Merhaba

Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Aktivasyon epostanız mı yok?

Gönderen Konu: İzmir Medreseleri ve Kervansarayları  (Okunma sayısı 6102 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kiraze
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 23
  • Cinsiyet: Bayan
İzmir Medreseleri ve Kervansarayları
« : 27 Ocak 2009, 23:12:55 »
İzmir il merkezinde XVI. yüzyıldan sonra yapılmış medreseler olduğu kaynaklardan öğrenilmektedir. Ancak bu medreselerden hiç birisi günümüze gelememiştir. Bu medreselerin başında Çorakkapı, Abdülfettah, Kurşunlu, Odun Kapı, Hatuniye, Faik Paşa, Saçmacızade, Balyanbolulu, Üsküdarlı ve Merdivenli medreseleri gelmektedir.


Yoğurtluoğlu (Yavukluoğlu) Medresesi (Tire)

İzmir ili Tire ilçesinde, Turan Mahallesi, Beyler Deresi semtinde bulunan Yoğurtluoğlu Camisi ve medresesinin yapım tarihini ve banisini belirten kitabesi günümüze gelememiştir. Vakıf kayıtlarında da vakfiyesine rastlanmayan bu yapı topluluğunun XV. yüzyılda Yoğurtluoğlu Mehmet Bey tarafından yapıldığı sanılmaktadır. Halk arasında Yavukluoğlu Külliyesi olarak tanınmaktadır.

Yapı topluluğunun bir bölümünü oluşturan medrese cami avlusunun doğu ve batı yönlerini çevirmektedir. Doğu ve batı yönünde yedişer odadan meydana gelen medresenin kuzeydoğusunda kare planlı, kubbeli ve imaret denilen bir bölüm bulunmaktadır. Bunun yanı sıra cami çevresinde bazı yapı kalıntılarına rastlanmışsa da bunların ne olduğu anlaşılamamıştır.

Medrese kesme taştan ve tuğla hatıllı olarak yapılmıştır. Medrese hücrelerinin önünde yuvarlak kemerlerle birbirlerine bağlı bir revak bulunmaktadır. Bunun arkasındaki on dört medrese hücresi yuvarlak kemerli bir kapı ve dikdörtgen söveli birer pencere ile avluya açılmaktadır. Medrese hücrelerinin içerisinde ocak ve nişlere yer verilmiştir.

Medrese uzun yıllar harap durumda kalmış, bir ara yoksullar barınağı olarak kullanılmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 2005 yılında restore edilmiştir.

Çeşme Kanuni Kervansarayı (Çeşme)

İzmir ili Çeşme ilçe merkezinde, deniz kıyısında bulunan bu kervansaray kitabesinden öğrenildiğine göre h.935 (1528) yılında Kanuni Sultan Süleyman’ın emri ile yapılmıştır.

Kitabenin mealen anlamı:
“Tanrı tarafından korunulan bu binanın yapılmasını kara ve denisin sultanı Sultan Selim oğlu Sultan Süleyman 935 (1528) yılı tarihinde emretti. Bunu Babuçcuoğlu Ali yaptı”.

Bu kitabeden öğrenildiğine göre kervansarayın mimarı Ali Babuçcuoğlu Ömer’dir. Ancak, Osmanlı kaynaklarında bu mimarın başka bir eserine rastlanmamıştır. Evliya Çelebi bu kervansarayla ilgili bazı bilgiler vermektedir:

“Kıblesi tarafındaki varoşu ile Çeşme Kalesi Sığla sancağı hükmünde Cezayir kaleminde yüz elli akçe kazadır ve nahiyesi kırk köydür. Yüz elli toprak örtülü bağlı bahçeli evlerdir. Sahilde bir cami, karşısında bir han-ı azimi var. Cümle yetmiş ocaktır. Çatısındaki kurşunu kâfirler almıştır ve imareti vardır. Bu imaretler Süleyman Hanın veziri iken maktül olan İbrahim Paşa’nın hayratıdır”.

Evliya Çelebi’ye dayanılarak kervansarayın Kanuni Sultan Süleyman’ın sadrazamı makbul ve maktül İbrahim Paşa tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Kervansarayın dış cephe görünüşü farklılıklar göstermektedir. Batı cephesi karışık olarak yontma taş ve tuğla sıraları ile yapılmış olduğu halde yan cepheler moloz taş ve tuğla parçaları ile örülmüştür. Orta kısımda bulunan ve asıl yapıdan dışarıya bir çıkıntı meydana getiren giriş ve onun iki yanında da dükkânlar bulunuyordu.

Kervansaray Kuşadası’ndaki Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı’na benzemekte olup, onun gibi dış görünüşü bir kaleyi andırmaktadır. Kervansarayın üst örtüsü ve merdivenleri kısmen yıkılmış ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1971 yılından sonra orijinal kalıntılarına dayanılarak restore edilmiştir. Kesme taş, moloz taş ve tuğladan yapılmış olan kervansarayın iç avlusu 18.60x18.40 m. ölçüsünde dikdörtgen planlı olup, avlu etrafında yolculara ayrılan bölümler, depolar ve bir de mescidi bulunmaktadır. Avlunun güneydoğu köşesinde ve doğu-batı yönünde uzanan bir yağhane binası vardır. Ayrıca kuzey-güney yönüne de üzeri tonozlu üç oda yerleştirilmiştir. Kervansarayın giriş kapısı yanından çıkılan 28 odalı ikinci bir katı bulunmaktadır. Klasik Osmanlı kervansaray mimarisi örneklerinden olan bu yapıda her iki kat birbirinin eşi plan düzenindedir.

Kervansarayın yuvarlak bir giriş kapısı olup, bu kapı iki renkli taşlarla örülmüş ve dikdörtgen kesme taştan bir çerçeve içerisine alınmıştır. Girişin üst kısmında dışa açılan mazgal pencereler bulunmaktadır. Cephe görünümü kirpi saçaklı bir kornişle sonuçlanmakta olup, yapının tümü ahşap bir çatı ile örtülmüştür.

Kervansarayın arkasında da Çeşme Kalesi bulunmaktadır. Kervansaray günümüzde otel olarak kullanılmaktadır.


Hatuniye Medresesi (Merkez)

İzmir Anafartalar Caddesi’nde bulunan bu medreseyi yanındaki cami ile birlikte Hacı Hüseyin isimli bir kişi eşi Tayyibe Hatun için 1739 yılında yaptırmıştır. Bu nedenle de camiye ve medreseye Hatuniye ismi verilmiştir.

Medrese kesme taştan, avlu çevresinde sıralanmış hücrelerden meydana gelmişti. Hücrelerin üzerleri kubbe ile örtülü olup, içlerinde ocak ve nişler bulunuyordu. Hücrelerin avluya açılan birer kapısı ile penceresi vardı.

Cami avlusundaki bu medrese hücreleri İzmir Belediyesi’nce kamulaştırılmış ve burası bir park haline getirilmiştir.


Birgi Ulu Cami Medresesi (Ödemiş)

İzmir ili Ödemiş ilçesi Birgi Bucağı’nda bulunan Birgi Ulu Cami Medresesi, cami, hamam ve türbeden oluşan bir külliye olarak yapılmıştır. Günümüze yalnızca cami ve Aydınoğlu Mehmet Bey’in türbesi gelebilmiştir. Yapı topluluğunu Aydınoğlu Mehmet Bey h.712 (1312–1313) yılında yaptırmıştır. Bunu belirten iki kitabe caminin kuzey ve doğu giriş kapıları üzerinde bulunmaktadır.

Caminin güneyinde avlu içerisinde yer aldığı Evliya Çelebi’den öğrenilen bu medreseden günümüze hiçbir iz gelememiştir. Ayrıca yanındaki hazire de bugün tamamen yok olmuştur. Medrese cami ile birlikte kesme taştan yapılmış, üzeri kubbelerle örtülmüştür. Medrese hücrelerinin avluya açılan birer kapısı ve penceresi bulunuyor idi.


Derviş Ağa Medresesi (Ödemiş)

İzmir ili Ödemiş ilçesi Birgi beldesinde bulunan Derviş Ağa Medresesi kitabesinden öğrenildiğine göre Derviş Ağa tarafından 1657 yılında yaptırılmıştır. Darülhadis, Çukur Medrese isimleri ile de tanınan bu medrese L planlı olup, medrese hücrelerinden beşi batı kanadında ikisi de güney kanadında bulunmaktadır. Ayrıca medresenin güneybatı köşesinde de dershaneye yer verilmiştir.

Kesme Kayrak taşı, mermer, tuğla ve moloz taştan yapılan medrese hücrelerinin üzerleri küçük kubbelerle, dershanenin üzeri de merkezi bir kubbe ile örtülmüştür. Duvar örgüsünde taş tuğlalar almaşık bir düzende kullanılmıştır. Sonraki dönemlerde duvarlar sıvanmıştır. Hücrelerin önündeki payeler üzerine yuvarlak kemerlerle bağlanmış revakların üst örtüsü günümüze gelemediğinden örtü sistemi konusunda kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Hücrelerin günümüze gelen kalıntılarından anlaşıldığına göre içlerinde niş ve ocaklar bulunduğu, avluya ve dışa birer pencere ile açılmıştır.

Medresenin dershanesi kare kaideli olup, üzeri kasnaklı kubbe ile örtülüdür. Dışa iki kenarında birer pencere ile açılmıştır. Buraya yuvarlak kemerli, taş lentolu bir kapıdan girilmektedir. Günümüzde oldukça harap olan bu medresenin yapım malzemelerinin ve tekniğinin gösterdiği çeşitlilik nedeniyle ayrı bir önemi bulunmaktadır. Bununla beraber doğal etkenlerden büyük ölçüde etkilenmiştir.


Molla Arap Medresesi (Tire)

İzmir ili Tire ilçesinin 5 km. kuzeybatısında, Yahşi Bey Ovası’nda bulunan Molla Arap Camisi ile yanındaki medreseyi Sultan II. Beyazıt’ın Molla Arap unvanlı Şeyhülislamı Zeynüddin Ali h.897 (1492) yılında yaptırmıştır.

Caminin yanında bulunan medresesi, çarşısı ve hamamından günümüze herhangi bir iz gelememiştir.


Yeni Cami Medresesi (Tire)

İzmir ili Tire ilçesi Kurtuluş Mahallesi’nde bulunan Yeni Cami yapı topluluğunu Yeniçeri Kethüdası Behram Paşa tarafından 1589 yılında yaptırılmıştır.

Yapı topluluğunun medresesi ile hastanesi 1914 yılında yanmış, günümüze yalnızca cami ile dükkânlar gelebilmiştir.


Ulu Cami Medresesi (Tire)

İzmir ili Tire ilçesinde bulunan Ulu Cami ve medresesinin kitabesi günümüze gelemediğinden yapım tarihi konusunda kesin bilgi bulunmamaktadır. Bununla beraber Aydınoğlu Cüneyt Bey zamanında, XV. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır.

Evliya Çelebi’ye göre, caminin avlusunun dört tarafında medresenin hücreleri bulunuyordu. Ancak bu medrese ile ilgili kaynaklarda herhangi bir bilgiye rastlanmamıştır.


Kara Hasan Medresesi (Tire)

İzmir ili Tire ilçesinde bulunan Karahasan Camisi ve yanındaki medrese XV. yüzyılın ilk yarısında Aydınoğulları’ndan İbrahim Bahadır Bey’in oğlu Kara Hasan Bey tarafından yaptırılmıştır.

Caminin yanında bulunan medresesi yıkılmış ve günümüze gelememiştir. Kaynaklarda da bu medrese ile ilgili bilgiye rastlanmamıştır.


Yalınayak Medresesi (Tire)

İzmir ili Tire ilçesinde bulunan Yalınayak Cami ve medresesi, Hasan Çavuş isimli bir kişi tarafından yaptırılmıştır. Kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber yapı üslubundan ve vakfiyesinden XVI. yüzyılın ortalarında yapıldığı sanılmaktadır.

Caminin yanındaki medresesi yıkılmış, hamam ve muvakkithane günümüze gelebilmiştir.

Kaynak : www.kenthaber.com
« Son Düzenleme: 18 Eylül 2009, 20:14:29 Gönderen: istanbuL »