaki mekânların doğu ucundaki ikisi ile batı ucundaki ikinci dükkânın kapı ve pencereleri örülmüştür. Batı ucundaki iki dükkân arasındaki duvar da ortadan kaldırılarak tek mekâna dönüştürülmüştür. Koridorun güney duvarının batı ucundaki ahşap bir merdivenle sonradan buraya yapılan ikinci kata çıkılmaktadır. İkinci katta koridorun bir kenarına dokuz mekân eklenmiştir. Bunların da üzeri beşik tonozlarla örtülmüştür.


Cambaz Hanı (Merkez)

İzmir Kemeraltı, 863 ve 864. Sokakların kesiştiği noktada bulunan bu hanın kitabesi günümüze gelememiştir. Arşiv belgelerinde de onunla ilgili bilgiye rastlanmamıştır. Günümüzde bu hanın bulunduğu yer İç Liman bölgesi içerisinde kalmış, içerisi 1830–1835 yıllarında tamamen doldurulmuştur. Bununla beraber yapının XIX. yüzyılın başlarında yapıldığı sanılmaktadır.

Han düzgün kesme taş, kaba yontma taş ve tuğladan yapılmıştır. Ortasında dikdörtgen bir koridor olan hanın iki yanında odalar sıralanmıştır. Hanın tam bir dikdörtgen olmayıp iki uzun kenarının dışarıya doğru açıldığı da görülmektedir. Burada koridor beşik tonozla, yan mekânlar da kırma çatılarla örtülmüştür. Günümüzde hanın kuzey yönü yeni yapılmış bir han ile kapatılmış, doğu cephesinde de yalnızca bir kapı ile bu kapının yanında üç, güney yanında da iki pencere açıklığı görülmektedir.

Hanın içerisine kuzey cephesinin ortasında bulunan yuvarlak kemerli bir kapıdan girilmektedir. Koridorun kuzey ucunda iki küçük mekân yer almaktadır. Bu mekânların üzeri de koridora doğru çıkıntı yapan ahşap bir balkon şeklindedir. Koridorun çevresinde bazıları devrilmiş olan on yedi sütun bulunmaktadır. Bunun arkasındaki dükkânlardan pek az bir kalıntı günümüze gelebilmiştir.


İzmir’de tarihi kaynaklardan yalnızca isimlerini öğrenebildiğimiz hanlar bulunmaktadır. Bunların başında Acem Hanı, Akasoğlu Hanı, Akasoğlu Büyük Hanı, Akasoğlu Küçük Hanı, Altıparmak Hanı, Balyaoz Hanı, Barbaris Hanı, Barut Hanı (Küçük Han), Batak Hanı, I.Bey Hanı, II. Bey Hanı, Bostancı Hanı, Bölükbaşı Hanı, Cezayir Hanı, Eski Cezayir Hanı, Çoya Hanı, Çamur Hanı, Çavuşzade Hanı, Çercioğlu Hanı, Çukur Han, Demir Hanı, Dervişoğlu Hanı, Dolma Han, Ekmekçi Hanı, Dremsiz Süleyman Hanı, Eşref Paşa Hanı, Evliyazade Hanı, Küçük Fincancı Hanı, Hacı Hüseyin Hanı, Hacı Ali Paşa Hanı, Hacı Mehmet Hanı, Hacı Ömer Hanı, Hastane Hanı, Hüseyin Beşe Hanı, Hacı Sadullah Hanı, İbrahim Paşa Hanı, İki Kapılı Han, Kamil Bey Hanı, Ispartalı Hanı, İmam Hanı, Kantarcıoğlu Hanı, Karamanoğlu Küçük Hanı, Kara Mustafa Paşa Hanı, Kurşunlu Han, Keten Hanı, Kemahlı İbrahim Efendi Hanı, Kuzuoğlu Küçük Hanı, Kuzuoğlu Büyük Hanı, Leblebici Hanı, Laz Hanı, Malkoç Zade Hanı, Küpecioğlu Hanı, Mehmet Efendi Hanı, Mısırlıoğlu Hanı, Küçük Mehmet Hanı, Menzil Hanı, Osmanzade Hanı, Muhtesip Hanı, Pederi Hanı, Paşa Hanı, Piyaleoğlu Hanı, Pirinç Hanı, Rıza Bey Hanı, Rauf Paşa Hanı, Sadık Bey Hanı, Sakız Hanı, Salepçioğlu Küçük Hanı, Salepçioğlu Büyük Hanı, Salepçioğlu Hanı, Şalvarlıoğlu Hanı, Süleyman Efendi Hanı, Tavşanlı Hanı, Tabur Efendi Hanı, Tütün Hanı, Tercüman Hanı, Tellal Başı Hanı, Uzun Han, Büyük Vezir Han, Küçük Vezir Han, Yandevi Hanı, Yusufoğlu Hanı, Yemişçizade Hanı, Yuvanoğlu Hanı bulunuyordu.

kaynak : www.kenthaber.com
« Son Düzenleme: 18 Eylül 2009, 20:23:38 Gönderen: istanbuL »