Merhaba

Hoşgeldiniz Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Reklam Alanı

Gönderen Konu: Van Ulu Camii  (Okunma sayısı 4954 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

dogan65

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 31
  • Cinsiyet: Bay
Van Ulu Camii
« : 11 Aralık 2011, 17:57:32 »
1915–17 yıllarında Rus ve Ermeniler şehirden çekilirken Van Kenti’ni yakıp yıkmışlardır. Eski Van Kenti’nde bulunan Hüsrev Paşa Camii ve Kaya Çelebi Camii günümüze sağlam ulaşabilmiş tek yapılardır. Bunların dışındaki tüm yapılar yok olmuştur. Van Ulu Camii’nin günümüzde sadece minaresi ve Osmanlı zamanında yapılan kuzey duvarı ayakta kalabilmiştir. Prof. Dr. Oktay Aslanapa’nın 1970–1971 tarihleri arasında yapı üzerinde kazı çalışmaları yaparak planını belirlemiştir. 1911 yılında Alman sanat tarihçisi W. Bachmann’ın çekmiş olduğu fotoğraflar ve çizimler yapı hakkında önemli bir belge olmuştur.

Ayrıca ünlü seyyah Evliya Çelebi Van Ulu Camii hakkında şunları söylemektedir:

‘‘… Bundan sonra yapılan aşağı kaledeki Ulu Camii, Azerbaycan Hükümdarlarından Akçakoyunlu Cihan Şah’ın yapısıdır. Bundan büyük cami yoktur. Cami içinde, sütunlar üzerine yapılmış büyük kubbesi vardır ki, göğe baş uzatır. Usta, yapıcı, mühendis, var kuvvetini sarf edip, çeşitli mermerlerle süslemiştir. Yüksek kubbesine, büyük kapı ve duvarlarına, kırmızı siyah tuğlalar ile yazılar yazmıştır. Ve tuğladan çeşitli yazılar dizmiştir. Bu yazıların bir misli, Humus Kalesi’nin duvarının yüzünde dahi vardır. Gayet ulu ve eski mabet olup, helal mal ile yapıldığından, manevi bir ruhaniyeti vardır. Eski tarzda yapılmış bir minberi vardır ki beyaz, siyah, kızıl kıymetli taşlarla sedefkari işlenmiştir. Bir sanatlı minaresi vardır. Hakikaten seyre değer. Hâsılı bu caminin bir misli yoktur. Burada olan zarif, gönül alıcı sanatlar, burada olan göz kamaştırıcı işler, hiçbir camide görülmemiştir. Dışarı bahçesinin etrafında darultedris vardır.’’    

Alman sanat tarihçisi Walter Bachmann eserinde Ulu Camii hakkında şunları söylemektedir:

“Van Kalesinin yüksek sırtının güney eteğinde şehir merkezi bulunmaktadır. Kalenin tepesinden şehrin dar sokaklarını ve yerleşim kompleksini görmek mümkündür, buradan minaresi yüksek olan ve kalıntılar arasında bir yapı olan Ulu Cami veya Büyük Cami görülmektedir. Yakından incelendiğinde ise bu yapının, şehrin en enteresan yapısı olduğunu ortaya koymaktadır. Tüm tesis, bugünlerde salaş yapısı ile görülen ana bölüm ve batıda bitişiğinde ön avlu ve ortasında kuyu evlerden oluşmaktadır. Cami içi ise metrelerce yükseklikte yığın kaplı zemini ve yıpranmış görüntüsü ile pek tanınacak halde değildir.
Ulu Cami isminden anlaşıldığı gibi büyük olmasından değil, daha küçük cami yapılarından olup sadece süsleme bakımından bu isim verilmiştir. Bu yapının tarihi hakkında bilgi verebilecek (Sadece o iki satır yazı hariç) herhangi bir yazıt bulunamamıştır. Bu da tarih konusunda yardımcı olamamaktadır. Sadece bu yapı için alt ve üst tarih sınırlaması yapılabilir.
Bu caminin ne zaman yıkıldığı veya neden dolayı bu hale geldiği konusunda bilgi mevcut değildir. Belki de bu bölgede yaşanan bir deprem neticesinde olmuş olabilir. Bu yapıda halen daha büyük bir yapının izlerine rastlanmaktadır. Muhtemelen bu cami bir tadilat geçirmiştir. Batı duvarı ve kuzey duvarının batı yarısı iç kısımda, duvar kolonlarında daha basit bir arakesit göstermektedir. Zira daha eski olduğu sanılan doğu duvarındakilerden farklılık göstermektedir. Bu nedenle de bu yeniden inşa sonrasında bu daha basit konstrüksiyon tarzı ortaya çıkmıştır.
M.S 1050 yılında Van bölgesi Selçukluların himayesine geçmiştir ve Ermenilerin püskürtmesine kadar da sürmüştür. Ancak bundan sonra tüm ülke Timur’un eline geçmiştir. Van Gölü çevresindeki tuğla yapılar ve süslemeler tamamen İran tarzıdır ve halen İran tarafında bulunan yapılarda belirtilen dönem içerisinde 11 ve 14.yy da oluşturulmuştur. Yine aynı süsleme tarzındadır ve Ulu Cami ile olağanüstü benzerlikler göstermektedir. Cami’nin inşa tarihi Selçuklular dönemini işaret etmektedir”.


O. Aslanapa caminin, Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf’un birinci saltanatı döneminde, yani 1389–1400 yılları arasında inşa edilmiş olabileceğini ifade etmektedir.   Ancak bu tarihlerde Van yöresinin, Hakkâri Beyi İzzeddin Şir’ in hâkimiyetinde olduğu bilinmektedir. Evliya Çelebi ise yukarıda da aktarılan metinde de görülebileceği gibi yapının, ‘‘ Azerbaycan hükümdarlarından Akçakoyunlu Cihan Şah’ın eseri’’ olduğunu söylemektedir. Ancak bilindiği gibi, Cihan Şah Akkoyunlu değil Karakoyunlu hükümdarıdır ve 1438–1467 yılları arasında hüküm sürmüştür. Fakat Evliya Çelebi’nin herhangi bir kitabeye dayandırmadığı bu tarih bile, yapının üslup özelliğine çok ters düşmemektedir. Sonuç olarak Caminin inşa tekniği ve süsleme özelliklerine dayanılarak, XII. Yüzyıl sonlarına veya XIII. Yüzyıl başlarına tarihlendirilmesi mümkün görülmektedir.

 

* Bizi Takip Edin

Son Mesajlar

TECRÜBELİ MİMAR Gönderen: mbykclk
[30 Ekim 2020, 16:25:31]


Mimari Restorasyon Mezunuyum Gönderen: hakatn türk
[30 Ekim 2020, 16:00:23]


MODELLEME/GÖRSELLEŞTİRME UZMANI Gönderen: saranurdede
[30 Ekim 2020, 10:03:49]


Ynt: restorasyon projesine personel aranıyor Gönderen: 123gn123
[28 Ekim 2020, 19:09:58]


Ynt: restorasyon projesine personel aranıyor Gönderen: tatuncay21
[27 Ekim 2020, 23:22:30]


Ynt: Bitirme Projesi - Safranbolu Akçasu Birlik Evi Rölöve ve Restorasyon Projesi Gönderen: aslan38
[27 Ekim 2020, 12:32:43]

SimplePortal 2.3.7 © 2008-2020, SimplePortal