Merhaba

Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun. Aktivasyon epostanız mı yok?

Gönderen Konu: İzmir Su Kemerleri  (Okunma sayısı 8343 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

kiraze
  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 23
  • Cinsiyet: Bayan
İzmir Su Kemerleri
« : 27 Ocak 2009, 23:02:59 »
Kızılçullu Su Kemerleri (Buca)

İzmir Buca ilçesi bugün Şirinyer olarak bilinen Kızılçullu (Paradiso) Mevkiinde bulunan Melez Çayı üzerindeki su kemerleri İzmir’e Aydın yönünden girişte dikkati çekmektedir. İzmir Kadifekale ve çevresinde kurulan ilk şehre su taşımak amacı ile MÖ. 133-MS.395 yıllarında, İmparator Agutus döneminde Romalılar tarafından yaptırılmıştır.

Gaius Sextillius Pollio Aquaduct’ü olarak da tanınan bu su kemerleri kesme taştan ve tuğladan iki sıra halinde olup, duvarların işlenmesinde Roma harcı kullanılmıştır. Harcın içerisine büyük ölçüde yumurta akı katılmıştır. Böylece kemerlerin dayanıklılığı sağlanmıştır. Kemerler iki sıra halinde üst üste yapılmıştır. Ortadaki kemer diğerlerinden daha geniş ve yuvarlaktır. İki kenarlarında kesme taştan sel yaranlarla desteklenmiştir. Diğer kemerler daha küçük ölçüde olup, hafif sivridirler.

Kemerleri Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar da onararak kullanmışlardır. Su kemerleri günümüze iyi bir durumda gelebilmiştir.

Su Yolları (Bergama)

İzmir ili Bergama ilçesinde, antik Pergamon şehrinin su gereksinimi Kestel ve Bergama derelerinden sağlanmıştır. Şehrin bulunduğu Akropol tepesinin yüksekliği nedeniyle su gereksinimi akropoldeki sarnıçlardan karşılanmıştır. Yerleşim genişleyince de sarnıçlar yeterli olmamış ve çevredeki küçük kaynaklardan yararlanılmıştır. Su ihtiyacının güçlüğünün çözümlenebilmesi için Bergama’nın 30 km. kuzeyindeki Marda Dağı’ndaki kaynaktan künk borularla şehre su getirilmiştir. Marda Dağı’ndan akropole doğru arazinin alçalması suyolları için uygun bir iniş meydana getirmiştir. Buradaki kaynaktan alınan sular künk borular yolu ile Arlık Tepe’de (H.Georgios) bir havuz içerisinde toplanmıştır. Bu havuzda toplanan sular temizlendikten sonra basınç sistemi ile akropole çıkarılmıştır. Ancak suyun akropole ulaşabilmesi için iki tepe ile bu tepeler arasındaki vadileri aşması gerekiyordu. Roma döneminde şehir akropolün altında genişlediğinden su gereksinimi çok daha kolaylaşmıştır. Bunun için kemerli suyolları yapılmıştır. Bu yollardan arta kalan iki kemer kalıntısı bugün akropolün altında, tepeler arasındaki vadide görülmektedir.

Bergama’da yüksek basınçlı su tesisatının hangi dönemde yapıldığı konusunda kesin bilgi ve kanıtlar bulunmamaktadır. Akropolün en üst noktasına su çıkarıldığına göre, bu sorunun nasıl çözüldüğü de kesinlik kazanamamıştır. Bununla beraber, günümüze gelebilen bazı suyolu kalıntıları MÖ. II. yüzyıla tarihlendirilmiştir. Bu suyolları üç kol halinde 50–75 cm. uzunluğunda 240 bin toprak künkten meydana gelmiştir. Yüksek basınçlı su tesisatının Romalılar döneminde de kullanıldığını gösteren bilgiler günümüze kadar ulaşabilmiştir. Romalılar Helenistik dönemde yapılan suyollarını bırakarak kemerli geniş kanalları kullanmışlardır. Günümüze suyollarının ve boruları ile ilgili kalıntılar çok az gelebilmiştir.

Suyollarında bronz boruların kullanıldığı sanılmaktadır. Bugün delikli destek taşları üzerinde bu boruların söküldüğü izlerinden anlaşılmaktadır.


Foça Su Kemeri (Foça)

İzmir ili Foça ilçesinde, Eski Foça’da bulunan su kemeri XX. yüzyılın başlarına kadar kullanılmış ve şehrin içe suyu ihtiyacının büyük bir kısmını sağlamıştır.

Kemerin ne zaman yapıldığı konusunda kesin bir bilgi bulunmamakla beraber, Felix Sartiaux’a göre Orta Çağ’da yapılmıştır.

XVII. yüzyılda buraya gelen araştırmacı Le Bruyn su kemerinin 180 kemerini saydığını belirtmiştir. Günümüzde büyük bir kısmı ayakta olan bu kemer moloz taş ve kesme taştan yapılmıştır. Kemerler ince, uzun ve yuvarlaktır.





Su Kemerleri (Selçuk)


Ephesos’ta yapılan kazılar sırasında çeşitli dönemlere ait çeşmeler ile evlere su sağlayan su kanalları ortaya çıkarılmıştır. Su kaynaklarının kente uzaklığından ötürü de ilk zamanlarda su gereksinimi kuyu ve sarnıçlardan karşılanmıştır. Sonraki dönemlerde Kuşadası’nın güneyindeki Değirmendere (Kençherios) ile Keltepe’deki su kaynaklarından yararlanılmıştır. Efes’e 42.5 km. uzaklıkta bulunan bu kaynaklardan su 0.8 m. genişliğinde, 0.9 m. yüksekliğinde; 0.65 m. genişliğinde ve 0.45 m. yüksekliğindeki kanallarla getirilmiştir. Bu kanallar Bülbül Dağı’nın çevresini dolaşmıştır.

Bunun dışında İzmir yolu üzerindeki Pranga Suyu (Klaseas) 10 km. uzunluğundaki kayalara oyulmuş kanallar ve taş duvarlardan yapılmış terasların aracılığı ile şehre getirilmiştir. Bunun için yer yer kemerlere gereksinim duyulmuştur. Böylece sular Ayasuluk Tepesi’ne kadar ulaştırılmıştır.

Günümüzde Selçuk ilçesinde Bizans döneminde yapılmış su kemerleri bulunmaktadır. Bu kemerler doğu yönünden gelerek Ayasuluk Tepesi’ne kadar uzanmaktadır. Oldukça yüksek kesme taş ve tuğladan yapılmış, yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanmış olan kemerler günümüze kısmen iyi bir durumda gelebilmiştir.

kaynak : www.kenthaber.com